Selma AKKAYA / PARİS
Son aylarda gündemde olan önemli konulardan biri Suriye Demokratik Güçleri’nin (QSD) elinde tutuklu bulunan Avrupalı DAİŞ elemanlarının yargılamalarının kimin tarafından gerçekleştirileceği! QSD’nin “DAİŞ’lilerin yargılanması yönünde uluslararası bir mahkemenin oluşturulması” çağrısına yanıt olma şurada dursun Avrupa ülkeleri kendi sorumluluklarını yerine getirmekten dahi kaçınıyor. Bu süreçten kaçan büyük aktörlerinden biri de Fransa.
Konuya dair Şubat ayından bu yana çeşitli otoritelerden açıklamalar birbirini izliyor. En son geçtiğimiz günlerde BFMTV kanalına konuşan Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanı Florence Parly, ülkesinin vatandaşı olan DAİŞ’li çetelerin geri kabul edilmesi konusunda istekli olmadıklarını vurguladı. Fransa Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalarda Parly’in açıklamalarını destekler yönde.
‘Geri almaya niyetimiz yok’
Suriye Demokratik Güçleri tarafından yakalanan binlerce DAİŞ’li çete arasında Fransa vatandaşlarının olduğunu ifade ederken; Parly, Suriye veya Irak’ta sağ yakalanan DAİŞ çetelere ilişkin şu açıklamada bulundu: “Fransa’nın bu konudaki pozisyonu nettir. Suç işledikleri yerde yargılanması ve hesap vermesi gereken savaşçıları ülkeye geri almaya niyetimiz yok.”
Parly, “Suriyeli Kürtlerin elinde tutuklu olanlara gelirsek… Bizim onların orada kalamayacaklarını düşünmemiz için bir neden yok. Orada tutuklular. Dört duvar arasındalar ve orada kalmaları gerekiyor” diyerek, DAİŞ’lilerin yargılanması işinin QSD’nin işi olduğunu açık bir dille ifade etti.
‘Suç işledikleri yerde yargılanmalılar’
Yine Libération gazetesi, Fransız yetkililerin Suriye ve Irak’taki çoğunluğu DAİŞ çetelerinin ailelerinden oluşan yaklaşık 250 kişinin geri getirilmesi üzerine çalıştığını ifade etmişti. Benzer bir açıklama da Fransa Adalet Bakanı Belloubet tarafından, ABD Başkanı Trump’ın “Avrupa ülkeleri DAİŞ‘li teröristleri yargılasın” çağrısına ilişkin gelmişti. Belloubet, Suriye’deki Fransız DAİŞ‘li teröristlerin durumunu tek tek inceleyeceklerini belirtmişti. Söz konusu duruma ilişkin Florence Parly, “(DAİŞ’liler) kazara kendilerini Suriye ve Irak’ta bulmadılar. Oraya gönüllü olarak gittiler. Yani kötülük yaptıkları, suç işledikleri ve tanıkların da olduğu yerde, yani şu anda bulundukları yerde hesap vermeyi hak ediyorlar” ifadelerini kullandı.
5 yaş altı çocuklar getiriliyor
Fransa daha öncede Adalet Bakanı üzerinden DAİŞ çetelerinin Kuzey Suriye’deki özerk yönetimin kontrolündeki otoritelerce yargılanabileceğini duyurmuştu. Ancak 5 yaş ve altı bazı çocukların Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetim organlarıyla yapılan görüşmeler sonrasında Fransa’ya getirildiği belirtilmişti.
‘Kadınlar da savaşçı’
Son dönemde özellikle Fransa Barosundan kimi avukatlar ve insan hakları örgütlerinin DAİŞ‘lilerin Fransa’da yargılanması gerektiğini ifade eden çağrılarına da Fransa Dışişleri Bakanı karşı çıkmış, bu durumun mümkün olmadığını savunmuştu. Özellikle kadın tutukluların durumuna dikkat çeken avukatların çağrısına karşılık, Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, bu kadınların “savaşçı” olduğunu ve “böyle muamele görmesi gerektiğini” hatırlattı. “Kadınların belli sayıda avukatlarından gelen merhamet biçimini dikkatle not ediyorum ama bunlar savaşçı, cihat militanları. Bu kadınların da böyle muamele görmesi gerekiyor” diyen Le Drian, “Geri dönüş olmayacak” diye net konuştu.
‘DAİŞ’liler düşmanımız’
Dışişleri Bakanı Le Drian açıklamasının devamında şunları ifade etti: “Fransız olan ve DAİŞ saflarında savaşanlar, Fransa’ya karşı savaştılar. Bunlar bizim düşmanlarımızdır. Başta Irak ve Suriye’de olmak üzere suçu işledikleri yerde muamele görmeleri ve yargılanmaları gerekiyor. Bu söylediklerim erkekler için de kadınları için de geçerli. Çünkü, 2014, 2015 ve 2016’da Irak ve Suriye’ye gidildiğinde, genellikle savaşmak içindir.”
300’e yakın Fransız çocuk var
İçişleri Bakanlığı verilerine göre, yetişkinler dışında Fransız vatandaşı ailelerin 500 dolayında çocuğu Irak ve Suriye’de bulunuyor. Bunların 100 kadarının 2015’ten bu yana geri döndüğü, bazılarının da öldüğü belirtiliyor. Geri kalan 200 ila 300 arasındaki çocuğun ise nerede olduklarının net olarak bilinmediği açıklandı.
’50 DAİŞ’li Fransız YPG’de’
Diğer taraftan geçtiğimiz aylarda Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre ise Suriye ve Irak’ta, Fransa kökenli yaklaşık 150 DAİŞ’li terörist olduğu ve bunların 50’sinin YPG tarafından rehin tutulduğu belirtildi.
Fransa’da yapılan kamuoyu yoklamalarına göre toplumun büyük çoğunluğu söz konusu tutuklu DAİŞ‘lilerin Fransa’ya getirilip yargılanmasına karşı çıkıyor.
DAİŞ avukatları Fransa’da yargılama istiyor
Peki kim QSD’nin tutukladığı DAİŞ’lilerin Fransa’ya getirilip yargılanmasını istiyor?
Fransa’da 13 Kasım saldırılarında 131 kişiyi öldürmekten yargılanacak olan, saldırının canlı kurtulan tek zanlısı DAİŞ mensubu Salah Abdeslam’in savunmasını üstlenen Fransa’nın en sert ve ünlü ceza avukatlarından, medyatik Frank Berton bu talebi dile getiren ilk isimlerden.
Yine Paris Barosundan Fransa’da yargılanan DAİŞ’lilere avukatlık yapan isimler bu kampta yer alıyor. Söz konusu kamp aynı zamanda Belçika ve Almanya’da bulunan çeşitli avukatlarla birlikte birlikte çalışma yürütüyor. Örneğin Belçika’dan bu kampa dahil olan avukatı, Salah Abdeslam’ın davasını Belçika’da takip eden avukat. Brüksel Barosundan Sven Mary, Berton ile birlikte konunun takipçisi olan avukatlardan.
Söz konusu avukatlar toplum tarafından tepki aldıkları için konuya dair yaptıkları açıklamalarda sık sık kendilerini şöyle savunuyor: “Terör saçan birini savunmam demek onun fikirlerine katıldığım anlamına gelmez. Ben terörün değil teröristlerin avukatıyım. Hipokrat’ın dediği gibi: ‘Ben hastalıkları değil, hastaları iyileştiriyorum.’ Ben de suçu değil, suçluyu savunuyorum.”
Özellikle Paris’te konuyu savunan avukatlar, aynı zamanda Kürtlerin adil bir yargılama yapamayacağını iddia etmeyi de ihmal etmediler. Hatta sosyal medya üzerinden YPG’nin PKK’nin bir kolu olduğu ve Türkiye tarafından ‘terörist’ ilan edildiğini iddia eden avukatların tamamı ise yine DAİŞ‘in Avrupa’daki davalarını binlerce Euro karşılığı yürüten avukatlar!
Diğer aktörlerle ortak hareket ediyor
Avukatlar adil yargı ve kanunlar önünde eşitlik, Fransız vatandaşları olmaları vb argümanlar üzerinden yargılamaların Fransa’da olmasını talep ederken, Fransa siyaseti ise söz konusu çetelerin yeniden ülkeye girişinden kaçıyor denilebilir. Sorumluluk almak istemeyen Fransa, her defasında, söz konusu çetelerin Fransa topraklarında değil eylemlerini Suriye toprakları üzerinde gerçekleştirdiği için orada yargılanması gerektiğini hatırlatıyor. Bu aynı zamanda Fransa’nın bölgedeki diğer aktörlerden bağımsız farklı bir karar almak istemediğinin göstergesi. Fransa’nın ortak hareket edeceği iki önemli ülke örneğin Belçika ve Almanya, DAİŞ çetelerinin yerinde yargılanmasını istiyor.
Fransa’da hukuksal boşluk var
ABD Başkanı Donald Trump’ın “Avrupa ülkeleri DAİŞ’li teröristleri yargılasın” çağrısına ilişkin, Belçika Başbakanı Charles Michel, bu kişilerin Suriye’de kalması ve mümkünse orada yargılanması gerektiğini söylerken; Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Almanya vatandaşlığı bulunan DAİŞ’lilerin geri dönmesinin yasal olduğunu fakat Suriye’nin mevcut durumunda bunu kontrol etmenin mümkün olmadığını belirtmişti. Fransa; kendi yargısı içerisinde terörle mücadele kapsamında söz konusu kişilere yönelik suçlamaları ispatlayamadığı durumda üç-dört yıl sonra serbest kalma olasılığı konusundaki hukuksal boşluk nedeniyle de endişeler taşıyor.
Tüm bu açıklamalar ve gelişmeler yakın bir tarihte QSD’nin uluslararası bir mahkeme oluşturulması yönünde yaptığı çağrıya Fransa’da kısa zamanda bir yanıt oluşma olasılığının düşük olduğunu gösteriyor.