Gaz mı, darı ambarı mı?
Forum Haberleri —

.
- İşin aslı, Karadeniz gazı ile verilmek istenen mesajın amacı farklıdır. Gaz müjdesi, toplumun gazını almaya dönük siyasi bir hamledir. Nitekim bu konuda, daha önce verilen müjdelerin sayısını 34’tür. Yalanlarla halk kandırılıyor, bunun farkına varılması gerekiyor.
Rauf KARAKOÇAN
Müjde müjde gaz bulduk! Hayali gaz söylemi üzerine o kadar çok konuşuldu ki konunun öznesi kaybolup gitti. Bahsedilen gaz rezervi, “rezerv” olup olmadığı bile tartışmalı bir konu. İşin teknik boyutları konusunda uzman görüşleri büyük önem taşımaktadır. Mısır ve Romanya örnekleri ortada duruyor. Yıllar öncesinden buldukları gazı hala kullanıma sokamadılar. “Bulduk” dedikleri gazın miktarını tespit etmekten tutalım, kullanım için verdikleri 2023 yılı tarihi de gerçekleri yansıtmaktan çok uzaktır. Ortada fol yok yumurta yok, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiği müjdesi verilmektedir. Yani, bir yalan üzerine inşa edilen refah, bolluk propagandası ile kitleleri beklenti içine sokmuş oldular. Halkın yoksulluğuna “ölme eşeğim ölme, yaz gelecek yonca olacak” muamelesi yapılmaktadır.
Bakan Berat Albayrak’ın gevelemesinde de yalan kendisini açığa vurmuş oldu. “Son saatte aldığımız bilgiye göre, Elhamdülillah bu sonucu teyit etmektedir” dedikten sonra “cari açığı değil, cari fazlalığını, döviz fazlalığını konuşacağız” dedi. Günler önceden müjde verileceği açıklanıyor, müjdenin açıklanacağı gün de “son saatte aldığımız bilgi” diye müjde teyit edilecek. Dere görülmeden paçalar sıvandı. Ortada gaz-maz yok, olmayan bir gazın üzerinden zenginlikler inşa edildi. Somut bilgiye dayanmayan tahminler üzerinde konuşulan Karadeniz gazı ile yalandan müjdeler veren diktatör Erdoğan ve Damadına aklı başında hiç bir insanın muteber etmemesi gerekir.
İşin aslı, Karadeniz gazı ile verilmek istenen mesajın amacı farklıdır. Gaz müjdesi, toplumun gazını almaya dönük siyasi bir hamledir. Nitekim bu konuda, daha önce verilen müjdelerin bir dökümü de ortaya çıkarılmış oldu. Gazeteci Deniz Zeyrek, gaz konusunda verilen müjdelerin sayısını 34 olarak açıkladı. Seçimlerin arifesinde verilen gaz müjdesi “seçim vaktinin geldiğine dair bir sinyal” olarak yorumlayanlarda var. Yalan söylemekten yüzü kızarmayan faşist diktatörün başvurduğu sıradan bir taktiktir. Toplumda yüksek bir beklenti uyandırmak, oyalamak ve kendisini vazgeçilmez kılmaktır. Sonu gelmez vaatlerle halkın gözü boyanmaktadır. Balık hafızalı kitle tabanı olunca kimse sorgulama gereği duymuyor. Bu kaçıncı “müjde” yalanıdır, diye sormuyor.
Çıkarılacak gaz ile Türkiye’de “yeni dönem” başlatacağını müjdeleyen faşist diktatörün söylemini bir an için doğru farz edelim. Bunda kimin ne faydası olacaktır? Farz-i mahal Karadeniz’de, Akdeniz’de büyük gaz rezervlerinin bulunduğunu ve çıkarıldığını düşünelim. Bu devasa zenginlikten halkın dirhem yararlanmayacağını şimdiden söylemek için ünlü kain Nostradamus olmaya gerek yok. Türkiye’nin mevcut zenginliklerinden halk yararlanmıyorken gelecek zenginliklerden nasıl yararlanacak?
Ülkenin her deresine nerdeyse HES kurdular, ucuza elektrik tüketildiğini söyleyen beri gelsin. Mardin’in köyleri yazın kavurucu sıcağında elektriksiz kalıyor, insanlar susuzluktan kıvranıyor, ekinleri kuruyor, hayvanları telef oluyor. Ülkenin dağı taşı, kıyıları, ormanları, yaylaları, ranta dönüştürülüyor. Ülkenin zenginlikleri “adil bölüşülüyor” diyeni duydunuz mu? Açlık sınırında yaşayan insanların sayısı çığ gibi büyümeye devam ediyor, işsizlik sayısı da ha keza zirve yapmış durumda. Hiç kimsenin sosyal güvencesi yok. Ülke neredeyse yaşanmaz hale gelmiş, muhaliflerin can güvenliği kalmamışken, bu gaz bolluğunun kime ne faydası olacak? diye insan sormadan edemiyor.
Aç kalan tavuk kendisini darı ambarında sanır misali, ekonomik çöküntünün içinde bulunan Türkiye’nin bir anda kendisini gaz zengini ilan etmesiyle maalesef zengin olunmuyor. Doların tırmanışı karşısında TL eriyor, cari açık bir türlü kapanmıyor, üretim durma noktasında, şirketler birer birer kapanıyor, ülkenin geleceği belirsizliğe ve karamsarlığa gidiyorken birden bire gaz zengini oluverdiler. Açlık çeken topluma darı ambarını göstererek “bana güvenmeye devam et” denilmektedir. Talan ekonomisinin olduğu yerde kalkınma, refah, adaletli gelir dağılımı olmaz. Para birimi değer kazanmaz, işsizlik düşmez, insanların karnı doymaz. Talan ve ranttan bir avuç yandaş kuruluş kazanır. Her şey iktidarın çıkarına hizmet edecek şekilde ayarlanır.
Gaz müjdesi üzerinden verilen mesajın ekonomik gelişme, büyüme, kalkınma ile alakası yoktur. Yalanlarla halk kandırılıyor, bunun farkına varılması gerekiyor. Kamuoyu yoklamalarına malzeme ürettiler. Bu müjdenin halka ve piyasalara etkisini ölçmek için araştırma şirketleri şimdi harıl harıl çalışıyordur. Olumlu etkileri görülürse ve oylarda bir yükselmeye yol açmışsa yeni taktiklerle bunu besleyip erken veya baskın seçime gidebilirler. Osmanlı’da oyun çok derler, oysa ardıllarında oyun daha da çok.







