AKP hükümetinin, seçim öncesinde başlayan ve ardından yoğunlaştırılan soykırımcı saldırı konseptinin detayları netleşiyor. AKP'in "hendekleri" gerekçe göstererek abluka ve kuşatmaya aldığı ilçelere yönelik saldırıların çok öncesinden planlandığı ortaya çıktı. Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla Ağustos ayında il valiliklerine "Terörle Mücadele ve Vatandaşlarımızın Huzur ve Güvenliği" başlıklı genelge gönderildi. Başbakanlık Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü'nce hazırlanan ve 19 maddeden oluşan genelge, AKP'nin Kürt halkına yönelik saldırılarının planlı bir kuşatmanın parçası olduğunun ispatı. 


Planlı kuşatma

Genelgede, "İl İdaresi Yasası kapsamında güvenlik birimlerine yetki verilirken, belirlenecek sürelerin, operasyonların etkinliğini ve devamlılığını sağlamaya yeterli olmasına dikkat edilecek. İl İdaresi Yasası kapsamında sokağa çıkma yasağı ilanı dahil önleyici kolluk yetkileri kullanılacak" deniyor.  

Yol kontrollerinin sıklaştırılması, gümrük kapılarındaki aramaların artırılmasının da istendiği genelgede, "Terör örgütlerinin şehir yapılanmalarını çökertmeye yönelik operasyonların başarılı olması ve terör örgütleri ile bunlarla bağlantılı kişi ve grupların istismarına neden olabilecek uygulamalara meydan verilmemesi için önceden ilgili tüm güvenlik ve istihbarat birimleri ile koordineli çalışılıp planlamalar yapılacak. Gerekli takviye birlik ve teçhizat sağlanacak" ifadeleri de yer alıyor.


Kürt memurlarının tasfiyesi

Genelgede, Kürt memurların Kürdistan'dan tasfiyesine ilişkin ise şunlar belirtiliyor: "Terörle mücadeleyi engelleyen kamu görevlileri ile terör örgütlerini destekleyici tutum ve davranışları tespit edilen kamu görevlileri ve kamu kurumlarında hizmet alımı yoluyla istihdam edilenler hakkında gerekli idari ve adli işlemler mülki ve kurum amirlerince yapılacak."

Yol ve karakol yapımlarının yoğunlaştırılması hususuna da yer verilen genelgede, bölgede askeri mevcudiyetin artırılması isteniyor. 


Ekonomik rüşvet 

Devleti destekleyenlere "ekonomik rüşvet" verileceğine dikkat çekilen genelgede, "Terörle mücadeleyi destekleyen aileler, toplumsal kesimler ve gruplar, gaziler ve şehit aileleri ile geçici ve gönüllü köy korucularının ihtiyaçları olması halinde sosyal yardımlardan yararlandırılacak" denildi. 


Cenaze ve mezarlıklar hedef

Devletin iş makinalarına el koymasının istendiği genelgede, mezarlıklara ve cenazelere yönelik saldırıların da bu genelge ile hayata geçirildiği ortaya çıktı. "Cenaze törenlerinin, terör örgütleri ve terörle bağlantılı kesimlerce terör propagandası amacıyla kullanılması engellecek" denilen genelgeden sonra bölgede mezarlıklar ve mezarlıklardaki cami ve cemevleri gibi dini merkezler havadan bombalandı. Yine birçok cenaze törenine saldırı düzenlenirken, en son devlet güçleri tarafından katledilen Taybet İnan'ın cenazesinin sokaktan alınmasına günlerce izin verilmedi. Ayrıca devlet zaten epey uzun bir süredir başta Rojava olmak üzere DAİŞ'e karşı mücadelede hayatını kaybedenlerin cenazelerinin Türkiye'ye getirilmesine izin vermiyor. 

Genelgede, AKP icraatlarını eleştiren uluslararası kuruluşların takibe alınması da istendi. 


 DİHA/ANKARA