
Sloganlar eşliğinde belediye binası önüne kadar gelen Colemêrgli kadınlar, burada bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Ardından konuşan Hakkari Kent Kadın Meclisi Üyesi Hicret Kavak, Roboskî'de yaşanan katliamı unutmayacaklarını ve takipçisi olacaklarını belirtti. Kavak, "Yaşanan katliamın üstünden onca zaman geçmesine rağmen yetkililer tarafından halen net ve mantıklı bir açıklama gelmemiş, aksine olayla ilgili soruşturma gündemden düşürülmeye çalıştırılıp, soruşturmaya gizlilik ambargosu konulmuştur" dedi. Medyanın da örtbas girişimlerine destek verdiğini belirten Kavak, "Medya ve AKP tekelinde olan her kurum bu katliamı görmezden gelmeye çalışsa da, biz kadınlar bu katliamı unutmayacağız, unutturmayacağız. Ve bu katliamın takipçisi olacağız" diye konuştu.
Tecrit derhal kaldırılsın
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin son bulması gerektiğini dile getiren Kavak, "Bugün Kürt halkına yönelik bütün bu katliam ve siyasi soykırımların günden güne devam ettiği, çözümsüz kaldığı görülmektedir. Oysa ki, çözüm Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'dır. Tecridin 166. gününde halen avukatları ve ailesi ile görüştürülmemektedir. Ülkemizde yaşanan Kürt sorununun asıl çözüm noktası ve muhatabı olan Sayın Abdullah Öcalan'a yönelik, tecridin bir an önce kalkmasını istiyoruz" dedi. Kavak, "Eşit bir yaşam ve barış için her daim sokaklarda olan kadınlardır. Ve bizlerin talepleri de, Sayın Abdullah Öcalan'a yönelik tecridin bir an önce kalkması, siyasi soykırımların son bulmasıdır" şeklinde konuştu.
Savaş durmazsa tüm dünya payını alır
Amed'de Barış Anneleri İnisiyatifi, dernek binasında basın açıklaması yaptı. Açıklamayı yapan Barış Anneleri İnisiyatifi Aktivisti Hava Kıran, Roboski katliamına dikkat çekerek, "Bu katliam Türkiye'nin batısında olsaydı tüm dünya 'bu nasıl bir vahşettir yaşandı' diyeceklerdi. Bakıyoruz, Doğu'da ise kimse sesini çıkarmıyor" dedi. Eski Orgeneral İlker Başbuğ'un tutuklanmasının gündemi değiştirmeye yönelik olduğunu söyleyen Kıran, "Çocuklarımızın üzerinde yürütülen bu savaş durmaz ise, tüm dünya payını alacaktır" diye konuştu.
Annelere seslenen Kıran, "Gelin bu savaşı birlikte durduralım" dedi. Öcalan'ın avukatları ile görüşmesinin engellenmesine dikkat çeken Kıran, "Sayın Öcalan üzerindeki tecridi kabul etmiyoruz" dedi. Anneler "artık yeter" sloganları atarak açıklamaya son verdi.
Riha'nın (Urfa) Pirsus (Suruç) İlçesi'nde BDP İlçe Kadın Meclisi, konu ile ilgili toplantı düzenledi. Çok sayıda kadının katıldığı toplantıda yaşanan siyasal sürece dikkat çeken kadınlar, Öcalan'ın avukatları ile görüşmesinin engellenmesine tepki gösterdi. Kadınlar, "Kürtler asla AKP'ye diz çökmeyecektir" dedi.
SKM'li kadınlar Roboski'ye gidiyor
SKM'li kadınların Taksim Meydanı'nda yaptığı açıklamada, "Uludere katliamını lanetliyoruz" pankartı ile katliam fotoğrafları açıldı. Açıklamada, "Türk halkı ayağa, barış için sokağa", "Jin jiyan azadî", "Bijî biratiya gelan" sloganları atıldı. SKM sözcüsü Birsen Kaya, Roboski katliamının "istihbarat hatası" olarak değerlendirilmesine tepki gösterdi. 35 insanın yaşamını kaybettiği olayda bilgi eksikliği veya istihbarat hatası olamayacağının altını çizen Kaya, "Bu, barış çığlığı karşısında savaşta ısrar etmektir" dedi. SKM olarak Kürt kadınlarıyla dayanışmak istediklerini ve bu yüzden Roboski'ye gideceklerini ifade eden Kaya, "Açıklamayı yaptığımız şu saatlerde Şırnak'ta askeri operasyonlar devam ediyor ve insanlar bombalanıyor" diye konuştu. Kaya, aralarında avukatların da olduğu 10 kişilik heyetle Roboski'ye gideceklerini söyledi.
DİHA/COLEMÊRG-AMED-İSTANBUL
Kadın tutsaklardan kınama
Mardin E Tipi Cezaevi'nde bulunan siyasi kadın tutsaklar, Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Dernekleri Federasyonu'na (TUHAD-FED) gönderdikleri mektupta, Roboski katliamına dikkat çekerek, kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı. 35 kişinin sivil olduğu bilinmesine rağmen katledildiğini ifade eden kadın tutuklular, katliamı kınadıklarını belirtti. Yüzyıllardır Kürt halkının devlet tarafından bir halk olarak görülmediğini belirten kadın tutsaklar, "Katlimizin vacip olduğunu hem sözle hem pratikle, pervasızca göstermektedirler. Tek suçu ortak vatanda, özgür, eşit ve kardeşçe yaşam isteği olan Kürt halkı, insanlık dışı uygulamalara maruz bırakılmıştır. Hukuk ayrı işletilmiş ve katledilmiştir. Tüm halkların çıkarları için mücadele eden Kürt halkı geri adım atmamıştır" dedi.
Sessiz kalanlar da sorumlu!
Kürtleri "Aç bırakarak hizaya getirme" politikaları uygulandığını kaydeden kadınlar, "Fakirleşen halk aç kalmamak, yaşam savaşı vermek için hayatlarını tehlikeye atma pahasına sınır kaçaklığı yapmaya mecbur bırakıldı. Türkiye sınırında bulunan askerlerin bunlardan haberi olmasına rağmen insanlığın, vicdanın kabul edemeyeceği bir vahşet yaşanmış ve bu vahşeti yapanlar kadar, vahşete sessiz kalanların da sorumlu olduğunun unutulmaması gerekir" diye kaydetti. Mektubun devamında şunlar yer aldı: "Tarih vahşeti yapanları da, bu vahşete sessiz kalanları da aynı kefede yargılayacaktır. Sizleri, katledilmeye çalışılan insanlığın kurtarılmasından üzerinize düşeni yapmaya davet ediyoruz."
DİHA/MÊRDÎN