
Dosyayı 18 celse boyunca inceleyen mahkeme, 27 Kasım 2012 tarihinde davayla ilgili karar verdi. Mahkeme 'Örgüt adına suç işlemek' iddiasıyla Savaş Uçar'ı 28 yıl hapis cezasına çarptırdı. Kararın ardından hakkında yakalama kararı çıkarılan Uçar, tutuklanarak İzmir F Tipi Cezaevi'ne konuldu.
65 tanığın ifadesine başvurulmadı
Cezaevinden mektup yazan Uçar, iddiaları yalanlayarak, "Telefon sinyalime bakılıp, geçtiğim yerlerde kamera görüntüleri incelenip orada olmadığım kanıtlanabilir. Bunun için ölmem mi gerekiyor?'' diye sordu. Uçar, tanık olarak gösterdiği 65 kişinin de suçsuzluğunu kanıtlayacağını belirterek, bunun mahkeme tarafından değerlendirilmediğine dikkat çekti. Haksız yere suçlandığını vurgulayan Uçar, mahkeme kararını şöyle değerlendirdi: ''Haksız yere verilen bu ceza ölümden beter. Belki telefonum dinlendi ve lehime olduğu için dosyaya konulmadı. Benim şahit gösterdiğim 65 kişi gözardı edildi. Bir kişinin şahitliği 65 kişinin şahitliğinden daha üstün tutuldu. Adımın Savaş olması bile kanıt sayılıp, bu cezayı vermiş olabilirler. Cezayı ailemiz de çekiyor. Bu dünyayı kin ve nefretle değil, sevgi ve adaletle kurmamız gerek. Gelecek nesillere miras olarak kavgayı değil kardeşliği bırakmamız gerek. Hayatım boyunca Savaş kelimesini duydum. Çünkü bu bana isim olarak verildi. Ama adı Barış olan bir kardeşim var. En çok sevdiğim kelime bu. Umudumuz barıştır."
İZMİR