Tabii günler öncesinden Gauck’un bu ziyareti Alman basınında konuşulmaya başlandı. Gezi için genel kanı; bu gezinin Gauck için oldukça 'zorlu' bir gezi olacağı yönündeydi. Bunun temel nedeni ise Erdoğan’ın son dönemlerde hakkında çıkan yolsuzluk iddiaları ve ifade özgürlüğü babında sergilediği tavırlar. Özellikle Twitter ve Youtube’un yasaklanması konusu, Alman kamuoyunda yankı yaratmış ve eleştirilere neden olmuştu. Bu nedenlerden dolayı Gauck’un Erdoğan ile dost görüntüler vermek istemediği, programında daha çok Gül'ün yeraldığı yine Alman basınında konuşulan konular arasındaydı.
Gauck ilk olarak Maraş’ta bulunan Alman Patriot Birliği ve Suriyeli mültecileri ziyaret etti. Ziyaretinde Türkiye'nin mülteci politikaları ile ilgili övgüler sıraladı. Hatta geçtiği geniş yolları o kadar beğendi ki, Türkiye’nin ekonomik gelişimine methiyeler dizdi. Sonraki gün Cumhurbaşkanı Gül ile görüşerek, ortak basın açıklaması yapan Gauck, klasik Alman nezaketinde, yumuşak bir ton ile Erdoğan’ı eleştirdi. Twitter ve Youtube’un yasaklanması konusuna değindi, yargıya müdahaleyi eleştirdi, demokrasi kriterlerinden örnekler verdi. Gül ile azınlıklarla barışma, Kürtlerle, Alevilerle yeni ilişkilerin gelişmesi gibi konuları konuştuklarını da belirtti. Unutmadan burada bir parantez açalım.
Gauck, Berlin Alevi Toplumu tarafından Cemevi'nde organize edilen Newroz kutlamalarına katılarak, konum itibariyle bir ilki gerçekleştirmişti aynı zamanda. Eleştirilerinin yanında, sürekli olumlu mesajlar verme kaygısını da taşıyan Gauck, ayrıca Eroğan'ın Ermeni Katliamına yönelik taziye mesajını olumlu bulduğunu söyleyerek, Erdoğan gibi muhafazakar bir politikacının bu yeni tarzından memnun olduğunu söyledi. Sembolik olarak anlam yüklenen ODTÜ'de ise yine yumuşak tavrından ödün vermeden, eleştirilerini biraz daha sertleştirdi. Fakat sürekli, yanlış anlaşılma kaygısını yineleyen Gauck, aslında aralarındaki dostluktan dolayı eleştiriler yaptığını, dostlar biraraya geldiklerinde, diğerinin duymak istemediği şeyleri de söylemesinin olağan bir durum olduğunu, iç işlerine karışmak gibi bir niyeti olmadığını vurguladı. Zira, Türkiye ile Almanya arasındaki ticari ilişkiler sözkonusu olduğunda, en sert dilin bile yumuşadığını görüyoruz.
Kuşkusuz AB üyesi güçlü bir ülkenin Cumhurbaşkanı’nın bu eleştirileri yapması çok önemli. Hatta artık dayanılmaz bir hal alan, yasakların bireysel kaygılarla belirlendiği, yargı müdahalesinin meşrulaştığı, özgür ve demokratik toplum görüntüsünden giderek uzaklaşan bir Türkiye için, bu eleştirilerin dozajı oldukça yumuşak. Bu yumuşak tonlu eleştiriler karşısında bile, bombalandığını düşünen bir ana akım medyanın varlığını da unutmamak gerek. En ufak bir eleştiriyi bile hazmedemeyen, demokrasisi dibe vurmuş, bir ülkede, Gauck’un yumuşatılmış tondaki eleştirileri çare olacak mı, onu da göreceğiz…
Bu satırların sonuna gelmişken, Erdoğan grup toplantısında nihayet Gauck ile olan görüşmelerini aktarıyordu. Ve yanılmadığımız üzere, Erdoğan meseleyi hala ‘iç işlerine karışılması‘ olarak gördüğünü bas bas bağırdı. Gauck‘a yanlış bilgi verildiğini iddia etti. İlginçtir, bir de Almanya’da Ali’siz bir Aleviliğin varlığından bahsetti, Türkiye’de böyle birşey olmadığını söyledi, Gauck’un onlardan etkilendiğini belirtti. Velhâsıl-ı Kelâm: 'Güllük gülistanlık bir Türkiye’de yaşıyoruz, sevgili batı, bu dedikoduları da nerden çıkartıyorsunuz‘ ahvalimizle daha çok bekleriz…
Gauck'un 'zorlu' Türkiye ziyareti
Geçtiğimiz Haziran ayında tüm Türkiye’yi etkisi altına alan Gezi Direnişi ve Erdoğan'ın Gezi karşısındaki tavırları, daha sonra 17 Aralık soruşturmaları, akabinde gelişen internet kısıtlamaları, Avrupa genelinde olduğu gibi, Almanya'da da kaygı verici gelişmeler olarak değerlendirildi. Özellikle Türkiye'nin AB'ye girişi konusunda eleştirisi olan politikacılar, demeçlerinde Erdoğan’ın çizgisini eleştirdi. Başbakan Erdoğan, bütün okların kendisine çevrildiği bir atmosferde, birden bire Ermeni Katliamı'nın 99. yıldönümünde, bir taziye mesajı yayınladı. Mesaj uluslararası kamuoyunda büyük etki yarattı, diasporadan eleştiriler geldi, mesajın samimiyeti sorgulandı. Bu gündem hala soğumamışken, Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, 4 günlük ziyaret çerçevesinde Türkiye’ye gitti.