
PKK’nin genç mücadelecilerine ışık tutan Abdullah Öcalan Siyasal Bilimler Akademisi bünyesinde yürütülen tartışmalardan derlenerek hazırlanan,”Demokratik Modernite’de Gençlik” adlı kitabı Aram Yayınları’ndan çıktı. Sinan Şahin tarafından derlenen “Gençlerini kaybeden toplum veya tersine toplumunu kaybeden gençlik yenilmiş olmaktan öteye kendi varlık hakkını kaybetmiştir” belirlenmesinin öne çıktığı kitapta, PKK’nin genç başlayan mücadelesinin nasıl genç başaracağını konu alıyor.
Kitapta, ağırlıklı olarak PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın gençlik mücadelesine dair düşüncelerine yer verilirken, PKK’nin genç başlayan mücadele tarihine de ışık tutuluyor. Kitabın içeriği bir bütün okunduğunda, PKK’nin, “Genç başladık, genç başaracağız” şiarının da anlam bulduğu görülüyor.
Gençliğin öncü misyonu
Kapitalist modernitede gençliğin temel sorunlarının irdelendiği kitapta, mücadele alanlarında gençliğin neler yaptığını ve neler yapması gerektiği anlatılıyor. Toplumsallaşmanın başlangıcından günümüze kadar süre gelen dönemlerde “Sosyolojik ve politik olarak gençliğin kimliği ne olmalı?” sorusunun cevabının arandığı kitapta, demokratik modernite inşasında ve demokratik ulus yaşamının devrimsel gelişiminde gençliğin durması gerektiği yer, yapabilecekleri irdelenerek, Öcalan ile doğru temelde bir yoldaşlık ilişkisinin kurulmasına da açıklık getiriliyor.
Nefessiz bırakılan genç kadınlar
12 bölümden oluşan kitabın ilk 4 bölümde gençliğin tarihsel misyonu, özellikleri tanımlanıyor. 4’üncü bölümde ise Türkiye devrim hareketinin ve Kürdistan özgürlük mücadelesinde yer alan önder kişiliklere sahip devrimcilerin yaşamlarından yola çıkarak, gençlik mücadelesinin tarihsel gelişimi özetleniyor. 6’ncı bölümde Kürt gençliğinin sosyolojik çözümlenmesinin yapıldığı kitapta, sistem tarafından nefessiz bırakılan genç kadınların çözümlenmesi ise 7’nci bölümde ele alınıyor. Kitabın diğer bölümlerinde ise gençliğin demokrasi ve özgürlük mücadelesinde nasıl yer alacağı, yaşamı nasıl hep genç tutabileceği, öz savunmasını nasıl geliştirebileceği sorularının cevabı aranıyor.
Che’den Baz’a
“Gençlerini kaybeden toplum veya tersine toplumunu kaybeden gençlik yenilmiş olmaktan öteye kendi varlık hakkını kaybetmiş, ona ihanet etmiş demektir” belirlenmesinin yapıldığı kitapta, toplumun değişim dinamiğinin gençlik olduğu tespitine dikkat çekiliyor. Bu tespitten hareketle “Apocu hareketin” dinamiği olan gençliğin tarihsel rolü ele alınıyor.
“Che’den Baz’a kısa bir gençlik hareketi” adlı önemli bölümde ise dünya devriminde simge haline gelen Che’den PKK’nin gençlik mücadelesinin simgesi haline gelen Emrah Bayer’e (Baz) kadar süregelen tarihsel seyir, önder kişiliklerin şahsında ele alınıyor. Che ve Baz’ın dışında Boby Sands, Mahir Çayan, İbrahim Kaypakkaya, Hüseyin İnan, Ali Çiçek, Cafer Demirel (Edip) ve Gülnaz Karataş (Beritan) gibi öne çıkan devrimcilerin şahsında gençlik mücadelesinin demokrasi ve özgürlük mücadelesine katkısına ışık tutuluyor.
DİHA/WAN