Türkiye'de 30 yılı aşkındır devam eden savaşta en çok kadınların zarar gördüğünü belirten kadın örgütleri, savaşın son bulmasını en çok kadınların istediğini belirtti. Halkevci kadınlardan Hande Yanar,barış talebinin savunucusu olan Kürt kadın hareketine dönük saldırıların her geçen gün arttığını dile getirdi. Kadınları etkisizleştirerek bir halkı teslim almanın hedeflendiğini söyleyen Yanar, "En son gelinen noktada müzakere sürecinin başladığı günlerde Paris'te 3 kadının katledilmesi onurlu bir barışı engellemek için Kürt kadın hareketine yapılan bir saldırı oldu. AKP ise, bu katliamın siyasi sorumlusudur" dedi.


AKP kadına düşman

AKP iktidarının Kürt sorununu bölgesel, emperyalist çıkarlar etrafında çözmeye çalıştığını aktaran Yanar, "AKP'nin politikalarında Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümünün olmadığını biliyoruz. Anti demokratik, faşist uygulamaları yürüten AKP bakımından, Kürt sorununun barışçıl çözümü kendi iktidarının temellerine ters düşmektedir" diye konuştu. Yanar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ile devlet yetkilileri arasında yürütülen görüşmeleri desteklediklerini dile getirerek, "Süreç umut verici olduğu kadar kaygı da veriyor" şeklinde konuştu. Karadeniz'de HDK milletvekillerine yapılan faşist saldırıları da değerlendiren Yanar, "AKP hükümeti saldırıları engellemek adına hiçbir şey yapmadı. Hatta provokasyon zeminini de yarattığını düşünüyoruz" dedi. Halklara düşman bir politika izleyen AKP'nin kadına da düşman olduğunu söyleyen Yanar, Kürt kadınlarının daha fazla saldırıya uğradığını belirtti.

Süreç şeffaf yürümeli

Demokratik bir zeminin oluşması için PKK ve devlet yetkilileri arasında yürütülen müzakerelerin eşit olması gerektiğini belirten Sosyalist Feminist Kolektif (SFK) aktivisti Özlem Molla ise, daha önce de yapılan görüşmelerin farklı gerekçelerle rafa kaldırıldığını hatırlattı. Her geçen gün çatışmalı ortamın arttığına dikkat çeken Molla, "Müzakere süreçlerinden beklentiler hayal kırıklığı yaratılıyor. Bu kez yaşanan kanımca daha zorlu bir etaptır" dedi. Sürecin şeffaf yürütülmesinin önemine dikkat çeken Molla, "Sorunun çözümünde Kürt siyasetinin ve bütün tarafların özne olarak yer alması, medyanın savaş ve egemen dilinden arındırılması için olası yol kazalarından kaçınmak gerekiyor" dedi. Savaşın sadece savaş alanı ile sınırlı olmadığını kadınlar olarak iyi bildiklerini söyleyen Molla, "Patriyarkanın devlet eliyle bedenimize kimliğimize ve emeğimize yönelik saldırıları savaş çatışma dönemlerinde daha da artıyor" diye konuştu. Kadınların ulus devletin sınırlarına hapsolup yanı başındaki bir kadının etnik kimliğini düşmanlaştırılabildiğini belirten Molla, bu nedenle bu savaşın asıl bedelini ödeyen kadınların da söz hakkı olduğunu söyleyerek, görüşmelerin müzakereye evirilmesini ve barışla sonuçlanmasını istedi. 

DİHA/İSTANBUL