Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi uyarılar gelmeye devam ediyor. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert C. O’Brien, Kongre’nin S-400’lerden vazgeçilmemesi durumunda Türkiye’ye yönelik yaptırım kararı almaya hazır olduğunu söyledi. O’Brien, Türk devletinin savaş suçlarıyla ilgili soruya da ”Gördüğümüz kimi şeyler rahatsız edici, savaş suçları konusunda çok endişeliyiz. 21. yüzyılda, soykırım, etnik temizlik ya da savaş suçlarına yer yok. ABD buna seyirci kalmayacak ve Türklere gayet net belirttik” şeklinde yanıt verdi. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesi bir mektup gönderdiği ortaya çıktı. Middle East Eye’de (MEE) yer alan habere göre; mektupta Beyaz Saray toplantısı öncesinde ABD’nin Rus yapımı füzeler konusundaki krizin çözümüne yönelik şartları belirtildi. Ragıp Soylu imzalı habere göre Trump, S-400 sistemlerini devreye sokmamayı kabul etmesi ve gelecekte Rus silah sistemleri satın almamayı taahhüt etmesi halinde Türkiye’nin ABD’nin yeni nesil F-35 savaş uçağı için ortak programa tekrar kabul edilebileceğini de belirtti. Konuya aşina olan iki Washington kaynağına göre mektup, bu hafta iki lider arasındaki gerçekleşecek görüşmenin zeminini oluşturacak. MEE’de yer alan habere göre mektup, bu kez kez devlet protokollerine uygun diplomatik bir dille yazıldı. Haberde Beyaz Saray’ın Kongre’nin baskısı altında sabrını yitirmiş gibi göründüğü ve S-400 fiyaskosuyla Türkiye’ye yaptırım uygulayarak ya da yaptırım tehdidini kullanarak şartlarını kabul etmeye zorlamak istediği belirtildi. Trump, geçtiğimiz Pazartesi günü Erdoğan’ın sözcüsü İbrahim Kalın’a gönderdiği mektupta, sorunu yaptırım uygulamadan çözmek için bir yol önerdi: “Türkiye S-400 sistemlerini devreye sokmasın, ABD’li yetkililerin düzenli ziyaretlerine izin versin ve Ankara Rus silahlarını daha fazla satın almamayı taahhüt etsin.” Erdoğan’ın şartlarını kabul etmesi halinde Trump, Türkiye’yi F-35 programına geri döndürme ve 100 milyar dolarlık ikili ticaret anlaşması hazırlamaya önerisi de yaptı. Türkiye, yaz boyunca S-400 füze sistemlerinin birinci ve ikinci partisini almayı sürdürdü. Pentagon da, Temmuz ayında Türkiye’yi F-35 programından uzaklaştırdı. MEE kaynaklarına göre, Trump’ın mektubu Erdoğan’ı ikna etmedi. Erdoğan, mektupla yanıt vererek, Trump’a Türkiye’nin S-400 meselesini ön şartlarla tartışmayacağını söyledi. Erdoğan, bu sorunu çözmek için ortak bir komite kurma talebini yineledi ve S-400 ve F-35’in Türkiye’nin savunma yapısı içinde uyumlu olabileceği yönündeki argümanı savunmaya devam etti. Habere göre Erdoğan, Trump’ı krize alternatif bir çözüm bulmaya ikna edebileceğine inanıyor. Kongre karar almaya hazır Bu arada ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert C. O’Brien, CBS televizyonuna yaptığı açıklamada, Kongre’nin S-400’lerden vazgeçilmemesi durumunda Türkiye’ye yönelik yaptırım kararı almaya hazır olduğunu söyledi. O’Brien, konunu yarınki görüşmede gündeme geleceğini kaydetti. O’Brien, “Eğer Türkiye S-400’lerden kurtulmazsa muhtemelen ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası’na (CAATSA) uygun yaptırımlar, her iki tarafın da ezici çoğunluğunun desteğiyle Kongre’den geçecek ve Türkiye, bu yaptırımların sonuçlarını hissedecek. Bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a açıkça söylemiştik. NATO’da S-400’lere, önemli miktarda Rus silah alımına yer yok. Bunu Başkan (Trump), Washington’a geldiği zaman ona (Erdoğan’a) çok açık bir şekilde söyleyecek” diye konuştu. Robert O’Brien bununla birlikte, “Türkiye Avrupa’daki ortaklarımız ve bizim için jeopolitik olarak çok önemli bir rol oynuyor. Boğaz’ın iki yanından Karadeniz’e doğru uzanıyor. Romanya, Bulgaristan gibi NATO müttefikimiz olan Karadeniz’de güçler var. Yani Türkiye’yi bir NATO müttefiki olarak kaybetmek Avrupa ya da Amerika için iyi olmaz. ABD Türkiye’yi NATO’da tutmak için elinden geleni yapacak’’ dedi. O’Brien, yönetimin Türkiye’yi NATO’da tutmasının her şeyden öncelikli olduğunu söyledi. Temsilciler Meclisi, Ankara’ya işgal saldırısından dolayı yaptırım kararı almıştı. Temsilciler Meclisi aynı gün Ermeni Soykırımı’nı tanıyan sembolik bir tasarıyı da kabul etmişti. Temsilciler Meclisi daha önce de Türkiye’yi Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi almaması konusunda uyaran bir kararı geçirmişti. Trump’ın yaptırımları veto edip etmeyeceği sorulduğunda O’Brien ‘‘Neler olacağını göreceğiz’’ dedi. Rusya ve Türkiye, Rus hava savunma sistemi S-400’lerin Türkiye’ye teminiyle ilgili Eylül 2017’de anlaşma imzalamıştı. Moskova, Türkiye’ye ilk S-400 sevkiyatını Temmuz 2019’da tamamlamıştı. Savaş suçları Robert O’Brien, Türk devletinin Kuzey-Doğu Suriye’deki savaş suçlarına ilişkin sorulara da yanıt verdi. Erdoğan’ın, Beyaz Saray’a planlanan ziyareti söz konusuyken, Suriye’de işlenen savaş suçlarıyla ilgili soru karşısında O’Brien, şöyle cevap verdi: “Savaş suçu meseleleriyle ilgili çok endişeliyiz. Gördüğümüz kimi şeyler gerçekten rahatsız edici, savaş suçları konusunda çok endişeliyiz, yakından izliyoruz, çok yakından gözlemliyoruz. 21. yüzyılda, soykırım, etnik temizlik ya da savaş suçlarına yer yok. ABD buna seyirci kalmayacak ve bu durumu Türklere gayet net belirttik.” ABD askerleri kalacak Bilindiği gibi ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın 7 Ekim’de yaptığı telefon görüşmesi sonucunda sınır hattında bulunan Uluslararası Koalisyon Güçleri öncülüğündeki ABD askerleri sınır hattından çekilmişti. Yeşil ışık yakılan saldırılar sürerken, Trump’ın kararıyla ABD askerleri üslerini imha ederek, bölgeden tamamen çekildi. Ancak ABD askerleri ,Türkiye ve Rusya arasındaki mutabakat ardından terk ettiği üslerine geri dönmeye başladı. ABC televizyonunda konuya ilişkin açıklamalarda bulunan ABD Genel Kurmay Başkanı Mark Milley, askerlerinin bölgede varlığını sürdüreceğini söyledi. Milley, birlikler halinde yaklaşık 600 askerlerinin kalacağını açıkladı. WASHINGTON

Til Rifet’te binler yürüdü

Til Rifet halkı ve ilçede yaşayan binlerce Efrînli, Türk devletinin işgal saldırılarını protesto etti. Şehba’nın Til Rifet ilçesi sakinleri ile ilçede yaşayan Efrîn halkı, Türk devletinin işgal saldırılarına karşı kitlesel yürüyüş gerçekleştirdi. Pazar Meydanı’nda bir araya gelen binler, işgal saldırılarını kınayan pankartlarla yürüyüşe geçti. Sık sık Onur Direnişi’ni selamlayan sloganları atan binler, ilçenin ana caddeleri boyunca yürüdü. Tekrardan Pazar Meydanı’na kadar yürüyen kitle, burada miting düzenledi. Saygı duruşunun ardından açıklama yapıldı. Açıklama, Emîne Ehmed isimli öğrenci tarafından okundu. Açıklamada komplocu devletlerin kendi çıkarları doğrultusunda Suriye topraklarını parçaladığı vurgulandı. Kurulan Anayasa Komitesi’ne dikkat çekilen açıklamada, komplocu devletlerin Suriye krizinin ömrünü uzatmaya çalıştığı belirtildi. Efrîn Meclisi adına konuşan Şezye Ibrahîm, birbirine kenetlenmiş halkların iradesinin kırılmasının mümkün olmadığını ifade etti. Türk devletinin Rusya’nın yardımıyla Efrîn’i gerçek sahiplerinden boşalttığını belirten Şezye, boşaltılan yerlere çetelerin yerleştirildiğini söyledi. Miting sloganlarla son buldu.  ANHA/ŞEHBA

Savaş suçları için komite

Kuzey-Doğu Suriye’de bulunan hukukçular, Adalet Meclisi’nin de koordinesiyle Türk devletinin savaş suçlarını belgeleyecek bir komite kurdu. Türk devletinin 9 Ekim’den bu yana Kuzey-Doğu Suriye’yi işgal saldırılarında işlediği savaş suçlarını belgelemek için komite kuruldu. Adalet Meclisi’nin de koordinesiyle kurulan komite, Cizîr bölgesinde görev yapacak. Komite ayrıca Avukatlar Birliği’nin de desteğiyle Hesekê’de 7 şube kurdu. Aynı amaçla Til Temir’de de bir şube kuruldu. Komitenin diğer şubeleri Dirbêsiyê, Amûdê, Qamişlo, Tirbespiyê, Girkê Legê, Dêrik, Kobanê, Tebqa ve Reqa’da kuruldu. Komite üyelerinden Aynûr Başa, Türk devletinin yüzlerce suçunun belgeleriyle ortaya konulduğunu belirterek, “Türk devletinin işgal saldırıları başladığından bu yana bir çok savaş suçu işlendi. Bu suçların birçoğunu belgeleriyle ortaya koyduk. Türk devleti savaş suçları işlemeye devam ediyor. Biz de bu suçları belgelemeye devam ediyoruz. Türk devletinin yargılanması gerekir” diye konuştu. Komitenin çalışma şekli hakkında bilgi veren Aynûr Başa, Rojava’da görev yapan avukatlarla irtibat halinde olduklarını ve hazırlanan iddianamelerin araştırıldığını belirtti. Aynur, Hariri, Ruanda ve Yugoslavya’da olduğu gibi Türk devletinin savaş suçları nedeniyle yargılanması için bir özel mahkemenin kurulması için çabalayacaklarını vurguladı.

Siviller kaçırılıyor

Türk ordusu bünyesindeki çeteler, Serêkaniyê ve Girê Spî’de sivilleri kaçırıyor. Kişilerin ailelerinden İdib’deki merkezlerine fidye göndermelerini istiyor. Türk ordusu ile birlikte işgal saldırısında yer alan DAİŞ ve El Nusra arttığı çeteleri, girdikleri Girê Spî ve Serêkaniyê’de insanlık suçu işliyor. Sivil infazları, hırsızlık, yağma, talan ile gündeme gelen Türk güçleri, fidye karşılığında insan kaçırıyor. Çeteler, kaçırdıkları kişilerin ailelerinden İdlib’deki merkezlerine ulaştırılmak üzere fidye istiyor. Kaçırılanlardan biri olan 81 yaşındaki Mahsum Seyda, evini terk etmediği için 1 Kasım günü Tel Menda köyünden kaçırıldı. Seyda’nın traktör, pikap ve eşylarını talan eden Türk çeteleri, daha sonra ailesine telefonla ulaştı. Seyda’nın serbest bırakılması için 25 bin dolar fidye istendi. Aile ödemeyi İdlib’deki merkezlerine ulaştırınca 9 günlük işkence ve tehditli esaretten kurtulan Seyda, evini terk ederek ailesinin yanına göç etti. Amar Eli El Mahsum adlı gencin de Girê Spî’de Cephe El Şamiye çetesi tarafından esir alınıp TSK’ye teslim edildiği ve akıbeti hakkında bilgi alınamadığı öğrenildi. Kaçırılan isimlerden bir diğeri de Serêkaniyêli Nesreddin Hebeş. Saldırılar döneminde Til Temir’e göç eden Hebeş, 4 gün önce evini kontrol etmek için döndüğünde gözaltına alındı. Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) bünyesinde siyaset yapan Hebeş’ten dört gündür haber alınamıyor.