Paris Katliamı üzerinden bir yılı aşkın süre geçerken, gerek Fransa gerek ise Türkiye tarafından söz konusu cinayetlere ilişkin açılan soruşturmalarda henüz bir ilerleme sağlanamadı. Katil zanlısı Ömer Güney'e ilişkin Fransa, Türkiye'yi bilgi vermediği yönünde suçlarken, Türkiye ise benzer şekilde Fransa'yı suçluyor. Paris Katliamı'nda gerekli soruşturmanın yapılmamasını ve söz konusu katliamın uluslararası hukukta neye tekabül ettiğini Dersim Katliam'ını 300 sayfalık dilekçe ile Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) taşıyan Avukat Erdal Doğan'a sorduk. Paris Katliamı'nın Türkiye ve Fransa için hem hukuksal hem de siyasal açıdan yönlerinin bulunduğunu belirten Doğan, şu noktalara dikkat çekti: "Olayın geçtiği yer, cinayetlerin geçtiği yer Fransa/Paris. UCM'ye taraf bir ülke. Bu soruşturmayı yürütemeyen kişiler, hem bu konu ilgili adli ve idare olarak sorumlu olurlar hem de siyaseten sorumluluk sahibidirler. Eğer cinayetten Fransa istihbaratının haberi varsa ve bu istihbaratın hükümete bağlılığı söz konusu. Fransa devlet görevlileri de hukuk karşısında sorumluluk sahibidirler. Fransa'da bu konu ile ilgili gerekli soruşturma ve kovuşturma yapılmaz ise, taraf oldukları AİHM ve UCM mahkemeleri bulunmaktadır. Üç kişinin planlı şekilde öldürülmesi bir insanlık suçu. Çünkü bu insanların siyasi kimlikleri ve kişilikleri bilindiği gibi suikast yapılacağını bilindiği farz edersek, bunu önlemeyen devlet yetkililerinin insanlık suçundan yargılanmaları söz konusu olur."


'Türkiye taraf değil ama…'

Türkiye'nin UCM'ye taraf olmadığını hatırlatan Doğan, "Taraf değil ama benzer rolü açısından, aynı suçun esaslı hazırlayan ve planlayan parçası olarak Fransa ile birlikte yargılanır. UCM'de bu insanlık suçuna göz yumanları, Fransa yargılamaz ise UCM'de bunların yargılanmasının önü açılır. Aynı zamanda bu cinayetin planlayıcı Türk yetkilileri çıkar ise, onların da Fransa ile UCM'de yargılanmaları ortaya çıkar. Türkiye UCM'ye taraf değil ama cinayetlere ilişkin organik bağ çıkarsa Türkiye'deki kişiler de UCM'de yargılanabilir" diye konuştu.

'UCM şikayeti elinde tutar'
Organik bir bağın ortaya çıkması ve Fransa'nın soruşturma ve kovuşturmayı ciddi bir şekilde yapmaması durumunda en kötü olasılıkla Türkiye'deki yetkililerin UCM'ye şikayet edilebileceğini dile getiren Doğan, şunları ifade etti: "UCM bunu daha sonra ele almak üzere elinde tutar. Bu meselede yetki sorunuyla olabilir. Uluslararası hukukta bir gelişim olur ve taraf olma durumu oluşursa, söz konusu kişiler UCM'de yargılanır. İnsan hakları hukuku gelişen bir hukuk."
Paris Katliamı'na ilişkin gerçekleri ortaya koyan bir soruşturmanın yürütülmemesi durumunda Kürt meselesinde Fransa'nın samimiyetinin gündeme geleceğini belirten Doğan, "Fransa'nın yaklaşımının uluslararası arenada gündeme gelmesi ve varsa bu konuda derin politikaları, bunların masaya yatırılması, siyasi, ahlaki ve hukuki bir hesaplaşmanın yaşanması gerekir" dedi.



İBRAHİM ASLAN / DİHA/ANKARA