Kürt gençleri sokaklarda olduğu gibi, internet üzerinde de giderek daha aktifleşiyor. Güçlü bir gençlik katılımının gözlendiği sosyal ağlarda panel organize ediyorlar, yeni siteler kuruyorlar ve Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne sempati kazandırıyorlar. Her ne kadar ana dillerinde yazılı olarak iletişim kurmadaki eksiklik endişe kaynağı olmaya devam etse de, Avrupa’daki sosyal, politik ve dijital yaşamda daha görünür durumdalar.
Yaşları 18 ila 20 arasında değişen üç genç Kürt kadını, Evin, Zana ve Zelal. Paris ve Strasbourg çevresindeki köylerde yaşayan bu net-vatandaşları da Kürt Özgürlük Mücadelesi’ne kendi cephelerinden katkı sunuyorlar. Birbirlerini internet yolu ile tanıdıktan sonra 24 Mayıs 2010’da Jin Jiyan Azadî (JJA) adıyla bir internet sitesi kurmuşlar.
Kendilerini takma isimleriyle tanıyorlar. Nedeni sorulduğunda, „okuyucuyu kişi üzerinde değil de amaçlar ve düşünceler üzerine odaklandırmak için anonim kalmayı tercih ettiklerini“ söylüyorlar.
Kendi kuşaklarındaki birçok genç gibi onlar da sosyal medyaya ilk olarak blog sayfası açarak katılmışlar.  „Ancak biz daha ileriye gitmek istedik“ diyen genç kadınlar, daha geniş bir kitleye ulaşmak için JJA’yı kurmaya karar verdiklerini belirtiyorlar.

Sosyal ağdaki aktiviteler
Fransa’da Kürt gençlerinin takip ettiği başka siteler de var. Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ve Fransa Kürt Öğrenciler Birliği (UEKF) gibi öğrenci gençliğine daha çok hitap eden siteler yanı sıra, Kürt gündemine ilişkin yayınladığı haberler ve Kürt medyasından aktardığı çevirilerle daha geniş bir gençlik kitlesine ulaşan Rojaciwan, Azadnews, Arjin Kürt Gençlik Derneği (Association de la jeunesse kurde Arjîn) ve Komalên Ciwan gibi internet üzerinde aktif olan gruplar var.
Sosyal ağlar, Kürt sorunu etrafındaki dezenformasyon ve manipülasyonları kırmak için önemli bir rol oynuyor. Baskıcı hükümetlerin bilgi üzerindeki hegemonyasının bilincinde olan gençler, Kürt medyasından takip ettikleri haberleri Fransızcaya çeviriyorlar ya da kendi haber ağlarını oluşturarak bilgileri sosyal medya üzerinde yayıyorlar. Uluslararası kamuoyunda duyarlılık oluşturmak için Twitter ve Facebook gibi sosyal medyada kampanyalar başlatıyorlar ve Avrupa’da Kürt derneklerinin organize ettiği gösterilere katılım çağrılarında da bulunuyorlar.


Türkiye ile bağları zayıf
Sanal ortamda gençlerin Kürt sorunu konusunda daha radikal oldukları gözlenirken, Türkiye ile bağlarının da kendilerinden önceki kuşaklara göre çok daha zayıf olduğu görülüyor. Aralarından birçoğu Avrupa vatandaşı ve yaşadıkları ülkelerin dilleriyle konuşuyorlar. Ancak Türk rejimin devam eden baskıcı politikaları Batılı işbirlikçi devletler üzerinden onların da peşini bırakmıyor. Sadece Fransa’da 2007’den beri onlarca genç gözaltına alındı.
Rejimin tarihsel inkarcı ve asimilasyonist politikalarının etkileri de Kürt gençlerinin günlük yaşamlarına etki etmeye devam ediyor, zira sürekli eylem halindeki aktif bir gençlik profili sözkonusu olmasına rağmen, Kürtçe okuma yazmadaki yetersizlik ciddi bir kaygı kaynağı olmayı sürdürüyor.


‘Eslê xwe ji bîr neke keça min’
„Bizim amacımız gençleri bir bütün olarak Kürt davasıyla ilgili hale getirmektir“ diyen Jin Jiyan Azadî (JJA) kurucuları, amaçlarının bir daha „Kürt mü?“, „O nedir?“, „Tanımıyorum“ gibi soruları ortadan kaldırmak olduğunu söylüyorlar.
JJA’yı büyük bir paylaşım ağına dönüştürmek ve enstitüleşmek istediklerini ifade eden üç genç kadın, „Gelecek yıllarda JJA, başta Kürt toplumunda kadının yeri olmak üzere Kürt kültürü, ahlakı ve değerlerini öne çıkaran bir enstitü olacak“ diyor.
„Adalete susadıklarını ve özgürlüğe aç olduklarını“ söyleyen JJA kurucularından Zelal, şöyle noktalıyor: „Annem bana her zaman şunu söylerdi: ‘eslê xwe ji bîr neke keça min’ (Kızım aslını unutma).“



MAXIME AZADİ - ANF/HABER MERKEZİ