'Her an yeni bir terör saldırısı olabilir' diyen Fransa, Avrupa Futbol Şampiyonası'na şova dönüştürülen tatbikatlarla hazırlık yapıyor.

Avrupa Futbol Şampiyonası'na hazırlanan Fransa, müsabakalar sırasında terör saldırısı yaşanması ihtimaline karşı farklı noktalarda tatbikatlar düzenledi. 4 Nisan'da Nimes, Saint Etienne ve Bordeaux kentinde yapılan tatbikatlara yüzlerce polis, itfaiye görevlisi ve sağlık çalışanı katıldı. Bordeaux Stadı'nda yapılan tatbikatta Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve ve Sağlık Bakanı Marisol Touraine da hazır bulundu. 


Seyircisiz maç da gündemde

Avrupa Futbol Şampiyonası müsabakaları 10 Haziran- 10 Temmuz tarihlerinde Fransa'nın 10 farklı kentindeki statlarda oynanacak. Tatbikatlar sonrası yapılan açıklamalarda gerekirse maçların seyircisiz oynatılmasının da gündeme gelebileceği belirtiliyor. 


Güvenlik önlemleri hadsafhada

Diğer taraftan ülkede güvenlik önlemleri hadsafhada sürüyor. Gösterilerde polis şiddeti tırmanırken, tren ve metrolarda sivil silahlı güçlerin bulundurulması karara bağlandı. 


Charlie Hebdo saldırısının etkisi çabuk geçmişti 

Fransa, 12 kişinin öldürüldüğü Charlie Hebdo saldırıları sonrasında benzer bir uygulamaya geçmemişti. 7 Ocak 2015 tarihli terör saldırılarının etkisi birkaç ay sürmüş ve her şey normale dönmüştü. 


13 Kasım'dan sonra çok şey değişti

13 Kasım gecesinden sonra ise Fransa'da çok şey değişti.   DAİŞ'in üstlendiği Paris'te yaşanan terör saldırılarında 132 kişi hayatını kaybederken, 250'nin üzerinde yaralı bulunuyordu. Yaşanan saldırıların en kanlısı Amerikalı Rock grubu "Eagles of Death Metal" konserinin yapıldığı Bataclan tiyatrosunda meydana gelmişti. Sadece burada 100 kişi hayatını yitirdi. 


Asker ve polis her yerde

Toplum, yaşanan panik ve özellikle hükümetin körüklediği 'güvende değiliz' fikrine rağmen saldırı tehditleriyle yaşamayı öğrendi. Günlük yaşam, konserler, kafe kültürü her zamanki gibi devam etse de polis, asker OHAL'le Fransa'da yaşayanların sanki hiç sökülüp atılamayacakmışçasına yaşamına yapıştı. Garlar, okul önleri, alışveriş merkezleri, toplu taşıma araçlarının içinde onları her an görmek mümkün. 


Abdeslam Brüksel'de çıktı 

Bütün bunlarla birlikte günlük operasyonal durum sürerken, Fransa polisi her defasında saldırı hazırlığı içerisinde olan birilerini yakaladığını duyurdu. Hatta bu operasyonlar içerisinde Paris katliamının baş sanıklarından Salah Abdeslam için geniş çaplı araştırmalar yapıldı. Çok sayıda ev basıldı. Bağlantısı olan insanlar gözaltına alındı. Sonuç olarak, Fransız polisi, Suriye'ye kaçmış olduğu yönünde ellerinde verilerin olduğunu iddia etmişti. Bu kadar 'titizlikle' yürütülen soruşturmanın sonuçları geçtiğimiz ay Salah Abdeslam'ın Brüksel'de yakalanmasıyla koca bir yalan olarak gözler önüne serildi. Bu konuda eleştiri oklarına maruz kalan hükümetin Başbakanı Manuel Valls, "Selefizm konusunda yeterince mücadele etmedik, gerekli tedbirleri almadık" itirafında bulunmak durumunda kaldı. 


Brüksel saldırıları olumsuz etkiledi

22 Mart'ta gerçekleşen ve 35 kişinin hayatını yitirdiği Brüksel saldırıları sonrası yeniden OHAL kontrollerini üst düzeye çıkaran Fransa, eylem hazırlığında olan bir kişiyi yakaladı. Ardından cephanelik olarak kullanılan bir evde çok sayıda silah ile bomba yapımında kullanılan madde ele geçirildi. 


Bilgiler doğru mu?

Bu bilgilerin ne kadarının doğru olduğunu bilmemiz mümkün gözükmüyor. Çünkü istihbarat birimlerinin açıkları dosyaları izleyen hakimler ve mağdur aileleri avukatları tarafından bile endişe konusu. 


Mağdur aileler devlete tepkili

Fransa'nın yaşanan saldırılara en büyük tepki 13 Kasım'da yaşamını yitirenlerin ailelerinden geldi. Devletin saldırılarda ihmali olduğunu düşünen aileler, avukatları aracılığıyla girişimlerini sürdürüyor. 13 Kasım dosyasına bakan terörle mücadele hakimleri ise, Fransa istihbarat birimlerinin katliama dair ellerindeki verileri eksiksiz olarak dosya hakimleriyle paylaşmasını istiyor. Bu istekle birlikte aynı gün Fransa'da saldırı ihtimali nedeniyle birçok merkezin de boşaltıldığını öğreniyoruz!  


OHAL'in durumu belirsiz

Fransa'da bugün üniversiteler, müzeler, spor salonları, kütüphaneler, marketler, mağazalar ve daha birçok alanda özel güvenlik birimleri çanta kontrolü gerçekleştiriyor. OHAL rejimi olarak tabir edilen bu durumda anayasa valilere vatandaşların sokağa çıkma özgürlüğünü sınırlama, güvenli bölgeler yaratma gibi yetkiler dahi veriyor. 

Fransa Anayasası'na göre bu durum en fazla 12 gün sürecekti. Ama Cumhurbaşkanı Hollande'ın talebi ve meclisin onayıyla 26 Kasım'da çıkarılan yeni yasa sonrasında Fransa'nın genelinde uygulanan OHAL'in ne zaman biteceği ise belirsiz. Hükümet, "Gerekli olduğu sürece kalacak" demenin ötesinde bir açıklama yapmıyor. 


Hükümet korku pompalıyor

Peki katliamlar sonrasında Fransa ne durumda derseniz; Katliamın sorumluluğunu üstlenen DAİŞ o dönem Arapça ve Fransızca yayınladığı mesajda 'Pazara giderken bile korkacaksınız, yaşanacak fırtınanın ilk damlası' tehditlerini savurmuştu. Fransa'da halk pazara gitmekten korkmadığını ortaya koyarken, hükümetin bugüne kadar ki uygulamaları özetle, 'Pazara gitmeyin ölürsünüz, savaştayız!' oldu. 


Mülteciler hedefleniyor

Bütün bu saldırılar vesile edilerek Suriye ve Irak'taki operasyonları genişletilse de istenilen sonuç elde edilemedi.

Yaşanmakta olan mülteci krizi, Avrupa ülkelerinin sınırlarındaki güvenlik tedbirlerini arttırmasıyla derinleştirilirken, Fransa, ülkesindeki mültecileri sınırlarının ötesine atmak için elinden geleni yaptı. 


Aşırı sağ yükselişte

Hükümetin de katkısıyla Fransa, kutuplaşma arttı. Bu bağlamda aşırı sağ partinin yükselme trendi devam etti. Aşırı sağcı Ulusal Cephe lideri Marine Le Pen, 2017 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura kalma olasılığını güçlenirken, İslamafobi gün geçtikçe tavan yaptı. 


Vatandaşlık zorlaştı 

Fransız vatandaşı olabilmenin şartları daha da ağırlaştırılırken, çifte vatandaşların vatandaşlıklarının iptali için hazırlanan yasa toplumsal baskı nedeniyle iptal edildi. 


Savaş bütçesi artırıldı

Savaş bütçesi artırılırken, ekonomik kriz gerekçesiyle işçi ve emekçilerin aleyhine birçok yasa tasarısı gündeme geldi. Hükümet şimdi de iş güvenliğini ekarte eden yeni çalışma yasasını çıkarma hedefinde. Grevlerle ve eylemlerle tepki gösterilen tartışmalı yasanın 3 Mayıs'ta meclise getirilmesi bekleniyor. 


Halk OHAL’e alıştırılıyor

Şova dönüştürülen tatbikatlar ve her gün yayınlanan yeni saldırıların önlendiği haberleriyle toplum "savaştayız" fikri etrafında OHAL koşullarında yaşamaya alıştırılıyor. 


Hükümete güven sıfırın altında

Bütün bu sendrom içerisinde 2017 seçimlerini hedefleyen hükümete güven ise sıfırın altına çekilmiş durumda. İktidarın önlemleri "terör" saldırılarını önlemeye yetmezken liberal sağın iktidara gelişi bugünden garantilenmiş oldu. 



SELMA AKKAYA/PARİS