KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, 7 Haziran genel seçimlerine ilişkin yazılı açıklama yaparak, bu seçimlerin Türkiye’nin en önemli seçimi olduğunu belirtti. Türkiye tarihinde dışlanan,  ötekileştirilen, baskı altına alınan tüm kesimlerin HDP listesinde yer bulduğuna dikkat çeken KCK, “bu seçim bir sistem mücadelesidir.  Seçim, ilk kez sistem içi partilerle sistem dışı güçler arasında geçecektir” dedi. 

KCK, seçimlerin büyük bir demokrasi zaferinin imkanını sunduğunu belirterek, herkesi HDP’nin seçim başarısı için çalışmaya çağırdı. 

KCK açıklamasında şu hususlara değinildi:

“Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu’da önemli gelişmelerin yaşandığı bir süreçte seçimlere gitmektedir. Türkiye’de hiçbir seçim bu kadar önemli olmamıştır. Gerçekleşecek olan seçimle Türkiye’nin siyasi geleceği belirlenecektir. Kürdistan özgürlük hareketi ve Türkiye devrimci-sosyalist güçlerinin ağır bedeller pahasına yarattığı demokratikleşme birikimi seçim başarısıyla Türkiye’de ve Kürdistan’da yeni ve güçlü bir demokratik hamle geliştirecektir. Bu nedenledir ki, AKP’nin ve tüm düzen partilerinin tek amacı, halklarımızın bu özgürlük ve demokrasi hamlesini engellemektir. 


Tekçi zihniyet ancak böyle geriler

HDP’nin seçim başarısı Türkiye halklarının, tüm emekçilerin, kadınların, gençlerin ve tüm kimlik ve kültürlerin demokrasi zaferi olacaktır. Türkiye’de demokratikleşmenin ve Kürt sorununun çözümünün önü açılacaktır. Bu aynı zamanda Ortadoğu halklarının demokratikleşmesine de önemli bir katkı yapacaktır. AKP’nin 13 yıllık otoriter ve tekçi zihniyetinin gerilemesi olacaktır. 


Oy kaybını önleme çabasındalar

AKP’nin aday listesine bakıldığında demokratikleşmeyi hedefleyen değil de, AKP’nin dağılmasını önlemeye çalışan bir liste olduğu rahatlıkla görülecektir. Bu listeyle AKP’nin Türkiye halklarının demokrasi özlemini dikkate alan ve Kürt sorununun çözümünü düşünen bir zihniyet ve tutum içinde olmadığı bir kez daha görülmüştür. Aday listesini açıkladıktan sonra birçok milletvekili adayının istifa etmesi, hatta bir adaylarının da intihar etmesi bunun kanıtıdır. CHP’nin de demokratikleşmeyi esas almayan ve sadece oylarının gerilemesini önlemeye yönelik bir aday profiliyle seçime girdiği görülmektedir. Birçok gözlemci ve yorumcu CHP’nin bu aday profilini değerlendirirken, HDP’ye oy kaptırmama kaygısıyla hareket ettiğini söylemektedir. Bu gerçeklik HDP’nin adaylarını hazırlarken Türkiye’nin demokratikleşmesini esas aldığını ortaya koymaktadır. 


HDP listesi köklü bir devrim

HDP, gösterdiği adaylarla Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümünü esas almıştır. Tüm Türkiye’nin etnik, dinsel ve toplumsal yapılarını kucaklayan, kadının eşit temsiliyetini sağlayan tek parti HDP olmuştur. HDP’nin listesinde emekçiler, sosyalistler, kadınlar, gençler, Aleviler, demokratik Müslümanlar, Êzîdîler, Ermeniler, Süryaniler, Araplar, Çerkezler, Caferiler, Mıhalmiler temsil edilmiştir. Böylece Türkiye tarihinde dışlanan, ötekileştirilen ve baskı altına alınan tüm kimlikler ve kültürler demokratik siyasette aktif yer almışlardır. Bunun Türkiye siyasetinde köklü bir devrim niteliğinde olduğu tartışmasız bir gerçekliktir. Bunun içindir ki, HDP aday listesini açıkladıktan sonra toplumda ve demokratik kamuoyunda büyük bir heyecan yaratılmıştır. 


Politik zihniyet mücadelesi

Bu seçimde aday profilleri önemli olmakla birlikte, esas olarak politik zihniyetlerin mücadelesi biçiminde geçecektir. Şimdiye kadar Türkiye’deki tüm seçimler sistem içi partilerin kendi arasındaki rekabet biçiminde geçerken, Türkiye işçi partisinin seçimlere girmesinden bu yana, ilk kez sistem içi partilerle sistem dışı güçler arasında geçecektir. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek kadar önemli olan bu seçimde, HDP’ye yoğun adaylık başvuruların yapılması, Kürdistan ve Türkiye demokrasi güçlerinde büyük bir demokrasi mücadelesi isteği ve heyecanı olduğunu göstermiştir. Bu nedenle kendilerinin listede olup - olmadıklarına bakmadan büyük bir coşkuyla seçim çalışmalarına katılacaklardır. 


Gece gündüz çalışılmalı

Herkeste kabul etmektedir ki, bu seçim demokrasi güçleriyle otoriter zihniyetinde ısrar eden ve çakılı kalan güçler arasında geçecektir. Otoriter, tekçi zihniyete karşı olan ve demokratik özgür yaşamı tüm Türkiye tarih boyunca özleyen tüm halklarımız, ezilenler ve demokrasi güçleri bu mücadele içinde seferberlik düzeyinde yer almalıdırlar. Türkiye demokrasi güçlerinin başarısı için muazzam bir fırsat ortaya çıkmıştır. Bu elverişli imkanları büyük bir demokrasi zaferine dönüştürmek için koşullar hiçbir dönemde olmadığı kadar bulunmaktadır. Türkiye’nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü için büyük bir fırsat olan bu seçimde herkes büyük bir moral, istek ve tam bir kararlılıkla çalışmalıdırlar. Özellikle gençlerin ve kadınların seçim çalışmaları çok önemlidir. Ulaşılmayan, görüşülmeyen hiçbir kesim kalmamalıdır. Seçimlere kadar herkes planlı ve örgütlü, gece gündüz çalışmalıdır. 7 Haziran’da, HDP’nin seçimdeki başarısıyla birlikte, halklarımızın demokratik ve özgür yaşama kavuşmasında büyük bir adım atılmış olacaktır.” 


 ANF/BEHDİNAN