
Med Nuçe televizyonunda Baki Gül’ün sorularını yanıtlayan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanları Cemil Bayık ve Besê Hozat, 2015 seçimlerinin stratejik bir değeri olduğunu belirterek “2015 seçimi bir nevi rejimin seçimi olacak. Seçimler esasta AKP ile HDP arasında geçecek” dedi. Eşbaşkanlar, HDP’nin yükselişinde kendi bitişini gören AKP’nin provokasyonlara devam edeceği uyarısında bulundu.
Rejim oylanacak
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, bu seçimlerin daha önceki seçimlerden farkını ortaya koyarak, “Bu seçimlerin stratejik bir değeri var. Bir nevi rejimin seçimi olacak. Türkiye diktatörlüğe doğru mu, yoksa demokratikleşmeye doğru mu yol alacak? İşte bunun seçimi olacak. Seçimler esasta AKP ile HDP arasında geçecek” dedi.
HDP’nin aday profili ile Türkiye’deki demokrasi güçlerini kucakladığını ve geniş bir ittifakın HDP şemsiyesi altında bir araya geldiğini ifade eden Bayık, “Giderek bu güçlerin seçimlerde sürpriz yapabileceği yönünde değerlendirmeler var” dedi.
Kriz büyüyecek
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat da AKP’nin 13 yıllık politikasının kendisini tecrit konumuna getirdiğini söyledi. “Öyle ki aslında Türkiye mevcut durumda ciddi bir operasyon altında. AKP de bir gerileme ve dağılma içerisinde” diyen Hozat, Türkiye’deki krizin daha da derinleşeceği tespitinde bulundu.
“Kriz gittikçe derinleşecek. Çok ciddi AKP’yi vuracak, Türkiye’yi çok daha kaoslu ve bunalımlı bir sürece sokacak” diyen Hozat buna karşı tek alternatifin de HDP olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Demokrasi güçlerini çatısı altında toplayan HDP mevcut durumda bu krizin, kaosun aşılması açısından da çok kilit bir rol oynuyor. Bunun bir sonucu olarak görüyoruz ki Türkiye kentlerinde HDP’ye destek artıyor. Türkiye toplumundan HDP’ye karşı ciddi bir ilgi var. Bu açıdan da seçimler çok önemli rol oynuyor. AKP de stratejik bir değer biçiyor bu seçimlere kendisi açısından. Çünkü gittikçe bir dağılma ve güç kaybı var, bu durumdan kurtulmak istiyor. Mevcut durumu görüyor.
Kendi bitişi olarak görüyor
Yükselen güçlenen bir HDP ve demokrasi güçleri var. Bunların güçlenmesini, HDP’nin başarısını kendi bitişi olarak görüyor. Bu konuda çok hırçınlaşmış. Hırçınlığının nedeni HDP’nin bu gücü, toplum ve demokrasi güçleri üzerindeki etkisidir. Gittikçe de Türkiye’deki başarısı bölgeyi de etkileyecek, Kürtlerin uluslar arası alanda daha etkili kılacak. Bunda bir bakıma kendi yenilgisini görüyor. Bu durum onu ürkütüyor ve korkutuyor. Çünkü 13 yıldır AKP’ye karşı ciddi bir rakip, muhalefet, alternatif çıkmadı. AKP bildiğini okudu. Son derece otoriterleşti. Faşizan baskıcı bir sistem haline geldi ve başkanlık sistemiyle de bunu kurumsallaştırmak ve sistemleştirmek istiyor. Çünkü muhalefet ve mücadele yoktu. Kürtlerin ve demokrasi güçlerinin dışında AKP’ye karşı mücadele eden güçler yoktu. Bunlar dağınıktı. Şimdi bunlar birleşti, bir çatı altında bir araya geldi, gücünü birleştirdi. Bu büyük bir sinerji ve güç ortaya çıkardı. Önceden biraz dağınık ve parçalıydı, bu AKP’yi zorlayan bir güç açığa çıkarmıyordu ve bu durum AKP’ye cesaret veriyordu. Şimdi bu durum aşıldı ve bu AKP’yi korkutuyor. Karşısında büyük bir alternatif ve güç görüyor ve bundan ciddi kaygı yaşıyor.
Demokratik siyasetle dikta yarışacak
Ben inanıyorum ki bu liste ile HDP sadece yüzde 10 oy oranına ulaşma değil, bunun çok ötesine ulaşacak ve öyle bir duruma gelecek ki AKP hükümet kuramayacak. AKP bu tehlikeyi görüyor aslında. Mevcut HDP listesi de Türkiye’de toplumun bütün kesimlerini kapsıyor. Tüm toplumu kucaklayan bir listeyle bu seçime gidiyor HDP. Bu seçim bir bakıma Türkiye toplumunun HDP şahsında demokratik yarış seçimi oluyor. Bu seçim demokratik siyaseti doğuracak. HDP demokratik siyaseti bu seçimde zafere taşıyacak.”
Mesele sadece baraj değil
Türkiye’de AKP aşılırken HDP ve demokrasi güçlerinin güçlü bir hava yarattığına dikkat çeken Cemil Bayık da, Türkiye toplumunun arayışlarına cevap veren HDP’nin AKP’yi ve Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı tedirgin ettiğini söyledi. Bayık, meselenin sadece HDP’yi baraj altında bırakmaktan ibaret olmadığının da altını çizerek, “Çünkü Önder Apo’nun geliştirdiği demokratik ulus projesi mayalanıyor, gelişiyor. Bunu kendileri açısından oldukça tehlikeli görüyorlar ve önlemeye çalışıyorlar. Sadece sorun burada HDP’yi barajın altına itme değildir. Aynı zamanda bununla demokrasi güçlerinin Türkiye’nin geleceğini ellerine almasının da önüne geçilmek isteniyor” diye konuştu.
Provokasyon kararı almışlar
Bayık sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dikkat edilirse daha önce İstanbul’da bir takım olaylar gelişti, daha sonra Ağrı’da gelişti. Erdoğan ve AKP Türkiye’nin gündemini değiştirmeye çalışıyor. Çünkü Önder Apo’nun geliştirdiği tarihi hamle gündemi belirledi. Buna bir müdahalede bulunma gereği duydular. Tamamen provokasyona başvurmuş durumdalar. Belli ki karar almışlar. Seçim ortamında gerginlik yaratma, hatta onu da aşan bazı çatışma durumlarını yaratarak bazı ölümleri geliştirip cenazeleri sağa sola göndererek özellikle Türkiye kesiminde şovenizmi ayaklandırmak istiyorlar. Bununla HDP’ye yönelik linçler geliştirmek istiyorlar. Bu tarzda HDP’yi barajın altına itme, demokratik ulusun gelişmesini önleme, demokrasi güçlerinin Türkiye’nin geleceğine ağırlıklarını koymasını önlemeyi amaçlıyorlar.”
Ağrı’da bataklığa battılar
Cemil Bayık, Ağrı’nın bir devlet provokasyonu olduğunu yineleyerek, “Ağrı’da senaryo çok açık bir biçimde ortaya çıktı.Özellikle halkın o yaralı askerlere sahip çıkması provokasyonu tersine çevirdi. Bu sefer dezenformasyon yürüterek durumu lehlelerine çevirmek istediler. Ama bunu yaptıkça da bataklığa battılar, çelişkili durumlara düştüler” dedi.
Gerilla eyleme başvurmayacak
Bayık gerillanın seçim döneminde bu tür silahlı eylemlere başvurmayacağının bilinmesini istedi:
“Türkiye’deki bütün halkların, dinlerin, kültürlerin, demokrasiden yana olan bütün güçlerin şu gerçeği çok iyi bilmesi gerekiyor. Kürt Özgürlük Hareketi, özellikle PKK bu dönemde böylesi eylemlere kesinlikle karşıdır. Çünkü bu seçim demokrasi güçlerinin Türkiye’nin geleceğine ağırlıklarını koyacakları bir seçimdir. Böyle bir ortamda PKK’nin veya herhangi bir demokrasi gücünün AKP’nin politikalarına hizmet edecek ve AKP’yi koruyacak bir tutum içerisine girmesi mümkün değildir.”
Gladio da devrede
Besê Hozat ise, Ağrı’nın ardından daha başka provokasyonlar olabileceği uyarısında bulundu.
“Daha ayın 11’inde yaşandı Ağrı provokasyonu. Belli ki bunun ardı sıra gelecek. Belli ki AKP provokasyonlara, hilelere, komplolara çok başvuracak. Yani HDP’nin baraj altında kalabilmesi için AKP Türkiye’deki özel savaş kurumları-şu anda Gladio da devrededir-çok ciddi bir çalışma ve mücadele içerisinde olacaklar” dedi.
Baraj riski yoktur algısı yanlış
Bu açıdan “HDP’ye destek var, baraj altında kalma riski yoktur” algısının yanlış olacağını söyleyen Hozat şu çağrıda bulundu:
“Yükselen, gelişen bir HDP gerçeği var. Hile, komplo, entrika, provokasyon olmazsa kesinlikle yüzde 10’un üzerinde bir oy oranıyla HDP meclise girecek, AKP’ye bile hükümet kurdurtmayacak. Ama şu da doğru; ciddi provokasyonlar, komplolar, hileler olacak. Herkes duyarlı olmalı. Bu konuda bir zayıflama, gaflet, gevşeme durumu olmamalı. Gitmesek de çalışmasak da, az da çalışsak zaten barajı geçecek havasına kimse girmemeli. Bu seçim geçmiş seçimlere göre kıyasıya bir mücadeleyle, savaşla geçecek. Birçok olayla karşı karşıya kalacağız. Bütün bunlar bilinerek tedbir alınmalı. Çok sıkı ve iyi çalışılmalı. Herkes kendi oyunun çok önemli ve kıymetli olduğunu bilerek yaklaşmalı.”
Kobanê gibi seferber olunmalı
Cemil Bayık da, halka ve HDP bileşenlerine seslenerek, “Sorunu sadece barajı aşma biçiminde ele almamalılar. Böyle bir yaklaşım yanlıştır, tehlikelidir. Nasıl büyük bir zaferi elde edeceklerini düşünmeleri gerekir. Şengal’deki gibi, Kobanê’deki gibi düşmana büyük bir hezimeti yaşatacak tarzda çalışmaları, herkesi seferber etmeleri gerekiyor” diye konuştu.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bayık, HDP gönüllülerine de seslenerek seçim çalışmalarının sadece mitinglerle sınırlı tutulmaması gerektiğini belirtti. Bayık, "Bizzat ev ev dolaşarak tek tek insanlarla diyalog kurarak demokrasinin ancak HDP ile korunabileceğini ve geliştirilebileceğini anlatıp, kavratarak seçim çalışmalarını yürütmek gerekiyor" dedi.
HABER MERKEZİ