
Lübnan'dan Afganistan'a, Ruanda'dan Kosova'ya kadar iç savaş ve çatışmaların olduğu çok sayıda ülkede gazetecilik yapan İsrailli Itai Anghel, Rojava'da da başarılı bir gazetecilik örneği gösterdi. Bölgede DAİŞ'e karşı savaşan Kürt gerillalarla cephede görüşerek bir de belgesel hazırlayan Anghel, İsrail kamuoyunun dikkatini Rojava'ya çekmeyi başarmış. Deneyimli gazetecinin Kürtlere olan ilgisi 2003'te, ABD'nin Irak'ı işgali sonrası bölgeye gitmesiyle başlamış. 2010'da ilk defa Kürdistan'a gittiğinde de, Kürtlerin kültüründen, tarihinden ve mücadelesinden çok etkilenmiş. Kısa sürede onlarca Êzîdî Kürt arkadaş edinen Anghel, bu ziyaretinde Kandil Dağı'na giderek KCK Yürütme Konseyi Üyesi Murat Karayılan ile de görüşmüş. O zamandan beri de İsrail'de Kürtlerin hikayesini anlatmaya devam ediyor.
Dönem Kürtlerin dönemi
Rojavada'daki Kürtlerin mücadelesi ile İsrail ve Kürtlerin ilişkisini konuştuğumuz meslektaşımız Itai Anghel, Batı ve Güney Kürdistan'a neden gittiğini ise şöyle izah ediyor: "Suriye'ye ilk defa Kasım 2012'de gittim. Aslında Amerikalı meslektaşım James Foley ile aynı zamanda ülke sınırına girmişiz ve bulunduğumuz yerler de birbirlerine çok uzak değilmiş. DAİŞ'in saldırdığı Sincar'da (Şengal) katliam olduğunda bundan çok etkilendim. Aynı zamanda gazeteci Foley de, DAİŞ tarafından başı kesilerek katledilmişti. Bunları görünce korkmadım değil. Oralar bir gazeteci için güvenli bir ortam değildi. Ancak 'dönem Kürtlerin dönemi' dedim. Bir halk özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi veriyor ve benim oraya tekrar gidip bunu haber etmem gerekiyor diye düşündüm ve Kürdistan'a gittim."
'Ölümle burun burunaydık'
Güney Kürdistan ile Rojava'nın sınırında DAİŞ'e karşı cephede haftalarca kaldığını ve vaktinin büyük bir çoğunluğunu HPG, YPG ve YPJ gerillalarıyla geçirdiğini aktaran Anghel, gerillalar ile birlikte sürekli ölüm ile burun buruna olduğunu, çünkü DAİŞ'in onlara yer yer çok yaklaştığını belirtiyor. Anghel aynı zamanda orada bulunduğu süre zarfında bir çok gerilla ile röportaj yaparken, tutsak düşen DAİŞ üyeleri ile de görüşme fırsatı bulmuş.
'Gerillalardan çok etkilendim'
İsrailli gazeteci tanıştığı Kürt gerillalardan çok etkilendiğini ise şu sözlerle anlatıyor: "Yaptığım haberlerde Kürtlerin özgürlük mücadelesini ve kadın savaşçılarını öne çıkarmaya çalıştım. PKK gerillaları ile ilk defa 2010'da tanışma fırsatım oldu. Onların ne kadar cesur, güçlü kadın ve erkek savaşçılar olduğunu zaten o zaman da görmüştüm. Beni zaten hayran bırakmışlardı ancak Rojava ile birlikte Kürt gerillalardan daha da çok etkilendim. Çünkü DAİŞ'ten kaçmayarak, cephede ileriye doğru gidip savaşan tek grup Kürt gerillalardı."
'Kobanê zaferine çok sevindim'
Bir gazeteci olarak hayatı boyunca taraf tutmadan haber yaptığını belirten Anghel, Rojava deneyiminde ise tarafsız kalamayıp, Kürtleri savunduğunu söylüyor. Bunu da Kürtlerin haklı ve meşru davasına bağlıyor: "Çünkü savaşçılar, halktan oluşuyordu. Onlar için en iyisinin olmasını istedim, bu da özgürleşmeleriydi. İşte bu yüzden de Kobanê'nin düşman işgalinden tamamen kurtulmasına çok sevindim. Kürdistan'daki arkadaşlarımı arayarak hepsini teker teker kutladım."
Dünya Kürtlerin gücünü gördü
Anghel, büyük bir hezimete uğrayan DAİŞ'in Kobanê'ye tekrardan saldırma ihtimalinin olduğunu ancak başta DAİŞ olmak üzere tüm dünyanın Kürtlerin pes etmeyip sonuna kadar savaşacağını artık öğrendiğini vurguluyor.
Belgeseli İsrail’de çok ses getirdi
Itai Anghel, DAİŞ'e karşı savaşan Kürt gerillaları anlatan belgeselinin İsrail devlet televizyonunda yayımlanmasından sonra, çete örgütün terörizmini yakından takip eden İsraillerin de aslında Kürtlere desteğe hazır olduğunu gördüğünü belirtiyor.
Herkes kadın savaşçılara hayran
İsrailli gazetecinin bu konudaki gözlemleri şöyle: "İsrail televizyonu için cepheden yaptığım belgeselin yayınlanmasından sonra İsrailler, Kürtlerin büyük destekçisi ve hayranı olmaya başladı. Hayranlıklarında feminist bir bakış açısı da vardı. İsrailli kadınlar, kadın savaşçıların mücadelelerine hayran kaldılar. Herkes Mexmûr'u DAİŞ'in elinden alan PKK'li kadın komutan Medya'yı ve YPJ'li Zozan Cudi'yi konuşmaya başladı. Medya, İsrail'de çok ses getirdi. Haseke yakınlarında Medya ile röportajım belgeselimde de yer alıyor."
Medya'nın resmini yaptı
Görüşmemiz sırasında belgeseli izleyen Liron Ben Arzi isimli İsrailli bir ressamın da çok etkilendiği Medya'nın portresini yaparak kadın gerillayı ölümsüzleştirdiğini de sözlerine eklemeden edemiyor Anghel.
'İsrail halkı Kürtlerin dostu'
"Belgeselden sonra İsrail'de çok şey değişti" diyen Anghel, "Nedir bunlar?" dediğimde ise yanıtı şöyle oldu: "Gözlemlerim ve aldığım tepkilere dayanarak çok samimi olarak söyleyebilirim ki İsrailliler, Kürtlerin başarısını ve özerkliğini canı yürekten istiyorlar. İsrailliler, Kürtlerin bölgede gerçek dostları ve müttefikleri olduğuna inanmaya başladılar."
Devletine kuşkuyla yaklaşıyor
Gazeteci Anghel, İsrail devletine ise kuşku ile yaklaşıyor. Halkın desteğine rağmen İsrail devletinin Kürtlere ilişkin çok net bir politika izlemediğini ve çok dikkatli hareket etmeye çalıştığını belirtiyor. "İsrail, Türkiye'nin yakın bir müttefikiydi ve geçmişte Kürtlere karşı kullanılan silahları bizzat tedarik etti" diyen Anghel, İsrail'in bu müttefikliği oluştururken de Türkiye'nin Kürt politikasını görmezden geldiğine dikkat çekiyor.
İsrail için de değişim kaçınılmaz
İsrail devletinin Türkiye ve Kürtler politikasını değiştirmek zorunda olduğunun altını çizen Angel, bu görüşünü şöyle detaylandırıyor: "Bugünlerde Erdoğan hükümeti ile İsrail hükümetinin arası kötüleşmiş durumda ve iki ülke eskisi gibi büyük işbirliği içerisinde değiller. Bir çok İsrailli, Kürtlerin ölümüne katkıda bulunan devlet politikasından utanç duyuyor. İsrail halkına nazaran İsrail devleti, hatalarını daha yavaş deklare ediyor. Ancak bugünlerde İsrailli siyasetçiler, bakanlar hatta başbakan bile Kürt bağımsızlığının gerekliliğinden bahsetmeye başladı. Ancak İsrail hükümeti, bölgedeki müttefikleri ile iyi ilişkiler kurma konusunda her zaman çok dikkatlidir bu yüzden de Türkiye'yi çok fazla rahatsız etmemeye çalışıyor. Tüm bunlara rağmen, değişim kaçınılmaz. Sağlam demokrasi anlayışına ve kadın haklarına sahip Kürtlerin sadece iyi bir dost değil, bölgede çok sağlam bir güç olduğunu herkes dolasıyla İsrail devleti de kabul edecektir."
ÖZLEM GALİP / LONDRA