
Paris Katliamı’yla bağlantısı
Öte yandan Fırat Haber Ajansı’na bir analiz yazan Bedran Deniz, Fransa’nın Mali operasyonunun zamanlamasına dikkat çekti. Deniz, “Paris Katliamı ve Fransa’nın ‘ani’ Mali operasyonu” başlıklı analizinde, Fransa’nın aylardır Mali’ye operasyon yapma niyetinde olduğuna dikkat çekerek, 3 Kürt kadın siyasetçinin Paris’te katledilmesinden iki gün sonra aniden böyle bir haraketa başlanılmasının hiç de tesadüf olmayacağını belirtiyor ve durumu şöyle açıklıyor:”…Fransız yetkililerin Paris’teki katliamı aydınlatmada gecikmeleri ve hatta eski İçişleri Bakanı Claude Gueant’ın yaptığı gibi ‘Türkiye’nin katliamla ilgisi olmadığı’ tezini savunmaları da akıllarda soru işaretleri bırakıyor. Ekim 2011’de PKK’ye karşı Türkiye ile işbirliği anlaşması imzalayan Gueant’ın ve mevcut hükümetin tavrı dikkate alındığında, Mali operasyonunun Paris katliamı ile oldukça zor durumda kalan Fransa tarafından ‘alelacele’ alınmış bir karar olduğu söylenebilir.
Zaten Fransız basını ve birçok siyasal gözlemci de, Fransa’nın neden diğer bölge ülkelerinin desteğini beklemeden sayıları sadece bir kaç bin olan İslamcılara karşı aniden ve tek başına harekete geçmesini anlayabilmiş değiller. Belki de, Kürt siyasetçilerinin katledilmelerinin ardındaki sır perdesi aralandığında ve Fransa’nın bu olaydaki hataları ve ya olası katkısı şüpheleri de göz önüne alındığında, erkene alınmış Mali operasyonunun nedeni de ortaya çıkmış olacak.”
Yer altı zenginlikleri isteniyor
Deniz ayrıca Fransa’nın eski sömürgesi Mali’deki yer altı zenginliklerini elde tutmak için böylesi bir savaşa girdiği görüşünde: “Batı Afrika’nın Fransa ve diğer batılı devletler için önemi Sahara çölündeki zengin petrol, gaz, altın, uranyum ve fosfat yataklarından da kaynaklanıyor. Marsilya’da bulunan Arap ve İslam Dünyası Araştırmaları Enstitüsü direktörü Helene Claudod-Hawad’a göre; bu bölgedeki doğal kaynaklar üzerinde söz sahibi olma savaşı Çin, ABD ve Kanadalı yeni ekonomik aktörlerin de devreye girmesiyle giderek önem kazandı.”
HABER MERKEZİ