
Fransa’nın Lyon, Rhône, Isère, Grenoble, Gironde ve Bordeaux kentlerinde Temmuz ayından bu yana konut ve barınma sorunu yaşayan 11 bin yeni insan sokakta yaşamaya başladı. Evsizlerin barınma sorunuyla ilgilenen FNARS derneğinin Başkanı Florent Guéguen’in basına yansıyan sözleri ise çarpıcı.
Bölgede Temmuz ayında evsiz kalanlarla toplamda 21 bin 500 insanın sırt çantalarıyla günlük olarak kalacak yer aradığı, sosyal hizmetlerin evsizler için konaklama ve duş almak için oluşturduğu 115 telefon numarasını çevirenlerin sayısının günlük olarak artıyor. Fransa’da resmi olarak tanımlayabilecekleri evsiz sayısının 210 bini aştığını belirten Guéguen belediyelerin ve devletin ilgili kurumlarının acil duruma geçmesi gerektiğini ifade ediyor. Fransa’da resmi rakamlara göre 210 bin toplamda ise 500 bin civarında evsiz olduğu tahmin ediliyor. Söz konusu rakamlar Fransa’da yaşanan ekonomik ve sosyal krizle birlikte barınma sorununun giderek büyüdüğünü gösteriyor.
İşsizlik ve sosyal kesintinin sonucu
Fransa’da artık işsizliğin tavan yaptığı ve sosyal hakların budanmasıyla temel sorunlarından biri artık barınma sorunu. Geçtiğimiz yıllarda evsizler ordusuna binler katılırken, artık birkaç ay içerisinde on binlerle ifade edilen kent insanı evsizler ordusuna katılıyor. 2009-2010 yılları arasında konuya dair tek örgüt olan Evsizler Hareketi Paris merkezli aylarca eylemler gerçekleştirmiş, devletin evsizleri geçici olarak farklı kentlere taşıyıp toplu kalınan spor salonlarına yerleştirmesiyle devlet eliyle bu eylemler sistematik yönelimle sonlandırılmıştı.
Savaştan kaçanlar köprü altında yaşıyor
Özellikle Paris ve çevresinde gece 12’den sabah mağazaların açılış saatleri arasında kentin neredeyse bütün semtlerinde yerlerde yatan insanları görmek mümkün. Bu görüntü önce yetiştin bireylerle başlarken şimdi ise aile boyutuna geçti. Romanya, Bulgaristan gibi ülkelerden gelenlerin de eklenmesiyle Paris’i çevreleyen banliyölerin giriş noktalarında yol kenarlarında oluşturulan geçici barakalarda binlerce insan yaşam mücadelesi veriyor.
Son iki-üç yıl içerisinde Ortadoğu ve dünyanın birçok noktasında süren savaşlar nedeniyle Fransa’ya giriş yapmış göçmenlerin yüzde 80’i ise köprü altları, kapatılmış harabe durumunda olan kamu kurumlarının içerisinde gecelerini geçirmeye çalışıyor. Göçmenler, Roman ve Bulgarların oluşturduğu bu geçici yaşam alanları ise günlük olarak polisin saldırılarına maruz kalıyor. Polis tarafından saldırıya maruz kalan bu yaşam alanları, aynı zamanda aşırı sağcıların da hedefinde. Onlara göre bu insanlar hem çevreyi kirletiyorlar hem de Fransa’da yaşanan kriz ve işsizliğin sebebi onlar. Bu nedenle aylık olarak kundaklanan baraka haberleri ve ölümler beraberinde geliyor.
Karavanlarda 10 binlerce insan yaşıyor
Fransa çapında birde evsiz sayılmayan karavanlarda yaşayan on binler mevcut. Geçici ve mevsimlik işler için Fransa çapında karavanlarda dolaşan insan sayısı 50 binin üzerinde. Tarım alanları, turizm bölgeleri arasında dolaşan ve karavancılar olarak tanımlanan bu insanlar arasında resmi rakamlara göre, 0-15 yaş grubunda 9 bin 650 çocuk bulunuyor.
Fransa devlet olarak konut sorunu konusunda özel bir projeye sahip değil. Ev Yardımı denilen sosyal yardım kapsamında birey ev kiraladığı durumda, herhangi bir gelire sahip değilse kiranın yüzde 40’ını devlet karşılıyor. Paris ve çevresinde en düşük oda kirasının bile ortalama 600 ile 900 Euro arasında olduğu düşünüldüğünde bu yardım çözüm getirmiyor. Asgari ücret ise bin 200 Euro. Kişinin çalışması durumunda bile ev kirası ödemekte büyük bir güçlük çekiyor.
Konut sözü tutulmadı
2012 yılında iktidara gelmiş Sosyalistlerin en büyük seçim argümanı konut sorunuydu. Seçim kampanyasında on binlerce insanı barındıracak konut projeleri sunan şimdiki hükümet, 2012 yılından bu yana sosyal konut anlamında bir çivi dahi çakmış değil. Kimi Komünist Parti ve Yeşillerin elinde bulunan belediyelerin yapmış olduğu sosyal konutlar ise hem belediyelerin bütçelerinin düşüklüğü hem de ülkedeki konut sorunun vardığı boyut nedeniyle ihtiyacı karşılamaktan çok uzak bir yerde duruyor.
Bir tas çorbanın ötesi yok
Kapitalist kent yapısı, giderek çözülen aile, işsizlik, derinleşen kriz, hergün binlerce evsiz yaratıyor. Kira bedellerinin yüksekliği, kiralama sırasında getirilen koşulların ağırlığı da buna eklenince Temmuz ayında ülke çapında toplamda 27 bin insanın daha evsizler ordusuna katılmış oldu. Temel bir mücadele alanı olması gereken konut sorunu için küçük çaplı kimi derneklerin çabaları ise günlük olarak dağıtılan bir tas çorbanın ötesine geçemiyor ve ülkede verilmesi gereken mücadelenin çok uzağında
PARİS