Özgür Kadın Birlikleri (YJA) Koordinasyonu yazılı bir açıklamayla, Rojava’daki göç politikasına dikkat çekti. Batı Kürdistan halkının iki seneyi aşkın bir süredir her yönlü saldırılara karşı büyük bir direniş ve mücadele kararlılığı, varoluş savaşı sergilediğine dikkat çeken YJA; Ortadoğu’da yaşanan halk ayaklanmalarının, demokrasi, eşitlik ve özgürlük arayışlarının dış güçlerin müdahalesine uğradığını belirtti. 

İlk günden beri hedef


Açıklamada, sömürgeci sistemin Rojava halkına kendi devlet kimliğini bile layık görmediği, bu anlamda Rojava halkının canla, başla hem bir kimlik savaşımı hem de bir var olma savaşımı yürüttüğü vurgulandı. Verdiği bedellerle ve yürüttüğü savaşla önemli kazanımlar elde ettiğine de dikkat çekilen açıklamada, bunu kabullenemeyen dış güçlerin ve onların Ortadoğu’daki işbirlikçilerinin, yeni plan ve projelerle bu kazanımları boşa çıkarmaya çalıştığı belirtildi. YJA açıklaması şöyle devam etti: “Örgütlendirilen çeteler, verilen savaş malzemesi ve lojistik yardım, eğitilip gönderilen katiller hepsi de Rojava’daki halkımızın varlığını ortadan kaldırmak, iradesini kırmak üzerinden elbirliğiyle uygulanan yöntemler olmuştur. Bunların hiç biri istedikleri sonuçları veremeyince şimdi de topraklarımızı insansızlaştırma, Rojava’yı boşaltma yöntemini devreye sokmuşlardır. Bilinçli olarak yürürlüğe konulan bu plan çerçevesinde halkımız göçe zorlanmakta, ya öl, aç kal ya da toprağını terk et ikilemi arasında sıkıştırılmaktadır.”

Oyuna gelmeyin!


Kürt halkının direngen, köküne, toprağına, geleneğine bağlı bir halk olduğunu hatırlatan YJA Koordinasyonu, Rojava’daki mücadeleyi hedefleyen göç politikasına karşı durulması çağrısında bulundu:
“Kürt halkı yüzyıllardır aç bırakılmıştır, katledilmiştir, her türlü haksızlığa ve insanlık dışı uygulamaya maruz kalmıştır ancak yine de toprağını terk etmemiştir. Kendi toprağında savaşmış, direnmiş, kendini savunmuş ve gerektiğinde ölmüş ama yine de toprağını bırakmamıştır. Kürt kadını yurtseverliği ve toprağına bağlılığıyla tarihte yerini almıştır. Toprağı ülkesi için her zaman yiğitçe, kahramanca savaşmış canını bu uğurda vermekten çekinmemiştir. Şimdi düşmanın parçalamak istediği bu ruhtur, bu direngenliktir, bu bağlılıktır. Bunun için halkımıza göçün yollarını açmıştır. Halkımızın bir kısmını kaçırtmak, bir kısmını katletmek, onlardan boşalan yerlere çeteleri yerleştirmek ve halkımızın Rojava’daki varlığını ortadan kaldırmak. Halkımızın düşmanın bu oyunlarına gelmemelerini topraklarını terk etmemeleri gerektiğini belirtiyoruz.

Toprağınıza dönün!


Kadın demek; yurtseverliktir, toprağına bağlılıktır, toprağına ve yurtseverliğine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Göç eden halkımız tarihi bir hatanın içine itilmek istenmektedir, Rojava halkımız parçalanıp güçsüzleştirilmek isteniyor, buna alet olmamaları gerekmektedir.
Yozlaştırma politikaları, ucuz işgücü olarak çalıştırma, bir yerlere muhtaç kılma, ahlaksızlaştırma, onursuzlaştırma, iradesizleştirme politikaları had safhada yürütülmektedir. İnsanlık dışı koşullarda yaşamaya mahkum edilmektedirler. Halkımızın bu kirli politikalara gelmemesi gerekiyor.”

Kürt halkını, özellikle Kürt kadınlarını toprağına, kültürüne, onuruna, direnen halkına sahip çıkmaya çağıran YJA Koordinasyonu, “Kimse toprağını terk etmemeli göç edenleri de ait olduğu yere, halkının yanına kendi toprağına dönmeye, direnişin içinde yer almaya çağırıyoruz” dedi.


ANF/BEHDÎNAN




Mültecilerin durumuna dikkat çekildi

Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) aktivistleri, Rojava'da yaşanan katliama ve Türkiye'de Rojavalı kadınlara dayatılan fuhuşa tepki göstermek için Eminönü Yeni Cami önünde basın açıklaması yaptı.
Eylemde konuşan BDP İl Eşbaşkanı Arife Çınar, AKP Hükümetinin El-Nusra çeteleriyle işbirliği yaparak Rojava'daki devrimi boğmaya çalıştığını belirtti. Çınar, "Rojava'daki devrimi boğmak için Rojava halkı, topraklarından göç ettiriliyor. Bizler özellikle İstanbul'a gelen Rojavalı kadınlarla dayanışma içine girerek sorumluluğu üzerimize alacağız" dedi. Çınar, AKP Hükümeti ve devlete Rojava'dan gelen kadınlar için sorumluluk çağrısı yaptı.

'Kadınlar fuhuşa zorlanıyor'


Çınar'ın ardından DÖKH adına açıklama yapan Semra Demir ise, Rojava'daki El-Nusra çetesinin, kadınları ve çocukları katlederek Rojava'yı insansızlaştırmaya çalıştığını söyledi. Demir, Suriye'deki iç savaştan ve çetelerin zulmünden kaçarak Türkiye'ye gelen Kürt kadın ve çocukların, savaştan beter koşullar altında yaşamak zorunda bırakıldığını vurgulayarak, "Suriye'deki insanlık zulmünden kaçan kadınlar ve çocuklar Türkiye'de de neredeyse aynı zulme maruz bırakılmış bulunuyor. Çocuklar açlık, hastalık ve ölümle boğuşurken, kadınlar da fuhuşa zorlanmıştır" diye konuştu.

'Asla kabul etmeyeceğiz'


İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerinde yaşam mücadelesi veren Rojavalı kadın ve çocukların durumuna sessiz kalınmasının manidar olduğunu ifade eden Demir, DÖKH olarak, Rojava'da yaşanan katliamlara ve insanlık dışı uygulamalara sessiz kalmayacaklarını ve başta kadın ve çocuklar olmak üzere, Kürt halkına yönelik vahşeti asla kabul etmeyeceklerini söyledi. Demir, devlet yetkililerini bu dramın sonlandırılması için göreve çağırdı.

Eylem, beş dakikalık oturma eyleminin ardından sloganlar eşliğinde sonlandırıldı.


DİHA/İSTANBUL