
Protesto için çok neden var
Erdoğan ve AKP'nin toplum karşıtı olduğunu dile getiren ABDEM Eşbaşkanı Rojda Yıldırım, 24 Mayıs'taki protestoya katılmak için birden çok sebepleri olduğunu söyledi. Soma'da yaşanan katliamın bir vahşet olduğunu dile getiren Yıldırım, "Soma demek Türkiye gerçekliği demek. Dün Roboskî neyse, bugün de Soma odur. Soma, Türkiye'de yaşanan faşist karakterli yapılanmanın en doruk noktasıdır. Türkiye'de tekçi, egemen, milliyetçi, cinsiyetçi, sömürücü sistem, daha da katmerleşerek varlığını sürdürüyor. Kürt halkına karşı inkar ve asimilasyon politikaları devam ediyor. Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın Türkiye'de halkların özgürlüğü için başlattığı süreç, AKP tarafından bitirilmek isteniyor. Türkiye yeniden karanlık bir savaş sürecine sürüklenmek istenmektedir. AKP'nin toplum karşıtı olduğu bütün politikalarıyla ayyuka çıkmış durumda" dedi. Yıldırım, AKP hükümeti ve Erdoğan'ın yalanın ortasında politika yaptığına vurgu yaparak, sözlerini "Türkiye ya demokratikleşecek ve kendi gerçekliğiyle yüzleşecek ya da faşizm karakteri derinleşecek. Demokrasi güçleri Türkiye'nin Erdoğan sultası tarafından karanlığa sürüklenmesine izin vermeyecektir. Bunun için Köln'de olacağız ve sesimizi yükselteceğiz" diyerek bitirdi.
'Şova izin vermeyeceğiz'
Avrupa Ezilen Göçmenler Konferasyonu (AvEG-KON) Eşbaşkanı Baki Selçuk ise Erdoğan'ın Soma'da yaşanan maden katliamından hemen sonra Almanya'ya gelmesinin utanç verici olduğunu söyledi. Türk Başbakanı'nın Roboskî Katliamı'nın ve Gezi'de katledilenlerinin baş sorumlusu olduğunu dile getiren Selçuk, "Toplumu kendi isteklerini dayatan, insanların yaşam tarzına müdahale eden, çevreyi yok etmeye çalışan Erdoğan, Türkiye'de faşist diktatörlüğü tahakküm etmeye çalışıyor" dedi.
Erdoğan'ın Almanya'ya gelerek şov yapmaya çalışacağını dile getiren Selçuk, "Burada kendi halkına tanımadığı özgürlüklerden bahsedecek. Barışa yönelik her türlü saldırıyı gerçekleştiren Erdoğan burada barıştan dem vuracak. Kendi ülkesinde demokrasiyi, hak ve özgürlükleri yasaklıyor gelip burada hak ve özgürlüklerden bahsetmesi iki yüzlülüktür. Böylesi bir kişinin, böylesi bir diktatörün Almanya'ya gelerek burada yaşayan işçi ve emekçilere sunacağı birşey olamaz. Onun buraya gelip şov yapmasını, yine onun buraya gelip işçi ve emekçilere hakaret yağdırmasına müsaade etmeyeceğiz. Tüm gücümüzle 24 Mayıs'ta Köln'de olacağız" dedi.
'Soma katliamını manipüle edecek'
Avrupa Demokratik Halklar Federasyonu (ADHF) Başkanı Cemal Şahin ise Erdoğan'ın diktatörlüğünün teşhir olduğunu belirterek "Halk, Gezi olaylarında, demokrasi açılımı deyip Kürtlere karşı kalekol yapımında gördü bunları. Erdoğan yaşadığımız, geldiğimiz o topraklarda o devletin kimliğidir" dedi. Erdoğan'ın iktidarı boyunca Türkiye topraklarına güçlenen bir kapitalizm nüvesi olduğunu dile getiren Şahin, "finans kapitalizm palazlandı. Düşününkü herkesin bankalara borcu var. Herkes borcunu nasıl kapatacağını düşünüyor, Toplum kaygılı. Erdoğan artık çırpınıyor, çırpındıkça da batıyor" dedi. Erdoğan'ın Almanya ziyaretini iki neden bağlayan ADHF Başkanı Şahin, "Kitlelerde kabaran bir öfke var. Birincisi cumhurbaşkanlığı seçimleri için buradaki seçmenleri elde etmek, ikincisi Soma Katliamı'nı manipüle etmek Biz Erdoğan şahsında aslında kapitalizmi, baskıcı, despot anlayışı protesto edeceğiz. Kitlelerin bu öfkesinden nemalanan bu siyasal bir çıkar sağlamaya çalışan diğer ulusalcı kanatlara -İşçi Partisi'nden CHP'ye vb. partilere kadar- karşı dile olduğumuzu dile getirmek o kadar önemli. Erdoğan'ın bu düzenin gerçeğidir. Erdoğan'ın gidip ulusal sağcıların gelmesi de bu gerçeği değiştirmeyecektir. Biz yeni bir dünyanın mümkün olduğunu, başka bir yaşamın mümkün olduğunu anlatacağız" dedi.
Güçbirliğine dikkat çekti
Şahin son olarak ADHF olarak Demokratik Güç Birliği Platformu'nun bir parçası olduklarını hatırlatarak "Bu platforma Aleviler Birliği Federasyonu, YEK-KOM ve birçok kurum dahil. Bu tür siyasal politik durumlar gündeme geldiğinde karşısında durduğumuz, -yani Erdoğan'ın despotçu, tekçi anlayışına karşı- hareketi protesto ederek sesimizi yükseltirken, bu sesi içimizde birliği oluşturacak temelde ele almalıyız. Bugün demokratik kitle örgütleri bileşenlerinin bütün olarak ortak hareket etmesi daha önemli daha can alıcıdır. Bu açıktan ve dostane eleştirilerimizdir. Alevi Federasyonlar Birliği'nin bu protestoyu tek başına düzenlemeye çalışması, bizim tarafımızdan kabul edilir bir şey değil. Bu demokrasi güçlerinin birliğine, ruhuna aykırı bir durum. Bu eleştirimize rağmen 24 Mayıs'ta protesto gösterisine tüm gücümüzle katılacağız" dedi.
Rojava ile dayanışma mesajı
Almanya Türkiyeli İşçiler Federasyonu Başkanı Süleyman Gürcan ise Erdoğan'ın Soma Katliamı'nın hemen ardından ve Gezi Direnişi'nin yıldönümüne denk gelecek şekilde Almanya'ya gelmesinin tesadüf olmadığını dile getirerek "Erdoğan cumhurbaşkanlığı seçim sürecini Avrupa'da göçmenlerle başlatmak istiyor. Bir amacı var; çünkü Avrupa'da yaklaşık 1,5-2 milyonluk bir seçmen kitlesinden bahsediliyor. Bu ciddi bir seçmen kitlesi ve bunu arkasına almak istiyor. İkincisi Avrupa'daki göçmen hareketini kendi safında olan ve olmayan olarak bölmek istiyor. Avrupa'daki göçmenleri milliyetçi, ırkçı, tekçi kültürüyle tek bayrak, tek dil, tek din, tek millet, tek devlet meselesini uygulayarak göçmenleri bölmek istiyor. Berlin'de olduğumuz gibi yine birlikte olmamız önemli. Bütün renklerimizle ve farklılıklarımızla ortak bir hareket ortaya koyuyoruz. Bunun altını özellikle çizmek istiyoruz" dedi.
Devletin bütün olanaklarıyla saldırdığını söyleyen Gürcan, "Son olarak Soma'da kendisini protesto eden göstericiye yumruk atacak kadar alçalan, diktatörleşen ve faşistleşen bir başbakanla karşı karşıyayız. Tabii sorun bir başbakan değil, bu bir rejim meselesi. Türk devleti faşist karakteriyle bütünleşen bir Erdoğan simgesiyle karşı karşıyayız. Bugünkü temsilcisini protesto etmeliyiz" dedi.
Harekete uluslararası dayanışma var
Gürcan eylem alanında Rojava ile dayanışma mesajı vereceklerini dile dile getirdi. "Rojava'da Kürt ulusunun, ulusal bağımsızlık çıkarlarını esas alan üçüncü bir yol ortaya çıktı" diyen Gürcan "Bu durum faşist Türk devleti ile işbirlikçilerin hoşuna gitmiyor. Bir tarafta çeteler aracılığıyla, öbür tarafta da kendi işbirlikçileri Barzani aracılığıyla orada hareketi boğmak istiyor. Ama başaramayacaklar. Çünkü bu hareketin uluslararası bir karakteri var. Artık bu hareket, sadece Kürtlerin hareketi değil, uluslararası alanda devrimci ve sosyalistlerin de sahiplendiği, desteklediği bir harekettir. Özellikle Erdoğan'ın protesto edildiği 24 Mayıs'ta bunu haykıracağız. Rojava halkının yalnız olmadığını, Rojava halkının yanında olacağımız pankartlarımızla, sloganlarımızla göstereceğiz Erdoğan yandaşlarına. Tüm gücümüzle orada olacağız" diyerek sözlerini bitirdi.
DENİZ BAŞPENİR/HABER MERKEZİ