Geerdink, kitabında Roboskî Katliamı'nın yanı sıra, koruculuk sistemi, faili meçhuller ve Kürtlere yönelik hak ihlallerini de işliyor. Ziyaret ettiği Roboskî izlenimlerini de aktaran Geerdink, bu kitabı Roboskîli acılı ailelerin durumunu dünya kamuoyuna yansıtmak amacıyla kaleme aldığını dile getirdi. Geerdink, seminerde kitabından bölümler okudu: "Evlerine gittiğimde orada sobanın etrafında oturan bir kız, bir de erkek çocuk dikkatimi çekti. İlk aklıma gelen soru, 'Senin adın ne?' 'Samira' dedi. 'Ya kardeşinin' diye sordum. 'Seyvan' dedi. İkisi de kendilerinden büyük 17 yaşındaki abileri Bedran'ı kaybetmişler. İkisi birbirine bakarak anlatıyordu: 'Bedran gitti. Akşam dönmesi gerekiyordu. Annem ona yemek yapmıştı. Ama gelmedi.' Birbirlerine sarılarak ağlıyorlardı."
Seminere katılanlar Geerdink'e gelecek için planlarını da sordu. Frederike Geerdink, bu soruya şu şekilde yanıt verdi: "Rojava ve Doğu Kürdistan'a da gitmek istiyorum. Oradaki sorunun kaynağına ulaşmak benim için önemli."
Seminerin sonunda kadın yazar Frederike Geerdink, kitaplarını imzaladı.
Y.ÖZGÜR POLİTİKA/ARNHEM