Fiziksel engel de tanımıyor; yani tüm bedenimizi zapt etme gücüne sahiptir. Yaş farkı da tanımıyor; herkesi gücü karşısında eşitliyor. Hem yılanlar bile müzikle büyülenirmiş. Bir insanın duygu dünyasını, onun müzik dinlerken ki tepkilerinden anlayabilirsiniz. 

İngilizce söylenen bir şarkının tınısı bizi alıp uzak diyarlar götürebilir. Tek bir kelime İngilizce bilmesek de, müzik bunu başarabiliyor. Ya da tepeden tırnağa sarsabiliyor. Hele bir de anlıyorsak söylenenleri, enstrümanların katkısıyla adeta insanı alıp uçurur. Kısacası ket vurulamaz bir güce sahiptir...

Hele biz Kürtler gibi sokak ve dağ başlarında vurulan bir halkın müziğiyse, insanın nutkunu tutar. Gözünüzde yaşlar akabilir, yumruklarınızı sıkabilir ve dişlerinizi kenetleyebilir…

Hasan Tercan’ın "Hun Bı Xer Hatın" adlı albümünü dinliyorum. Daha ilk şarkısında dudaklarınıza bir gülücük konuveriyor. Kelebekler gibi kalbinize doğru uçuşuyor ve derin duygulara sürüklüyor. "Ezim Kurdistan" dedikçe Kürdistan ile bütünleşiyorsunuz. Kimi zaman çocukluğunuza uzanıyor, kimi zaman da yaşadığınız travmalar gözlerinizin önüne geliyor ve aşkla doluyor yüreğiniz. Sesindeki hüzün hemen yakanıza yapışıyor. Aynı parçada birçok duygunun okyanusunda kulaç atıyorsunuz.

Tüm şarkıları aşk üzerinedir. O aşk ise yücelerin yücesi Kürdistan’dır. 

Hayatın anlamına yöneltir bizi. Onun için hayatımızın bir amacı olmalı, der sanki. "Amaç için doğulmaz, ama amaç için yaşanır." Yaşamı renklendiren de amaçlardır. Bununla birlikte, hayatı güzelleştiren küçük şeylerdir. Mesela ormanda yürüyüş yapmak ya da bir kuşun kanat çırpışında sevinci görmek. Güzel bir müzik albümünü dinlemek… Aklımızı bilginin yoluna sermek ve büyük aşkımızın, dört parçasının kurtuluşunun son ve en büyük amaç olduğunu bilmek...

Dinlerken Kürdistan’a olan aşkınız alevlenirken, bireye duyulan aşk da harlanabilir. 

Özellikle "Dîne" adlı parçası insanı farklı duygulara sürüklüyor. Ses ve müzik tam bir uyum içindedir. Hem dudaklarınıza bir tebessüm ilişiyor, hem de hüznün dalgaları yüreğinizi yalıyor. Peşi sıra yıldızlar arası yolculuğa çıkıyorsunuz. 

Oradan ülke hasretine yenik düşüyorsunuz. Kanat takıp uçmak ve doğduğunuz memleketin semahında kuşbakışı baktıktan sonra, aşağıya doğru süzülerek toprağa secde ediyorsunuz… 

Kürdistan gerilla ve peşmergesini anmadan da olmazdı. Onları tanrısal bir kata yükseltmiş. Ancak onların Kürtleri birleştireceğini bilir, Hasan Tercan.

Mardin’e gidiyorsunuz. Mistik taş duvarlı evleri sarı sarı ışıldıyor. Ve talancıların korkunç yüzleri görünüyor, ürperiyorsunuz. Kalbiniz özgürlük için çarpıyor. 

Kısacası Hasan Tercan’ın albümü hem gülümsetiyor ve hem de hüzünlendiriyor. Beğendim.

Hasan Tercan’dan yeni eserler bekliyoruz.

Kürt müziğinin bir handikabını belirttikten sonra yazıma son vereceğim. Bence ses sanatçıları şarkı sözlerini şairlerden almalılar. Hasan Tercan, güzel besteler yapmış. Sözleri de güzel. Bu, Kürt ses sanatçılarının geneli için yaptığım bir belirlemedir.


MEHMET SÖÐÜT