Hükümetin politikaları eleştiriliyor
Zira hükümetin kronik işsizlik ve sosyal problemlere çözüm bulamaması halkın tepkisini çekiyor. Son kamuoyu araştırmaları Fransızların yüzde 69’unun Ayrault’nun başbakanlığı bırakmasını istediğini göstermişti. İkinci turu geçtiğimiz Pazar yapılan yerel seçimde PS'nin oylarının yüzde 41'e kadar düşmesi, muhalefetteki sağcı UMP'nin yüzde 49 ile birinci parti olması ve aşırı sağcı FN'nin büyük çıkış yaparak üçüncü parti konumuna yükselmesi de Hollande'ın partisinden duyulan memnuniyetsizliği gözler önüne serdi. Siyasi analistler ise kabine revizyonunun hükümet politikalarında değişiklik değil, seçmene göstermelik olarak "sizi anladım" mesajı vermek amaçlı olduğu görüşünde birleşiyor.
Parti içinden tepki var
Öte yandan partisinin yenilgisi karşısında Hollande'ın çare olarak başbakanlıkta, kendisi de Katalonyalı bir göçmen olmasına karşın, göçmen karşıtı ve özellikle Romanlara yönelik negatif çıkışlarıyla sağ partilerin söylemini aratmayan Valls'i tercih etmesi parti içinde rahatsızlığa neden oldu. Valls’e itiraz eden Yeşiller kadrosundan Şehircilik Bakanı Cecile Duflot yeni kabinede yer almayacağını açıkladı. Sosyalist Parti’nin sol kanadı da Hollande’ın başbakan seçimine kazan kaldırdı. Zira partinin sol kanadı Valls'e güvenmiyor. 17 yaşından beri PS içinde siyaset yapan Valls'in iki yıllık İçişleri Bakanlığı dönemindeki 'güvenlik' eksenli icraatları ve ırkçılığa varan göçmen karşıtı söylemleri tepki çekiyor. Partinin sol kanadı dar gelirlilere daha fazla yardım sağlayacak ve göçmenleri kucaklayacak "sol" politikalara yelken açılmasından yana. Partinin sağ kanadı ise bu fikre şiddetle karşı çıkmakta. Hollande da Valls'i tercih ederek sağ kanada daha yakın durduğunu gösterdi. Ülkede "solun Sarkozy’si" olarak anılan Valls'in başbakanlığa atanması Fransız solu içinde de tepkiyle karşılanıyor. Sol partiler ve sendikalar Hollande'ın seçim sonuçlarını ve halkın taleplerini görmezden geldiğini söylüyor.
Paris Katliamı'nı aydınlatmadı
Ülkedeki Kürtler de Valls'e tepkili olan kesimlerden. Zira Valls'in İçişleri Bakanlığı döneminde Paris'in orta yerinde Kürt siyasetçiler Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan suikaste uğradılar. Aradan bir yılı aşkın zaman geçmesine karşın Kürt hareketinin tüm çabalarına ve kadınların her Çarşamba Paris başta olmak üzere Avrupa genelinde "Adalet istiyoruz" sloganıyla yaptığı eylemlere rağmen katliam soruşturmasında hiç ilerleme yok. Davanın iddianamesi dahi hala hazırlanmazken, katil zanlısı Ömer Güney'in karanlık bağlantıları da aydınlatılamadı.
PARİS