İzmir'de Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi'ne (YDGM) yönelik 4 Aralık 2009 tarihinde gerçekleştirilen operasyonda üniversite öğrencisi Savaş Uçar'ında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınarak, 'örgüte üye olma', 'örgüt propagandası yapma' ve 'Mala zarar verme', 'Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma' suçlamalarıyla tutuklandı. Yaklaşık 14 ay tutuklu kalan Savaş Uçar, yapılan itirazlar üzerine 24 Şubat 2010 tarihinde tahliye edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan ve 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, Uçar'ın isminin gizli tanığın teşhisinde geçtiği belirtilerek 13 ayrı suçlama ile 31 yıldan 141 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istenildi.

Dosyayı 18 celse boyunca inceleyen mahkeme, 27 Kasım 2012 tarihinde davayla ilgili karar verdi. Mahkeme 'Örgüt adına suç işlemek' iddiasıyla Savaş Uçar'ı 28 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararın ardından hakkında yakalama kararı çıkarılan Uçar, tutuklanarak İzmir F Tipi Cezaevi'ne konuldu.

65 tanığın ifadesine başvurulmadı

Cezaevinden mektup yazan Uçar, iddiaları yalanlayarak, "Telefon sinyalime bakılıp, geçtiğim yerlerde kamera görüntüleri incelenip orada olmadığım kanıtlanabilir. Bunun için ölmem mi gerekiyor?'' diye sordu. Uçar, tanık olarak gösterdiği 65 kişinin de suçsuzluğunu kanıtlayacağını belirterek, bunun mahkeme tarafından değerlendirilmediğine dikkat çekti. Haksız yere suçlandığını vurgulayan Uçar, mahkeme kararını şöyle değerlendirdi: ''Haksız yere verilen bu ceza ölümden beter. Belki telefonum dinlendi ve lehime olduğu için dosyaya konulmadı. Benim şahit gösterdiğim 65 kişi gözardı edildi. Bir kişinin şahitliği 65 kişinin şahitliğinden daha üstün tutuldu. Adımın Savaş olması bile kanıt sayılıp, bu cezayı vermiş olabilirler. Cezayı ailemiz de çekiyor. Bu dünyayı kin ve nefretle değil, sevgi ve adaletle kurmamız gerek. Gelecek nesillere miras olarak kavgayı değil kardeşliği bırakmamız gerek. Hayatım boyunca Savaş kelimesini duydum. Çünkü bu bana isim olarak verildi. Ama adı Barış olan bir kardeşim var. En çok sevdiğim kelime bu. Umudumuz barıştır."

İZMİR