
Kampa ulaştığımızda eğitime ara verilmişti. Kadınların sıcak gülüşü, hoş sohbeti, tokalaşmaları, sarılışları, yüreğimize sıcaklık yayıyordu. O anlar farklı çerçevelerden çekilmiş güzel birer fotoğraf karesi olarak hafızama nakşedildi. Harika vakitler geçirdik.
Akşam olunca da manga dedikleri gerilla barınağına gittik. Sohbetlerimize demli çay eşliğinde devam ettik. Gün boyu süren meraklı bakışlarla soru sormaya akşam da devam ettik. Bu dağlarda soracak o kadar çok soru buluyor ki insan!
Kadın gerillalar toka yapıyor
Sohbet arasında el yapımı olduğu belli olan tokalar ilişti gözümüze. Nereden temin ettiğini sorduğumda, Ekin adındaki gerilla “bizim arkadaşlar ağaçtan toka yapıyor" dedi. Çok şaşırmıştık.
Ertesi gün tokaları yapan arkadaşlara bunları nasıl yaptıklarını sorduk. Bazı gerillalar, ders aralarında, dinlenme günlerinde bir hobi olarak yapıyor bu işi. Bu uğraşı severek yaptığını belirten Zelal Amanos adındaki gerilla, kevot (akçaağaç) ağacından nasıl toka yapıldığını bize anlatmaya başlıyor: “Kevot ağacından bir parçayı kesip kayık biçimini alacak şekilde parça parça oymaya başlıyorum. İnceltene kadar oyuyorum. Ortası ve köşelerinin eğimli olması gerekiyor. Üst tarafının ise daha düzgün olması için bir cam parçasıyla kaygan bir hal alana kadar düzleştiriyorum. İki köşesinden de küçük delik açıyorum. Sonrasında ise renk alması için kına, tentürdiyot gibi maddeler üzerine sürüyorum. Hatta yağda kızartarak da uygun renge bürüyebilirsiniz. Bu işlemlerden sonra istediğim bir deseni nakşediyorum. En son olarak da parlak bir renk alması için tutkal, saniyelik vs. sürüyorum."
Zelal Amanos, tokanın her iki deliğinden geçirmek üzere kalem uzunluğunda bir çubuğunu da aynı yontma işlemiyle yaptığını anlattı.
Zelal Amanos, bu işi öğrenmek isteyen bütün arkadaşlarına da zevkle gösterdiğini söylüyor ve ekliyor: “Yaptığımız tokaları birbirimize armağan etmekten zevk alıyoruz".
Gerillanın çantasında her zaman arkadaşlarına verecek hediyesi vardır. Tokalar, takı hatta kalem, defter vb. şeyler de yapıp birbirlerine armağan ediyorlar. Biz de armağanımızı alıp misafir olduğumuz bu sıcak birlikten ayrılıyoruz.
JÎNDA ASMEN / BEHDINAN