
RSF 'düşmanları' sıraladı
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), yeni raporunda ‘basın özgürlüğünün düşmanlarını’ sıraladı. RSF toplam 40 devlet başkanı, paramiliter grup ve suç örgütünü, bağımsız gazetecileri takip etmek ve basını tek ses haline getirmek istemekle suçladı. Rusya Devlet Başkanı Putin de listedeki isimler arasında. Çin, Azerbaycan ve Belarus devlet başkanları, Meksikalı uyuşturucu çeteleri, İtalyan mafya grupları ve Taliban lideri Molla Ömer de listedeki isimler arasında.
El Nusra da listede
Mısır'daki Müslüman Kardeşler, Suriye'deki El Nusra Cephesi adlı örgüt ve Pakistan'ın Belucistan bölgesindeki silahlı gruplar da listede ilk kez yer aldı. Öte yandan, örgüt, Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden ETA ve Birmanya Devlet Başkanı Thein Sein'i, listeden çıkardı. Örgüt, özellikle Mısır'daki durum hakkında endişelerini dile getirdi. Örgüte göre, Müslüman Kardeşler Mısır'da kamuya ait gazetelerin yönetici ve genel yayın yönetmenlerini kendilerine yakın isimlerle değiştirdi. Müslüman Kardeşler'i eleştiren gazeteciler hakkında iftira, Devlet Başkanı'na hakaret, İslam'ı aşağılamak suçlamalarıyla dava açıldığı belirtildi.
95'ten beri en ağır tablo
Gazetecilere yönelik cinayetlerde son 10 yıldaki ciddi artış ise dikkat çekiyor. 2012 yılının, dünya bilançosunun yayımlanmaya başlandığı 1995 yılından bu yana "en ağır tablo"yu yaşadığını kaydeden RSF, geçen yıl 88 gazeteci ve 47 yurttaş gazetecinin öldürüldüğünü vurguladı. 2013 yılı da oldukça karamsar bir tablo çiziyor. RSF'nin verilerine göre, yılın ilk dört ayında 19 gazeteci ve 9 yurttaş gazeteci öldürüldü. Suriye'deki iç savaşta ise 2012 yılı Mart ayından bu yana en az 23 profesyonel gazeteci ve 59 internet gazetecisi hayatını kaybetti. Ancak Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad "Basın Özgürlüğünün Düşmanları" adlı listede yer almadı.
Cezasızlık suça teşvik ediyor
RSF, topluma ve haber alma hakkına yönelik bir suç olarak görülmesi gereken gazetecilere yönelik saldırıların büyük çoğunluğuyla cezasız kaldığına dikkat çekti ve "Sorumluların cezasız bırakılması, onları hak ihlallerini ve haber alma hakkına yönelik suçları yeniden işleme konusunda cesaretlendiriyor" dedi.
Basına karşı suçlar yasalara girmeli
RSF söz konusu raporda, Birleşmiş Milletlere üye devletlere, gazetecilerin çatışan veya savaşan taraf olarak görülemeyeceği ve çatışmalarda hedef alınamayacağını öngören BM’nin 1738 Sayılı kararına saygıyı gözetecek bağımsız bir uzman grubunun oluşturulmasını tavsiye ediyor. Devletlere ceza yasalarına "ifade özgürlüğüne yönelik suç" gibi bir tanımı ya belli başlı bir suç veya bir ağırlaştırıcı faktör olarak yansıtmaları da tavsiye edildi.
Suriye'de gazeteciler tüm tarafların hedefi
Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Af Örgütü de Dünya Basın Özgürlüğü Günü'nde yayımladığı raporda, Suriye'de devam eden çatışmalarda gazetecilerin hem rejim hem de muhaliflerin saldırılarına maruz kaldığını belirterek, bu saldırıları "savaş suçu" olarak niteledi ve BM Güvenlik Konseyi'nin sorumluların yargılanması için harekete geçmeye çağırdı. Rapora göre, Suriye'de son iki yılda öldürülen hedef gözetilerek öldürülen gazeteci sayısı en az 36.
Yüzlerce gazeteci hapiste
Dünya genelinde halen yüzlerce gazeteci de cezaevlerinde bulunuyor. Halen 174 gazeteci meslekleri ile alakalı davalardan dolayı dünyanın değişik ülkelerindeki cezaevlerinde tutulurken, amatör olarak faaliyet yürüten 162 kişi de aynı kaderi paylaşıyor. Türkiye ise gazeteciler açısından dünyanın en büyük cezaevi olmaya devam ediyor. Brüksel merkezli Uluslararası Gazeteciler Federasyonu, dünyada gazetecileri en çok hapseden ve bu nedenle protesto edilen dört ülke arasında Türkiye'yi de saydı. 179 ülke arasından Türkiye, altı basamak birden gerileyerek 154. sıraya yerleşti. Kuruluş, Çin, İran, Türkiye ve Eritre'nin Brüksel büyükelçiliklerine gönderdiği mektuplarda, bu ülkeleri gazetecileri serbest bırakmaya çağırdı.
Basın özgürlüğünde gerileme var
ABD'de 70 yıl önce kurulan insan hakları ve özgürlükleri izleme örgütü Freedom House'un bu yılki raporunun dünya geneli değerlendirmesi de kötümser bir tablo ortaya çıkardı. Rapora göre, 2012 yılında dünyada özgür medya ortamından yararlanan insan yüzdesi son 10 yılın en düşük seviyesinde. 197 ülke içinde 63 tanesi "özgür" olarak sınıflandırılırken, 70 ülke "kısmi özgür" ve 64 ülke ise "özgür olmayan ülke" olarak sınıflandırıldı. Geçen yılki raporda ise, bu sayı 66 ülke "özgür", 72 "kısmi özgür" ve 59 "özgür değil" olarak sınıflandırılmıştı.
Sansür ve otosansür yaygınlaştı
Dünya genelinde gazeteciler bin bir güçlükle çalışırken, mesleki etik ve özgürlük en çok gazetecilerin bağlı bulundukları medya kuruluşlarının politikalarına kurban oluyor. Gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde olsun medya tekelleri ve siyasetçiler arasındaki çıkar ilişkileri de basın özgürlüğüne darbe vuruyor. Özellikle Avrupalı gazeteciler hayati tehlike ve hapis cezası korkusu olmadan çalışsalar da, siyasi ve ekonomik çıkarları gözeterek haber yapmak zorunda kalabiliyorlar. Yani, her dönemin siyasi erkine ayak uydurmaya çalışan medya tekellerini ve gazeteci kimlikli yandaşlar sadece Türkiye’de aktif değiller. Büyük medya tekellerinin haberciliği geniş kitleleri manipüle etme, siyasi amaçlara göre yönlendirme aracı olarak kullanması nedeniyle son yıllarda internet üzerinden bağımsız haber yapan bireylerin sayısı da her geçen gün artıyor. Bağımsız haber sitelerinin holding gazetelerine göre avantajı ise bir çok skandalın siyasi ve ekonomik baskı korkusuyla gizleme korkularının olmayışı.
HABER MERKEZİ