Navdoskiyan, Colemêrg’in Gever ilçesine bağlı karakollar arasında gizlenmiş ve yasaklı doğa harikası bir bölge. Gürül gürül akan şelalelerin Oremar yolu üzerinde Avaşîn Nehri ile buluşması da Navdoskiyan’a ayrı bir güzellik katıyor.

FETHİ BALAMAN / MA / COLEMÊRG

Doğasıyla adeta renk cümbüşüne dönüşen Yüksekova ilçesine bağlı Navdoskiyan bölgesi saklı bir cennet gibi duruyor. Karakol ve kontrol noktalarının arasında kalan bölgeye şu sıralar pek kimse uğrayamıyor.

Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Navdoskiyan bölgesi yasak ve karakollar arasında gizlenmiş bir doğa harikası. İlçe merkezine 20 kilometre uzaklıkta bulunan Navdoskiyan’a bir polis bir de askeri kontrol noktasından geçilerek ulaşmak mümkün. Bölgeye gitmek için geçilen askeri noktadan geçen herkes kayıt altına alındıktan sonra geçişlerine izin veriliyor.

İlkbahar’ın tüm güzelliklerini içine alan Navdoskiyan’ın bu güzelliği sonbaharın sonuna kadar tanıklık etmek mümkün. Bölge, Ceviz, Armut, Ayva,Elma, Erik,Dut, İncir, Kayısı ağaçları, üzüm bağları ve kahve yapımında kullanılan Menengiç (Kizvan) ağacı da sonbaharın tüm renklerini içinde taşıyor.

 

Top sesleri yankılanıyor

Dört bir yanı dağlarlar ile çevrili Navdoskiyan’da 90’larda boşaltılan Pişqesrê,  Bêsitkê,  Berdereşe, Memîşte, Sêgîzan, Şagulord, Gulord, Qencan, Gihpe, Mergê,Navxelkan, Haciyan köylerinin kalıntıları duruyor. Bölge boşaltıldığı için geri dönen yurttaşların sayısı çok az. Tîlane ve Qencan köylerine karakol yapılırken bir çok tepeye de üs bölgesi inşa edilmiş. Çatışmanın yaşanmadığı dönemlerde turist akınına uğrayan bölgeye şimdiler de top ve silah seslerinin gölgesinde.

Avaşîn Navdoskiyan buluşması

Navdoskiyan’ın ortasından geçen iki şelale gürül gürül akarken ilkbaharda yeşillik sonbaharda ise renk adeta renk cümbüşüne sahne oluyor. Görül gürül akan şelalelerin Oremar yolu üzerinde Avaşîn Nehri ile buluşması da Navdoskiyan’a ayrı bir güzellik katıyor. Yasak ve çatışmalara sahne olan Navdoskiyan bölgesinde yaşayan yurttaşlar üç yıl öncesine kadar özgürce dolaştıkları dağlarında şimdi bahçelerine dahi çıkamadıklarını belirtiyor.

 
   

İnsan eli değmeyen alan kalacak mı ?

 

Dünya’da insanın ayak basmadığı doğal alanların payı bir yüzyılda en az 4 kat azalırken, geriye kalan dörtte birlik alanın yok olmasının önüne geçilemeyeceği uyarısı yapılıyor.

Nature dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, insan elinin değmediği doğal alanlar geride kalan 100 yıllık dönemde büyük oranda azaldı. İnsan eli değmemiş alanlar günümüzde dünyanın sadece yüzde 23’ünü oluştururken, bu oran 20’inci yüzyılın başlarında yüzde 85’i buluyordu.

Sanayileşmeyle birlikte insanın erişemediği alanlar her geçen gün azalırken, sadece 1993-2009 arasındaki 16 yıllık dönemde 3 milyon kilometrekareyi aşkın doğal alan yok oldu. Yani Hindistan büyüklüğünde doğal alanlar insanlar tarafından sömürüldü.

El değmemiş alanlara yönelik çalışmada kara ve denizler incelenirken, halen koruma altındaki doğal alanların üçte ikisinden fazlasının 5 büyük ülkede olduğu sonucu çıktı. Bu alanların yüzde 70’inin sırasıyla Rusya, Kanada, Avustralya, Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya’da olduğu belirlendi.

Araştırmaya göre, halen insanlarca sömürülmeyen doğal alanların çok geçmeden ‘üretim’ bahanesiyle yok olması kaçınılmaz. Zira bu alanların büyük bir çoğunluğunun bulunduğu Rusya, ABD ve Brezilya’da korumaya dair ciddi önlemlerin alınmadığına dikkat çekiliyor.

Daha önce de Doğal Yaşamı Koruma Örgütü (WWF) tarafından yayınlanan bir raporda, 1970 ile 2014 yılları arasında dünyadaki vahşi alanların yüzde 60’ının insanlarca yok edildiği sonucu çıkmıştı.

 

LONDRA