Büyük devrimler bazen küçük bir ayrıntıyla başlar. Ve belki yarın bugünün tarihini yazarken, Gezi Parkı’ndaki ağaçlar tam da bu küçük ayrıntıyı oluşturacaklar, kim bilir! Yoksulun, emekçinin, fakirin, kısacası halkın kapitalizm tarafından kirltetilmiş pis bir şehrin içinde ciğerlerine temiz hava çekebilecek yerlerden birisidir Gezi Parkı. Bu yüzden de önemlidir!

Konu bugün artık 3-5 ağacın dışına çıktı.
Tüm Türkiye’de insanlar ayaklanırken, düzen çirkin yüzünü bir kez daha gösterdi. Direnişçilere inanılmaz bir öfkeyle saldıran polisleri gördünüz. Hep derler ya düzen savunucuları: “İlk taşı eylemciler atmasaydı, polis de öyle davranmazdı”, diye; düzenbazlar her konuda olduğu gibi bu konuda da yalan söylüyorlar.
Görüntülere iyice bir bakın! Direnişçiler en temel haklardan birisini, gösteri ve protesto hakkını kullanmak isterken, polis terörünü görmeniz gerekir.  Gaz kapsülleri hedef alınarak insanların üzerine atılıyor; coplar havada uçuşuyor (yoldan öylesine geçene ya da yol kenarında oturana bile coplar iniyor!); kızların saçlarından tutup yerlerde sürüklüyorlar; evlerin balkonuna çıkıp içeri gaz bombaları atıyorlar; yakaladıkları eylemcileri tekme-tokat dövüyorlar!
Bir Başbakan eylemcileri ‘çapulcu’ diye aşağılarsa; onların haklı protestolarını ‘tencere tava hep aynı hava’ diye küçümserse, ‘Kışla’yı yapacağız, hatta Taksim’e cami de yapacağız’ diye inatlaşırsa, Başbakan’ın polisleri de eylemcilere terör uygular!
Hala ileri demokrasinin varolduğuna inanıyormusunuz? Hatay’da bir eylemci kurşunlandı, İstanbul’da bir eylemci gözünü yitirdi...
Hiç sevmediğim Devlet Bahçeli bile bakın ne dedi: “Başbakan Naziler gibi gaz odaları kurdu.” MHP liderinin demek istediğini haydi biz açıkca söyleyelim: faşizm değil de nedir? Erdoğan ve dindaşları da faşist değil de nedir? Tabi, ileri demokrattır kendileri!
Birde dikkat ettiyseniz (sadece İzmir’de değil), eylemcilere tekme-tokat girişen, ellerinde çivili sopalı olan islamcı ve ülkücü faşistler de vardı. Aklınıza birden Kanlı Pazar mı geldi? 1969 yılında Deniz’ler 6.Filo’yu protesto ederken camilerde toplanıp ‘Allahuekber’ nidalarıyla eylemcilere saldıranlar, onları öldürenler mi geldi?
Ne değişti ki?
Faşizmin ismi değişti, o kadar! Artık islamofaşist bir ülkede yaşıyoruz, bunun başka izahı yok! Ama öfke patladı bir kere! Halkın coşkusu, sokaktaki direniş artık sadece Gezi Parkı’yla alakalı değil, artık sözkonusu sistemdir. ‘Hükümet istifa’ ve ‘Faşizme karşı omuz omuza’ sloganları öfkenin, direnişin boyutunu gösteriyor.
İnsanların burnuna kadar geldi. Beyinlerindeki çirkin fikirleri söze vuran islamofaşistler kendinden olmayanları, yani Türk-Sünni olmayanları yıllardır aşağılamakta.
Eylemcilere ‘kız mı kadın mı belli değil’ diyen, ‘o bilirsiniz ya, Alevi’ diye, Kürtlere ‘Zerdüştlük’ üzerinden saldıran, Süryanileri tarih kitaplarında hain olarak gösteren, Ermenileri ‘piç’ olarak gören bir anlayıştan bahsediyoruz.
Halkın öfkesi sokaklara taştı!
Belki burdan bir devrim çıkmayacak. Bu konuda biz sosyalistler de ciddi bir özeleştiri vermemiz gerekecek, çünkü biz hiç ama hiç hazır değiliz bu ayaklanmaya öncülük etmeye. Bunun çok nedenleri var ve sosyalistler olarak bunun analizini bir an önce yapıp pratiğimizi bir an önce çoğu yerlerde değiştirmemiz gerekecek. Fakat hazır olmadığımız için de bu ayaklanmaya öncülük edemeyeceğiz! (Keşke edebilsek, ama maalesef...)
Peki bu ayaklanmalar ne olacak?
Belki CHP ve ulusalcı bir kesim (İşçi Partisi vs.) önderlik etmeye çalışacak, ama bu da şüpheli, çünkü CHP tabanı ilerici olabilir, ama CHP yönetimi halkın onun peşinden gidecek kadar halkın sempatisini kazanmış değildir.
Belki de nasıl kendiliğinden başladıysa belirli bir yerde de kendiliğinden bitecek (çünkü aynı yere varıyoruz, sosyalist bir öncünün eksikliğini yaşayacak bu ayaklanma).
Yine de şu unutulmamalı: bazı Kürt dostlarımızın ayaklanmanın barış sürecine zarar verebileceğini düşünmelerine gerek yok, direniş barış sürecine zarar vermeyeceği gibi, tam tersine, hala ileri demokrat sanılıyorsa eğer, islamofaşizmin yüzünü teşhir etmiştir ve halk artık ‘bizi istediğin gibi aşağılayamazsın’ demiştir. Zaten KCK’de eylemcilere destek konusunda gerekli açıklamayı yapmıştır.
Başbakan’ı götürmese, hükümeti düşürmese bile, ilk kıvılcım çakıldı, Türkiye halkları ayaklandı ve şunu diyorlar: bizi güdebileceğiniz bir koyun sürüsü sandınız, ama dikkat edin, bu sürü sandığınız koyunların tepesi atmaya başladı ve bir süre sonra ne çobanlığınız, ne de çobanköpekleriniz özgürlüğümüze engel olabilir!
Burdan Gezi Parkı direnişine ve bugünden geleceğin özgür Türkiye’sini bizlere tekrar hatırlatan direnişçilerine selam olsun, binlerce selam...