Silivri Cezaevi’nde işkence gören oğlu için suç duyurusunda bulunduğu gerekçesiyle kendisine 2 ay görüş yasağı verilen anne Hanife Köseoğlu, “Değil iki ay 24 ay uzaklaştırma versinler. Ben yine susmayacağım” dedi.

Hanife Köseoğlu, İHD İstanbul Şubesi’nde basın toplantısı gerçekleştirdi. Köseoğlu, oğlunun hakkını savunduğu için kendisine 2 ay görüş yasağı getirildiğini belirterek, “Oğlumu ziyarete gittiğimde önüme bir kağıt indirdiler. İki ay görüş yasağı verildi bana. Bunun gerekçesi ise benim oğlum işkence gördüğü için suç duyurusunda bulunmam. Onlara göre ben suç teşkil ediyorum. Tek başıma çok tehlikeli geldim ki bana uzaklaştırma cezası verdiler” dedi. Oğluna düşüncelerinden kaynaklı 10 yıl ceza verildiğini aktaran Köseoğlu, “Üstüne de biz aileleri cezalandırıyorlar. Ben soruyorum: Adalet nerede? Sizin adaletiniz nasıl işliyor? Bu işkenceler neden? İçerideki insanlarımızın nefes alma hakkını neden ellerinden alıyorsunuz” diye sordu.

İşkence yapma hakkı nereden?

“Ben bir anneyim. Evladımı 9 ay karnımda taşıdım. 2,5 yıl süt verdim. Sabahlara kadar ayağımda salladım. O benim evladım, etim, kanım, canım” diyen Köseoğlu, “Benim oğluma işkence yapma hakkını nereden buluyorsunuz? Bunu yapanların evlatları yok mu? Nasıl bir zihniyetle, nasıl bir psikolojiyle yetişiyorlar da karşındakinin insan olduğunu unutuyorlar. Öldürürcesine işkenceler yapıyorlar. Bu nasıl bir insanlık? Vicdanları yok ki bu kadar duyarsız kalabiliyorlar” dedi.

Evladımın arkasında olacağım

 Bir anne olarak evladının işkence görmesine dayanamadığını dile getiren Köseoğlu, şunları vurguladı: “Değil iki ay 24 ay uzaklaştırma versinler. Ben yine susmayacağım. Yine çıkıp bağıracağım. Bir tek kemiğim, bir damla kanım dahi kalsa evladımın arkasında olacağım.”

Kendisi gibi başka annelerin de bu şekilde cezalandırıldığına dikkat çeken Köseoğlu, “Ben buradan hepsine sesleniyorum. Gelin dayanışalım, birlik olalım, evlatlarımızın sesi olalım. Bütün anneler birleşsin çünkü içeride evlatlarımız çok acı çekiyor. Çok işkencelere maruz kalıyor. Sadece havalandırma için yerlerde sürüklenerek işkence görüyorlar. Sohbet hakları ellerinden alınıyor” şeklinde konuştu.

Bunların utanması yok

 Baba Mehmet Haşim Mulla da şunları söyledi: “Bir baba olarak ona baktığımda içim sızladı. Ben 12 Eylül’de cezaevinde yatan bir insanım. O zaman bile böyle bir şey görmedik. Biz montla girdik oraya, üşüyorduk. Ama oğlumun üzerinde ne bir mont ne bir ayakkabı, hiçbir şey yoktu. Başka bir koğuşa gitmek istemediği için ona işkence yapmışlar. Ve o halde oğlumuzu karşımıza çıkarttılar. Bunların utanması yok.”

 

İSTANBUL