Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan, PKK'yi "Genç başladık genç bitireceğiz" sözüyle özetlerken, kadroların genç yaşlarda katıldığı PKK saflarında verdiği emek, çaba ve fedakarlık ölümsüzlüğe erişiyor. Bunların en iyi örneklerinden biri HPG Askeri Konsey Üyesi ve YJA STAR komutanlarından Nûda Karker (Nazan Bayram), hep sade ve olgun kişiliği ile dikkat çekti.

Wan'ın Şax (Çatak) İlçesi'ne bağlı Güzeldere Köyü'nde 1972 yılında doğan Bayram, ailesinin Wan merkeze taşınmasıyla Hüsrevpaşa İlköğretim Okulu ile Atatürk Lisesi'ni okudu. Hayatı boyunca çok renkli ve yaşam dolu olan Bayram, liseyi bitirdikten sonra üniversiteye gitmek yerine dağların yolunu tuttu. İki anneden 17 çocuk arasında en küçüğü olan Bayram, merhametli duruşu kadar asi yönleriyle de anılıyor.
Daha çocuk yaşta sorumluluk sahibi olmasıyla hatırlanan Bayram, 92 yılında dağların yolu tutmadan evvel köylerinin gidişinden bir yıl sonra yakılacağını bilircesine, ailesine "Devlet artık bize bu topraklarda yaşanılacak mesken bırakmadı" der.

Bêrîtan'ın en iyi arkadaşı
Güney savaşına denk gelen katılımı sırasında Xakurkê'de yaşamını yitiren Gülnaz Karataş'ın (Bêrîtan) en yakın arkadaşı olan Bayram, savaş sonrası Şam'daki PKK Parti Merkez Okulu'na giderek burada PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın denetiminde iki yıl eğitim gördü. Buradan da Avrupa sahasına geçerek başarılı bir çalışma yürüten Bayram, daha sonra Kürdistan'a dönerek kadın öncülüğünü ileri düzeyde temsil etti.
KONGRA GEL ve PKK İnşa Komitesi'nde yer alan Bayram, 2004 yılında Osman Öcalan tarafından başlatılan tasfiye girişiminde tarafsız kalmadı ve doğrularının yanında yer aldı.

Pir û pak bir insan
Zagros, Avrupa, Xinêre, Qendîl ve Botan alanlarında faaliyet yürüten Bayram'ın arkadaşları, girdiği her çalışmada kendine biçilen misyona denk bir duruş sergilediğini, yoldaşları tarafından örnek bir kişiliğe sahip olduğunu, 2 yıl Botan'da HPG Askeri Konsey Üyesi ve YJA STAR Komutanı olarak üstün bir çaba ile özgürlük savaşında kadının direngenliği ve rengiyle katılarak istikrarlı bir duruş sergilediğini anlatır oldu. Silah arkadaşları, "Nûda yoldaş doğuştan başlayarak yaşamının son nefesine kadar hep bir PKK'li militanıydı. Ondan hiyerarşi, iktidar zihniyeti adına bir zerre dahi bulamazdınız. Onda yoldaşlarını incitecek bir tek davranış göremezdiniz. O yaşamıyla, duruşuyla tümden insanlığa kendini adamış pir û pak bir insandı" diye tanımlıyordu.
Arkadaşlarının büyük bir özlemle kaleme aldığı Bayram, 25 Temmuz 2008 tarihinde Hêzil Vadisi ve Mevişkê sırtlarında yaşanan şiddetli çatışmada, HPG Askeri Konsey Üyesi Ferhat Dêrsim (Abdurrahman Nalioğlu), Zêrîn Kajîn (Güllü Kalmaz), Polat Dêrsim (Hıdır Coşkun) ve Gever Faraşîn (Fahri Arslan) ile beraber yaşamını yitirdi. Mezarı ise Şırnak Kato Dağı'ndaki Kurtay Faraşin Mezarlığı'na defnedildi.

Fotoğrafına doyasıya bakamıyor
Nazan Bayram'ın annesi Kumru Bayram ise kızından bahsederken; 22 yıl önce dağa gitmek için evden gittiği günü hala unutmadığını yaşlı gözlerle anlattı. Kızına ait fotoğrafların saklandığı yerden getirilmesi ile uzunca bir süre fotoğrafa sarılan anne, kızının fotoğraflarına hala doya doya bakamadığını söyledi. Kumru Bayram, kızı Nazan dağa gittikten sonra evlerine sık sık yapılan baskınlarda alıp götürülenlerden geriye kalanları korumak amacıyla, fotoğraflarını toprağa gömmek zorunda kaldığını anlattı.
Hiçbir çocuğunun kızı Nazan'ın yerini tutmadığını söyleyen Bayram, "Beni bir gün rahatsız etmedi. Söylediğim her şeyi yapıyordu. Ailesine arkadaşlarına ve mücadelesine sahip çıkıyordu" dedi. Kızının yaşamını yitirdiğini iki yıl sonra öğrendiğini belirten anne Bayram, "Kızımın şehit düştüğünü bana söylemediler. Evimize birileri geliyordu, kimse neden geldiklerini söylemeden kalkıp gidiyordu. Bu acıyı iki yıl duymamı engelleseler de eşimin vefat ettiği gün kızımın da öldüğünü öğrendim. Dünyam başıma yakıldı" dedi.

Hayatı kitaplaştırılıyor
Yıllar sonra kızının mezarı başında hasret giderdiğini dile getiren anne Bayram, "Kızımla ara sıra telefonla konuşuyordum. Ama hiçbir şey onu sıkı sıkıya sarılmanın yerini tutmuyordu. Kızıma doya doya sarılamamam, içimde büyük bir acı olarak hala duruyor. Mezarı başına gittiğimde kendimden geçtim. Öldüğünü kabul edemiyorum, etmeyeceğim de" dedi.
Kızının kendisine kurutulmuş çiçekler gönderdiğini de anlatan anne Bayram, o çiçekleri ve onu hatırlatan, ona ait olan her şeyi halen sakladığını söyledi. Kızının hayatını anlatan kitap hazırlığının yapıldığını paylaşan Bayram, "Kızımın silah arkadaşları onun hayatını anlatan bir kitap hazırlığı içindeler. Bu durum beni çok mutlu etti. Kızım ve onun gibi diğer çocuklarımızın hayatları kitaplaştırılmalıdır" diye belirtti.



HÜLYA EMEÇ/MEHMET DURSUN/DİHA/WAN