
Devlet mallarına el koydu
İçişleri Bakanlığı'nın operasyon sırasında kullanılan askeri malzemelerin bedelini, ölen asker veya polislerin maaşını baz alarak açtığı davayı kazanması ile aile, çocuklarının katledildiği mermilerin parasını ödemekle yüz yüze kalmanın acısını yaşıyor. Yaşadıklarını gözyaşları içinde anlatan Yorgun'un babası İsmet Yorgun, "Bizi hem canımızdan hem de malımızdan ederek, dünyamızı kararttılar" diye tepki gösterdi. İki gözlü evde hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Yorgun ailesinin tüm hesaplarına devlet tarafından el konulurken, sadece babadan kalma tek toprakları da hacizle ellerinden alındı.
Cenaze ardından ceza
Başına gelenleri anlatırken zorlanan 70 yaşındaki baba, "Oğlum 2002 yılında dağa çıktıktan sonra kendisinden haber alamadık. Bir gün oğlumun eve döneceğinden emindim. Ama önce cenazesini, ardından devletin bize olan intikamıyla yüz binlerce lira ceza geleceğini hiç düşünmemiştim" dedi.
Kendi adlarına herhangi bir mülk kaydedemediklerini, hesap dahi açamadıklarını belirten baba Yorgun, "Elimizde avucumuzda bir şey yok. Sadece birkaç koyunumuz, başımızı koyduğumuz evimiz dışında bir şeyimiz yok. O da bizim adımıza değil" diye konuştu.
İnsanlığa sığar mı?
"Çok hastayım, belki yarın öleceğim" diyen baba, "Ya çocuklarım ne yapacak. Çocuklarımın hepsi evli, çoluk çocukları var. Bu parayı nerden bulacaklar. Allah aşkına bize birileri mantıklı bir şeyler söylesin" diyerek karara tepki gösterdi.
Yaşadıklarının insanlığa sığmadığını dile getiren baba Yorgun, "Bunu ne Allah kabul eder ne de Peygamber. Hem oğlumu öldüreceksin hem de bana ceza vereceksin. Bu hangi kitapta, hangi ahlakta yazıyor, söylesinler, ben de bileyim" dedi. Baba Yorgun, bu parayı ödeyemeyeceklerini söyledi.
Yorgun'un kardeşi Haruk Yorgun ise, "Hükümet çatışmadaki zararları bizden karşılamaya çalışıyor. Ya bizim kaybımız ne olacak. Neden olaya tek taraflı bakıyor. Benim de ağabeyim işkence görüp, infaz edildi. Bizimki can değil mi?" diye sordu.
HÜLYA EMEÇ/YÜKSEL DİKER/DİHA/VAN