İsviçre Gündemi
İsviçre “Direkt” Demokrasi sistemini Global Krizin de etkisiyle bir adım öne taşıyor. Yakında referanduma da sunulacak bir öneriyle, hükümetin önemli uluslararası anlaşmaları ve büyük harcamaları halk oylamasına sunması isteniyor. Yasalarda da değişikliği öngörecek öneride, önemli uluslararası anlaşmalarda ve harcamalarda halk iradesinin esas alınması amaçlanıyor.
Kesinleşmesi beklenen önergede, eğer 50 bin kişi bir karara karşı imza toplar, ya da 8 kanton hükümetin uluslararası bir anlaşmasına karşı çıkarsa konu halk oylamasına götürülecek.
Yine SVP
Söz konusu öneri ve referandum talebinin arkasında yine aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) çıktı. İsviçre’nin AB üyeliğinin Halk oylamasıyla red edilmesine reğmen, Hükümet, AB ile bir çok anlaşma yaparak İsviçre’yi adeta bir AB üyesi haline getirmekle eleştiren SVP, söz konusu manevra ile AB’nin yükümlülüklerinden İsviçre’yi kurtarmak istiyor. Elbette SVP’nin niyetleri arasında, global kriz yükünden kaçmak, yabancıların İsviçre’ye akınını önlemek, uluslararası krizlerin mali yükünden İsviçreyi sorumsuz ülke haline getirmek gibi konular da bulunuyor.
Sol çevreler ve partiler ise hükümetin yasalarla belirlenmiş yetkilerini kullandığını, parlamentonun halkın iradesini yansıttığını, İsviçre’nin etik, hukuki ve uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan sorumlulukları bulunduğunu belirterek, her kararın referanduma götürülmesinin hükümeti zorlayacağı ve işleyişi yavaşlatacağını savunuyorlar.
Yabancı düşmanlığına hayır çağrısı
Kürtler ve Türkiyeliler açısından Roboskî, KCK, öğrenci ve aydınlara yönelik tutuklamalar, Aleviler ve azınlıkları kapsayan ayrımcılık, Kürtlerin demokratik iradesinin parlamentoya yansımasını engelleyen yasalar, çocuklara yönelik uygulamalar vb. herşey göç nedeni, iltica nedeni. İsviçre, ABD, AB bunlara sessiz kaldıkça göç devam edecektir. Diğer yabancıların da ülkelerine göre benzer sorunları bulunuyor.
İsviçre’de her gün yeni tartışmalarla sertleştirilen ve adeta ülkenin hem ana gündemi hem de bütün sorunların kaynağı gibi gösterilen yabancılar yasasındaki sertleştirmelere karşı Bern kentinde büyük bir yürüyüş düzenlenecek. Bu yürüyüşe güçlü katılmak, yabancıların sorunlarını paylaşmak, ırkçı parti ve basınına “sizin sessizliğiniz, sizin silah anlaşmalarınız, sizin antidemokratik uygulamalara verdiğiniz cesaret” mülteci demek, sürgün demek, iyi bir cevap olmakla kalmayacak, biz yaşadığımız ülkenin sorunlarıyla da ilgiliyiz mesajı verecektir.
Yürüyüş: 23 Haziran 2012, Cumartesi Saat 14.30, Schützenmatt-Bern’de düzenlenecektir.
Global krize ‘demokratik’ önlem