ABD Senatosu, Suriye'ye askeri müdahale yapılmasına izin veren bir taslak önergede uzlaştı. Senato'nun Dış İlişkiler Komitesi tarafından hazırlanan metinde Başkan Obama'ya 90 gün müdahale süresi tanınıyor. Ancak Suriye'ye herhangi bir Amerikan askerinin gönderilmesi yasaklanıyor. Komitenin toplantısında yönetim kanadını ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Savunma Bakanı Chuck Hagel ve Genelkurmay Başkanı General Martin Dempsey temsil etti. Sorular bölümünde Kerry, Obama yönetiminin politikasını bir kez daha yeniledi. Kerry, kimyasal saldırıyı Esad rejiminin yaptığından kuşku duymadıklarını belirterek, "Buna mutlaka yanıt verilmeli" dedi. Kerry, Irak işgali öncesinde Saddam Hüseyin’in kitle imha silahlarına sahip olduğu yönündeki istihbarat hatasının tekrarlanmayacağına dair güvence verirken, Suriye konusunda hiçbir adım atmamaları durumunda başka ülkelerin kitle imha silahı üretmeye çalışacağını öne sürdü. Kerry son söz olarak da Kongre'nin askeri harekata onay vermesi gerektiğini söyledi. Genelkurmay Başkanı General Martin Dempsey ise olası askeri operasyonda sivil kayıplara yönelik soru üzerine, bu kayıpların düşük olacağını hesapladıklarını ama Esad rejim güçlerine yönelik tahmini kayıpları, kapalı oturumda konuşmayı tercih ettiğini söyledi.


Fransız Parlamentosu toplandı

"ABD olmazsa tek başıma Suriye'ye müdahale etmem" diyen Fransa'da ise Parlamento dün hükümetin Suriye'ye askeri operasyon düzenlenmesi önerisini gündemine aldı. Haber hazırlandığı sırada Parlamento'daki tartışmalar sürüyordu. İngiltere Parlamentosu'nun Suriye'ye müdahale tezkeresini reddetmesi, ABD Başkanı Barack Obama'nın da Kongre'ye danışma kararı almasından sonra, benzer bir yol izlemesini istenen Cumhurbaşkanı François Hollande'ın oylamaya gerek görmemesi tepkiye neden oldu. Dünkü oturumda söz alan milletvekilleri Cumhurbaşkanı'nı eleştirdi. Hollande ise "kendi halkına karşı kimyasal silah kullanan Suriye yönetiminin cezasız kalmaması gerektiğini" söylüyor. Ancak kendi partisi içinden bazı milletvekilleri dahil kimi kesimlerse BM'in onayının aranması gerektiğinde ısrar ediyor. Kamuoyu yoklamaları da Fransız halkının Suriye'ye bir askeri operasyonu desteklemediğine işaret ediyor.  

BM'den 'müdahale' uyarısı

BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ise ABD'nin Suriye'ye yönelik askeri yanıtının bölgeyi daha büyük kargaşaya sürükleyebileceği uyarısında bulundu. "BM denetçilerinin raporunu tamamlamasına fırsat verilmeli" diyen BM Genel Sekreteri, "Eğer Suriye'de kimyasal silahlar kullanıldıysa, o zaman Güvenlik Konseyi birleşmeli ve 'savaş suçu' sayılabilecek bu adıma karşı harekete geçmelidir" çağrısında bulundu.

G20 zirvesi bugün başlıyor

Bugün başlayacak G20 zirvesine ev sahipliği yapacak olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise BM onayı olmayan Suriye'ye yönelik her tür askeri eylemin "saldırı" olacağını söyledi. G20 zirvesi bugün Rusya’nın Saint Petersburg kentinde başlıyor. Zirvenin gündeminin ise ağırlıklı olarak Suriye olması bekleniyor. İki gün sürecek zirveye, ABD Başkanı Barack Obama, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın da aralarında bulunduğu liderlerin yanı sıra çok sayıda ülkeden heyetin katılması bekleniyor. Zirvenin ardından G20 liderler ortak açıklaması yayınlanacak.

Mülteci trajedisi ele alındı
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ise dün İsviçre'de Suriye'ye Komşu Ülkeler Bakan- ları Toplantısı'nı düzenledi. Cenevre'de yapılan toplantıya, Suriyeli mültecilerin akına uğrayan Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak'ın dışişleri bakanları katıldı. BM'ye göre iki milyon Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kaldı. Türkiye'ye sığınan Suriyeli mültecilerin sayısı 400 bini aşmış durumda. Nüfusu sadece 4 milyon olan ve istikrarsızlıkla boğuşan Lübnan'a sığınan mülteci sayısı ise 750 bin civarında. Su kaynakları kendi nüfusuna kılpayı yeten Ürdün de yarım milyonun üzerinde mülteciye ev sahipliği yapıyor. Siyasi istikrarsızlığın sürdüğü ve neredeyse bombalı saldırısız bir günün geçmediği Irak'ta da 170 bin mülteci var ve sayıları her geçen gün artıyor. Mülteciler çoğunlukla Güney Kürdistan'da Barzani hükümeti tarafından kurulan kamplarda zor şartlar altında yaşamaya çalışıyor. Suriyeli mültecilere kapılarını açan dört ülkenin tümü artan yükün altından kalkmakta zorlandıkları belirtiliyor. Dışişleri bakanları dünkü toplantıda Suriye'yle sınırı olmayan zengin ve kalkınmış ülkelerin de desteğinin alınmasını talep etti. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ise durum ne kadar kötüye giderse gitsin Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak'tan mültecilere kapılarını kapamamasını istedi.

HABER MERKEZİ




Önce İsveç sonra Rusya


ABD Başkanı Barack Obama, G20 zirvesi öncesi İsveç'e dün resmi bir ziyarette bulundu. Obama'nın ziyaretinde ABD’nin 'terörizmle mücadelesi' bir kez daha eleştiri konusu oldu. Başkent Stockholm’de düzenlenen bir panelde ABD’nin 'terörizme karşı müdahale' bahanesiyle dünyanın bir çok ülkesinde başlattığı saldırılar sorgulandı. İsveç Eğitim Merkezi’nde yapılan ve İsveç’in tanınmış aydın ve yazarlarının bir araya geldiği panele katılanlar arasında Din Tarihi Profesörü Matihas Gardell, Gazeteci-Yazar Lena Sundström, Gazeteci Jytte Guteland, Gazeci-Yazar Per Wirten ve Avrupa Konseyi eski İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg gibi isimler de vardı. Konuşmacılar Obama'dan insan hakları ihlalleri ve işkence ile gündeme gelen Guantanamo üssünü kapatacağına dair verdiği sözü tutmasını istedi. Ayrıca İsveç hükümeti de ABD'ye verdiği destek nedeniyle eleştirildi. ABD'nin İnsansız Hava Araçları kullanarak Afganistan ve Pakistan'da çok sayıda sivilin ölümüne neden olduğuna da dikkat çekildi.