
Kimliğini ve benliğini kuşatıp sömüren sistemi reddederek yönünü dağlara dönen binlerce özgür kadının arasına katılan YPJ’li Hanım Ardıç (Roj Adıyaman), DAİŞ çetelerine karşı verdiği savaşta 4 Kasım’da toprağa düştü. Ablası Fatma Erdoğan, yitirdiği kardeşini hala insana her şeyi unutturan o gülüşü ile hatırlıyor.
Zılgıtlarıyla insanlık düşmanı DAİŞ çetelerinin korkulu rüyası haline gelen YPJ’li kadınlar, gerilla olmaya karar vermeden önceki yaşam öyküleri de bir o kadar mücadelelerle dolu. Eril sistemi reddederek, kadın ve Kürt halkının özgürlüğü için dağlarda mücadele eden YPJ’lilerden (Yekîneyên Parastina Jin-Kadın Savunma Güçleri) biri de 4 Kasım 2015’te DAİŞ’e karşı başlatılan Hol hamlesinde, Rojava’nın Hesekê bölgesinde yaşamını yitiren Hanım Ardıç.
Ardıç, savaş gerçekliğiyle daha çocuk yaştayken ailesiyle birlikte Semsûr’dan (Adıyaman) İstanbul’a göç etmeye zorlandığında tanıştı. Kahta’da okulunu yarım bırakarak ailesiyle birlikte İstanbul’a gelen Ardıç, ailesinin maddi durumunun kötü olmasından dolayı tekstil fabrikasında çalışmaya başladı.
İş arkadaşlarının deyimiyle “en tepedeki şirketlere” isyan eden Ardıç, bu isyanını katıldığı YPJ saflarında yürüttüğü mücadeleyle büyüttü. 2005 yılında askeri operasyonlara karşı bedenini siper etmek üzere Mardin’in Kızıltepe ilçesinde gerçekleştirilen canlı kalkan eylemine giden Ardıç, bir daha İstanbul’a dönmedi ve PKK saflarına katıldı.
Daha sonra, “Roj Adıyaman” ismini alan ve YPJ saflarında Rojava’da savaşan Ardıç’ı ablası Fatma Erdoğan ile eniştesi Cebrail Erdoğan anlattı.
‘Bir gülüşü vardı...’
Ardıç için “Önder Apo’ya hayrandı” diyen ablası Fatma Erdoğan, kardeşinin sürekli Öcalan’ın kitaplarını okuduğunu anlattı. Yıllar önce bir televizyon programında gördüğü kardeşini gülüşünden tanıdığını söyleyen ablası, unutamadığı o gülüşü ise “Bir gülüşü vardı, her şeyi unuttururdu” tanımladı.
‘Sendika gibi çalışırdı’
Hem eniştesi hem de iş arkadaşı olan Cebrail Erdoğan ise emek sömürüsüne her zaman karşı çıktığını söylediği Ardıç’ın, fabrikada her fırsatta çalışanları örgütleme çabası içerisinde olmasını, “Hanım Ardıç, tıpkı bir sendika gibi çalışırdı” benzetmesinde bulunarak tarif etti.
DİHA/İSTANBUL