SELMA AKKAYA
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’in Le Monde gazetesine verdiği söyleşide Türkiye’nin çelişkili ittifakları ve NATO içerisindeki “Türk tabusu” konusundaki açıklamasının ardından Türkiye ve Fransa arasında Libya krizi yeniden alevlendi.
Drian, “Soğuk Savaş’a ait silahları tutmaya ilişkin büyük anlaşmaların düşmekte olduğu hassas bir zamanda, İttifak’ın uzun vadeli hedefleri, stratejileri üzerine bir sorgulama var. Bu çerçevede Türkiye’nin davranışlarını sorguluyoruz. Rus hava savunma sistemlerini seçerken NATO bünyesindeki varlığı; Libya’da, çatışmaya katılmak için Suriyeli proksileri transfer etmesi ve Misrata koyunda olduğu gibi önemli olanaklar seferber etmesi (gemiler, dronlar...); göçmenliğin şantaj konusu olması; Doğu Akdeniz’de gemiler bir yandan NATO’nun varlık gösterdiği eyleme katılırken, diğer yandan kendisine mal ettiği alanları güvenlikli hale getirmesi... Tüm bunlar çok oluyor! Türkiye dayanışma talep ettiğinde, aynı zamanda açıklık getirmeli. Bu yapılmadı, pandemi buna izin vermiyor ama bu açıklıktan kaçınılamaz.” Seklinde Türkiye’nin durumunu özetledi. Bu açıklamanın hemen ardından Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy Drian’ın açıklamasına cevaben, "Fransa, en sıkıntılı günlerinde Avrupalı komşularına yardım eli uzatamazken, Türkiye’nin kara gün dostu olarak imdada koşmasının bu ülkede rahatsızlık yarattığı anlaşılmaktadır." şeklinde açıklama yaparken, Erdoğan telefona sarılarak krizin tarafı olarak Macron’la görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin Libya ekseninde olduğu ifade ediliyor.
Fransa, Ankara'nın yeni nesil silahlı insansız hava araçlarıyla Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni (UMH) destekleyerek bu ülkedeki güç dengesini değiştirdiğini Le Monde gazetesi aracılığıyla duyurmuş oldu. Söz konusu hareketin ülkenin doğusundaki silahlı güçlerin lideri Hafter'i zayıflattığını düşünen Fransa Hafter’i destekleyen ülkeler arasında.
Fransız basınına yansıyan bilgilere göre Hafter milislerinin 13 Nisan'da başkentin yaklaşık 70 kilometre batısındaki Sabrata ve Surman kentlerinden çıkarıldığı ve sahadaki kazanımlarını kaybetmeye başladığı ifade ediliyor.
Yılın başından bu yana özellikle Türkiye’nin Libya’daki hareketliliği konusunda rahatsız olan Fransa, Korona salgınına odaklandığı bir dönemde Türkiye’nin özellikle son bir aydır Libya’da aldığı konumdan kaynaklı rahatsız.
Le Monde'un Dışişleri Bakanı Drian’ın açıklamasının devamı olan haberinde, Türkiye'nin Libya'daki UMH'ye desteğinin yeni bir "stratejik ortam doğurduğu" ve Hafter milislerini saldırıdan savunma pozisyonuna ittiği tespiti yaparken, Fransa da dahil Hafter’i destekleyen güçlerin yeni bir pozisyon alacağı yönünde imalarda bulundu.
Fransa’nın tüm bu açıklamalar ve görüşme trafiğinden anlaşıldığı üzere Türkiye’nin Libya’da konum olmasını istemiyor. Bu anlamda, Korona krizinin yaşandığı bu dönemde Türkiye’nin bölgede krizi kullanarak yol almaya çalıştığını açık bir dille ifade ederken, duruma her an müdahale edeceğini çeşitli hamlelerle Türkiye’ye hatırlattı. Türkiye özellikle 2020 yılının başında sayısız hamle ile Libya’ya asker göndermek de dahil bölgeye yerleşmeyi planlıyordu. Son bir ayda bu anlamda büyük bir ilerleme de kaydettiği açık. Fransa’da Erdoğan ve Macron görüşmesine kadar uzanan açıklamalar trafiğine bakıldığında Türkiye’ye "dur" dedi. Benzer bir durum ise geçtiğimiz aylarda Kıbrıs üzerinde yaşanmıştı. Önümüzdeki günlerde bu anlamda Fransa’nın yeni bir hamle yapması muhtemel!