Bese ERZİNCAN

Şarkı söylemeye tutkulu, devrime, özgürlüğe aşık devrimci sanatçı bir kadını ölüm orucunun 288. gününde ölümsüzlüğe uğurladık.

AKP-MHP faşist iktidarının vicdansız, soğuk, umursamaz yüzüne karşı bir sert bir tokattır değerli Helin’nin eylemi. Onu saygıyla, sevgiyle, büyük yoldaşlık ruhu ile anıyorum. Tüm ailesine, arkadaşlarına, yoldaşlarına baş sağlığı diliyorum. Kürt kadın hareketi olarak özgürleşen bir Türkiye yaratma çalışmalarımızı daha iddialı, daha inatçı bir şekilde yürütme kararlılığı içinde olacağımızı belirtmek istiyorum.

Helin yıldızlaştı. Böylesi faşist bir devlet içinde yaşamış olmasaydı, sanatını en verimli bir şekilde ideolojisi ve düşünceleri temelinde yürütebilirdi. Sahnede bir çiçek, kelebek misali duruşu ile özgürlüğün ilham kaynağı olmaya devam edebilirdi. Ama Türkiye tarihinin faşist devlet gerçeği nedeni ile ancak ölüm orucu gerçekleştirerek sesini tüm kamuoyuna duyurmaya çalıştı. Oysa talepleri son derece kolaylıkla karşılanabilir taleplerdi. Özgür bir ruh ile en içten, candan türkülerini özgürce söylemek, seyircisi ile buluşmak tutuklu olan Gurup Yorum üyesi arkadaşlarının serbest bırakılması talepleri ile ölüm orucu gerçekleştirmişti. Bunlar karşılanabilir makul taleplerdi. Ancak devlet faşist karanlık yüzü nedeni ile bile bile ölüme sürükledi. Elbet bunun hesabı sorulur. Helinlerin, nice şehitlerin hesabı sorulacaktır.

Ölümsüzleşen Helin Bölek’in direngen duruşunun tüm Türkiye, Kürdistan halklarına öğrettiği çok tarihi dersler vardır. Özgürlük asla bedelsiz olmuyor. Özgürlük en özde kendin olmadır. Düşündüğü gibi yaşamayı göze almadır. Kendisi olamayan bir kişinin özgür olması imkansızdır. Kendin olma inanılan değerler, ilkeler temelinde yaşamaktır. Özgürlük duruşunu her ne koşulda olursa olsun gösterebilmenin inancını, cesaretini gösterebilmektir. Bu anlamı ile Helin Bölek duruşu kutsal bir özgür kadın duruşudur. Topluma, kadınlara öncülük etme duruşudur. Sanat ile, türkü ile insanlara ulaşmak, insanların ruhuna seslenmek, insanlığı özgürlüğe, örgütlülüğe, birliğe mücadeleye çağırmak en büyük devrimci faaliyettir. Helin Bölek şahsında bu gerçekleşmiştir. Tüm sanatçıların, aydınların, toplumun, kadınların, hepimizin bu duruştan öğrenecekleri, çıkaracakları dersler vardır.

Günümüz kapitalist modernist yaşamın, insanının kurumuş, aşksız, ruhsuzlaşmış, maddiyattan başka bir şey düşünmeyen yaşam tarzına karşı devrimci sanata tutku ile, büyük bir arzu ile bağlı olmanın adıdır HELİN BÖLEK. Yeni, adaletli, eşitlikçi bir yaşam tutkusu ile yanıp tutuşan bir kadın duruşudur.

Sadece türkü söyleyerek değil, özgürlük duruşunu kişiliğinde yaşamı ile gösteren bir kadın sanatçıdır. “Türkü söyleyemeyeceksem yaşamayacağım” duruşunu özgürlüğü ile bağlantılandırarak kişiliğinde yüksek bir temsili gerçekleştirmiştir.

Helin Bölek Türkiye ve Kürdistanlı kadınların tarihinde bir özgürlük sembolü olarak yerini almıştır. Türkiyeli ve Kürdistanlı kadınlar onun şahsında özgürlük tutkusunu, yaşam aşkı ve inadını çok güçlü bir şekilde anladılar ve hissettiler.

Helin Bölek şahsında kesinlikle Türkiyeli kadınların mücadelesi, Türkiye’deki devrim kadınlar öncülüğünde gerçekleşeceğinin çok somut bir sembolü olarak kalbimizde sürekli yaşayacaktır. Devrim ve özgürlük için mücadele eden şehit düşen, ölümsüzleşen kadınların emekleri, fedakarlıkları, fedailiği asla unutulmayacak ve sürekli bizlerin, tüm devrimcilerin, toplumun yüreğinde çok güçlü bir şekilde yaşayacaktır. Türkiyeli halkların birlikte güçlü mücadelesi ile Türkiye özgürleşecek. Özgürleşen Türkiye içinde kadınlar son derece gür ve akıcı sesleri ile istedikleri türküyü, şarkıyı ağız dolusu bir şekilde milyonlarla birlikte söyleyecekler. Buna inanıyoruz. Türkiye ve Kürdistanlı kadınların özgürlük mücadelesi bunu başaracaktır.

Helin Bölek ölümsüzdür. Sönmeyen yıldızlarımızdandır.