Gülyazı Tugay Komutanı Abdullah Paşa, evlatları katledilen Roboskîli koruculara, "Bu olayı kapatın. Silahınızı alın ve görevinizin başına dönün" dedi. Acılı babaların yanıtı: "Devlet failleri açıklamadan o silahı almayız. Alırsak da kendimize sıkarız."
Şırnak'ın Uludere İlçesi'ne bağlı Roboskî Köyü'nde 34 yurttaşın savaş uçaklarıyla katledilmesinin üzerinden 5 ay geçmesine rağmen olayın failleri hala açığa çıkarılmadı. Vur emrinin kimin verdiğini açıklamayan devlet, evlatları katledilen korucu babalara "Bunu unutun" diyerek, "göreve dönün" çağrısı yapıyor. Radikal Gazetesi yazarı Ezgi Başaran'ın köşesine taşıdığı olay, Roboskî köylüleri tarafından doğrulandı. Köylüler, Gülyazı Tugay Komutanı Abdullah Paşa'nın kendilerine "Bunu unutun. Kazaydı. Devlet kaza yaptı. Kapatın. Diyelim ki ben yaptım, n'olcak? Siz devlete karşı ne yapabilirsiniz ki? Görevinizin başına dönün. 50 milyon için kaçakçılık yapıyordunuz, bakın devlet sizlere 120 bin TL veriyor almıyorsunuz" dediğini anlattı. Gülyazı Tuğay Komutanlığı'nda yapılan toplantıya katılan korucuların anlatımları şöyle:

Silahları bırakmaya hazırız
Hüseyin Encü'nün babası İslam Encü: Geçen hafta Roboskî Korucubaşı Mehmet Şerif Encü aracılığıyla Gülyazı Tugay Komutanı Abdullah Paşa bizlerin göreve dönmemizi söylemişti. Bu durumdan rahatsız olduğumuzu ve failler bulunmadığı müddetçe göreve gitmeyeceğimizi söyledik. Komutan Abdullah Paşa da bizleri Gülyazı Tugay Komutanlığı'na çağırdı. Bize 'Ya göreve gidersiniz ya da sizleri görevden alacağız' dedi. Biz de gitmeyeceğiz. Silahları bırakmaya hazırız. Evlatlarımızın failleri bulunmağı müddetçe biz hiçbir yere gitmeyeceğiz, dedik. Bizlere verdiği cevap 'Ben öldürdüm, Roboskî'de yaşayan her kim kaçakçılık yaparsa gerekirse bir daha öldürürüm' oldu. Çocuklarımızın failleri bulunmadığı müddetçe hiçbir şekilde ne operasyonlara çıkacağız ne de herhangi bir görevde yer alacağız. Kaymakam dövüldü diye 74 kişilik liste çıkarıp gözaltına aldılar. Birçoğu halen cezaevinde. Ama evlatlarımızın katillere hala yargı önüne çıkarılmadı. Bu koşullarda asla koruculuğa devam etmeyiz. 92'de zaten zorla silah vermişlerdi. En kısa zamanda zorla verdikleri silahları iade edeceğiz."

'Olan biten geçmişte kaldı'
Cemal Encü'nün babası Süleyman Encü: Paşa neden göreve çıkmadığımızı sordu. Biz de söyledik. 'Bir kazaydı. Bu olayın üzerinde neden duruyorsunuz. Bırakın bu olayı, olan biten geçmişte kaldı' dedi. Ben de kaza olmadığını, katliamın bilerek yapıldığını söyledim. Bana 'farzetki ben öldürdüm. Devletiz biz. Ne yapacaksınız?' dedi. Ben de 'madem siz öldürdünüz ve devletsiniz o zaman biz de sonuna kadar bu olayın peşini bırakmayacağız' dedim. Paşa bize ayrıca '50 milyon için kaçakçılık yapıyordunuz, bakın devlet sizlere 120 bin TL veriyor almıyorsunuz' dedi. Biz para değil, faillerin bulunmasını istiyoruz. Her gün televizyonların başında acaba çocuklarımızın failleri bulundu mu diye bekliyoruz. Bu olayın faili ister Başbakan ister Genelkurmay olsun, failler bunlunca bizim de söyleyecek sözümüz var elbet."

Vicdanımız silahı kabul etmiyor
Şerafettin Encü'nün babası Nazmi Encü: Paşa'ya 'katliamı gerçekleştiren ve size telefonda vur emrini veren kişinin ismini istiyoruz. Oğlum üzerine uçaklarla bombalar yağdırılarak öldürüldü. Halen failleri bulunmadan ben nasıl bu göreve gidebilirim? Bu psikoloji ile o tepede nöbete omzumda silahla gidersem ve o anda yaşanan katliamın izleri aklıma gelirse ben ne yapabilirim sizce? Benim tek bir seçeneğim kalır ben de o silahla kendime sıkarım. Bundan dolayı ben hiçbir göreve gitmek istemiyorum' dedim. Paşa da 'BDP'liler mi göreve gitmeyin diyor' diye sordu. Hepimiz 'hayır' dedik. Hiç kimse göreve gitmeyin demedi. Bizler bu olay aydınlatılsın istiyoruz. Vicdanımız elvermiyor o silahı taşımaya.

DİHA/ŞIRNAK




Bomba 1 yıllık bütçeye eş

Tiyatrocularla biraraya gelen BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan, “Roboskî'de halkın üzerine yağdırdığınız bombaların maliyeti devlet tiyatrolarının bir yıllık bütçesine eşdeğerdir. Kar elde etmek istiyorsanız savaş politikalarına son verin” dedi.
BDP Grup Başkanvekili Kaplan, Devlet Tiyatrosu Sanatçıları Derneği Başkanı Şahin Ergüney ve beraberindeki heyeti kabul etti. Kaplan, tiyatrolarla ilgili başlatılan tartışmanın gereksiz bir noktada olduğunu söyleyerek, "Sanatın 75 milyona ulaştırılmasından devlet sorumludur. Sosyal devlet olmanın gereği de budur. F-16'ya ayırdığınız parayı sanata ayırmıyorsanız çok vahim bir durumdasınız demektir. Roboskî'de halkın üzerine yağdırdığınız bombaların maliyeti devlet tiyatrolarının bir yıllık bütçesine eşdeğerdir. Kar elde etmek istiyorlarsa savaş politikalarına son versinler” ifadesini kullandı.