17 ilden yüzü aşkın kadının katıldığı konferansta, dünya genelinde ve Türkiye'de cinsiyetçiliğin arttığı, özellikle son yıllarda AKP eliyle sürdürülen, "cinsiyetçi, dinci muhafazakarlık politikaları ile esnek çalışma-emeğin örgütsüzleşmesi/ucuzlatılması-sosyal hakların yerine ücretsiz kadın emeğinin geçirilmesini hedefleyen politikaların" kadınları derinden etkilediği belirtildi. AKP'nin "cinsiyetçi muhafazakar politikaları" nedeniyle kadınların daha fazla eve hapsedildiğine dikkat çekilen bildiride, "Erkek egemenliği ve kadına yönelik şiddeti, kadın cinayetlerini büyüten bir işlev gördüğü; eğitim sistemindeki 4+4+4 düzenlemesinin çocuk gelinler ve çocuk emeği sömürüsüne davetiye çıkardığı; kürtaj ve sezaryenin fiilen yasaklandığı, 30 yıllık savaş politikalarının kadına yönelik şiddeti, taciz ve tecavüzleri arttırdığı; bunlara karşı mücadelenin de ortaklaşması gerektiği" kaydedildi.

Kürt sorununun çözümünde 2013 Newrozu ile ilan edilen çatışmasızlık ve silahlı grupların sınır dışına çekilmesi kararı ile demokratik siyasal mücadeleyi öne çıkaran yeni bir sürecin başladığına dikkat çeken kadınlar, bu süreçte kadınların eşitlik ve demokratik barış taleplerinin, barışın toplumsallaşması ve kadın kazanımları için katılımcılığın da özel bir önem kazandığı müzakere süreci olarak görülmesi gerektiği vurgulandı. Kadın eşitlikçi ve pozitif ayrımcı politikalar ile siyasete katılımcılığın gelişmesi için yerel yönetimlerin önemini dile getiren kadınlar, demokratik yeni bir anayasa için bir çalışmanın başlatılması, barışın toplumsallaşması amacıyla kitlesel kadın buluşmalarının ve çeşitli etkinliklerin organize edilmesi; kalıcı barış için kitlesel kadın mücadelesinin örgütlenmesi, Suriye ve Ortadoğulu kadınlarla dayanışma içinde olunmasına, AKP'nin cinsiyetçi, dinci, muhafazakar politikalarına karşı mücadele etmek, kadınların yerel yönetimlerde ve kamu hizmetlerinde görünür hale gelmesine ve her alanda cinsiyetçi politikalara karşı mücadele geliştirme yönünde bir dizi karar alındı. 

DİHA/İSTANBUL