Türk devletinin bütün savaş unsurlarını saldığı Şırnak, Nusaybin ve Gever’de direniş devam ediyor. Onlarca kez mahallelere girişleri direnişe çarpan devlet güçleri, yoğun bombardımana son günlerde değişik silahlar ve sis bombaları da ekledi.


ŞIRNAK

Direnişin 23. gününe girdiği Şırnak’ta mahallelere yönelik tank ve obüs atışları sürerken, yoğun askeri sevkiyat devam ediyor. 

Önceki gün  top ve obüslerle vurulan kentte İsmetpaşa, Dicle, Cumhuriyet ve Gazipaşa mahallelerine girmeye çalışan devlet güçleri ile YPS/YPS-Jin üyeleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandı. Akşam saatlerinde itibaren çatışmaların şiddeti azalırken, direniş karşısında geri çekilen devlet güçleri, zırhlı araçlarla mahalleleri gece boyu taradı. Yine gece boyunca İnsansız Hava Araçları’nın kentin üzerinde uçuş yaptığı görülürken, helikopter hareketliliği dikkat çekti. 

Sabaha karşı ise özellikle Yenimahalle, Dicle, Cumhuriyet ve İsmetpaşa mahallelerine yönelik top ve obüs atışları başladı. Çok sayıda evde yangın çıktı. Mahallelerde yer yer çatışma sesleri yükseldi.

Kente askeri sevkiyat da sürüyor. Gece saatlerinde 30’dan fazla zırhlı araçtan oluşan bir konvoy 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’na gitti. 

Top ve obüslerle vurulan İsmetpaşa Mahallesi’nde bazı evlerden yükselen siyah dumanlar tüm kente yayıldı. Yüzlerce evin toplarla vurulduğu kentte son iki gündür yüksek binalar hedef alınarak, yakılıyor. Binalardan yükselen dumanlar ise devlet güçlerinin farklı bir silah kullandığı şüphesini; mermi ya da mermi başlıklarının farklı bir cinsten olma ihtimali düşündürüyor. 


Erdoğan’ın ağladığı şiir

Siyah dumanların yükseldiği kentte, mahallelere giremeyen devlet güçleri, zırhlı araçlardan ırkçı şair Arif Nihat Asya’nın “Bayrak” şiirini ve ırkçı marşlar çalıyor. Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, sevdiği şiirlerden olan Bayrak’ı okurken gözyaşları akıtıyor.


Bütün sızmalara karşılık verildi

YPS Genel Koordinasyonu’nun Şırnak’taki açıklamalarla ilgili verdiği detaylar şöyle:

*  3 Nisan günü İsmet Paşa Mahallesinde yaşanan çatışmalarda 1 PÖH elemanı öldürüldü. Aynı gün devam eden çatışmalarda Saray çetelerinin 5 suikastçısı öldürüldü.

*  3 Nisan günü Cumhuriyet Mahallesi’ne sızma yapmak isteyen devlet güçleri, birliklerimizce roketatarlarla hedef alındı. 3 ambülans olay yerine gelip ölü ve yaralıları kaldırdı. Düşman, Ziyaret Tepesi’ne düşman tanklarını yerleştirmek isterken sivil savunma birliklerimiz tarafından vuruldu, tanklar darbe alarak geri çekildi. 

*  Gazipaşa Mahallesi’ne de sızma girişimi yapmak isteyen Saray çeteleri etkili bir şekilde vuruldu; 1 PÖH elemanı öldürüldü.

*  3 Nisan günü Dicle ve Cumhuriyet mahallelerinde yaşanan çatışmalarda 3 suikastçı polis öldürüldü. Yine Valilik çevresinde bir birliğimiz tarafından yapılan atışlar sonucunda 1 PÖH elemanı öldürüldü.

*  2 Nisan günü Gazipaşa Mahallesi(nde Şoreş Goyi adlı YPS savaşçısı şehit düştü.

*  4 Nisan günü Kobra tipi zırhlı bir aracın geçişi esnasında sabotaj eylemi yapıldı; araç imha oldu. Aynı gün Dicle Mahallesi’nde hareket halindeki bir kepçe de imha edildi.

*  3 Nisan günü Dicle Mahallesi eski hastane yanında Saray çetelerinin 1 suikastçısı savunma birliklerimizce öldürüldü. Yine aynı mahallede yaşanan çatışmalarda 1 PÖH elemanı daha öldürüldü.

*  4 Nisan günü mahalleye gelen tanklara yapılan roketatarlı saldırıları sonrasında her iki tank da darbe alarak geri çekildi. 4 Nisan’dan bu yana Dicle Mahallesi’ne yoğun sis bombaları atılıyor.

* 4 Nisan’da İsmet Paşa Mahallesi’nde Saray çetelerini koordine edenler de hedef alındı. Aynı gün Dicle Mahallesi’ne girmeye çalışan 1 tank vurulunca geri çekildi. 

* 5 Nisan sabahı Bahçelievler polis evine birliklerimiz tarafından yapılan eylemde 2 PÖH elemanı ölürken 1 Akrep darbe aldı.


NUSAYBİN

Saldırıların 24’üncü gününe girdiği Nusaybin’de dün de çok şiddetli çatışmalar yaşandı. Saldırıların yoğunlaştığı Fırat, Abdulkadirpaşa, Yenişehir ve Dicle mahallelerine yönelik bombardıman da kesintisiz şekilde sürdü. 

Özellikle Fırat ve Abdulkadirpaşa mahallelerini birbirine bağlayan Şirin Sokak ve Kanarya Caddesi’ne aralıksız top atışları; diğer yandan Gürün TRT Tepe Karakolu ve askeri taburdan havan atışları yapıldı. Çok şiddetli patlamaların yaşandığı mahallelerin üzeri tamamen dumanla kaplandı. 

 YPS Genel Koordinasyonu, Nusaybin’deki çatışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:

*  1 Mart günü Elika Mahallesi’nde yaşanan çatışmada 1 PÖH elemanı öldürüldü.

*  1 Nisan günü 1 kepçe mahalleye girdiği esnada yapılan yapılan sabotaj sonucu kullanılamaz hale geldi.

*  2 Nisan’da saat 09.00’da mahalleye girmek isteyen Saray çetelerine iki sabotaj eylemi yapıldi; ölü ve yaralı sayısı netleştirilemedi.

*  3 Nisan günü Şehit Gelhat Mahallesi eski hastahane tarafından mahalleye girmek isteyen çeteler öz savunma yapan gençlerimiz tarafından durdurularak darbelendi. Aynı gün saat 03.00’te yine bir kepçe mahalleye girerken yapılan sabotaj eyleminde imha oldu.

*  3 Nisan günü Şehit Gelhat Mahallesi’nde Saray çetelerinin bir grubu bahçedeyken sivil savunma birliklerimiz tarafından eylem yapıldı. Ölü ve yaralı sayısı öğrenilemedi. 

*  Yine aynı mahalleye kapsamlı saldırı içerisinde olan devlet güçlerinin zırhlı araçlarına dönük sabotaj eylemleri yapıldi; 1 Kobra ve 1 Ejder, imha olan bir kepçenin yanına giderken sabotaj eylemi sonucu imha edildi. Patlamadan yarım saat sonra olay yerine gelen bir tank da yapılan sabotaj sonucu kullanılamaz hale geldi. Bu olaylar sonrasında 1 Kobra tipi zırhlı araç daha olay yerine geldiği esnada tekrardan sivil savunma birliklerimiz sabotaj eylemi düzenleyip imha etti. AKP çetelerinin buradaki kayıpları netleştirilemedi.

*  3 Nisan günü Koçer Mahallesi Weysika tarafında yaşanan çatışmalarda SPG roketatar silahlarını kullandığı esnada güçlerimiz tarafından hedef alındı. Yapılan atışlar sonrasında 2 JÖH elemanı öldürülürken 1 JÖH elemanı da yaralandı. İlerleyen saatlerden çatışmanın tekrardan başlaması sonrasında yine ağır silahlarla çatışmaya giren devlet güçleri, direniş birliklerimizin hedefi oldu. Çatışma esnasında Binbaşı rütbeli bir asker ile 1 JÖH elemanı öldürüldü.


23 günün özeti

Nusaybin’de, YPS ve YPS-Jin’ın 23 günlük direnişi, devlet güçlerinin katliam ve soykırım politikalarını da boşa çıkardı. Devlet güçleri her gün kayıp veriyor. 23 günde kamuoyuna yansıyan ve aralarında binbaşıların da olduğu 30’u aşkın polis, asker ve korucu öldü, onlarcası yaralandı. 


Zırhlı araç mezarlığı

Her türlü zırhlı araç ve silahın kullanıldığı ilçede onlarca zırhlı araç kullanılamaz hale geldi. Günlerdir mahallelere giremeyen devlet güçleri, Çağçağ Deresi üzerinde kurduğu seyyar köprü ile direniş mahallelerine girmeye çalıştı ancak bu da başarısızlıkla sonuçlandı. 


Operasyona katılmayınca

Ana akım medyada pek yer almayan ilçeye dair bir diğer önemli gelişmesi ise direniş karşısında zorlanan devlet güçlerinin operasyonlara katılmak istememesi. Yaşanan kayıplar ve devlet güçlerinin ilerleyememesi üzerine operasyonda yer alan JÖH ve PÖH’ler arasında tartışmalar ve kavgalar yaşandı. Tartışmaların ana ekseninde ise kayıplar karşısında çok sayıda JÖH ve PÖH’ün operasyonlara katılmayı reddetmesi yatıyor. Bu durum, devlet güçleri arasındaki çözülmeyi de tetiklemeye başladı. 


Akar, apar topar geldi

Hatta bu çözülme öyle bir duruma gelmişti ki, içerisinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın da bulunduğu askeri üst yetkililer apar topar Nusaybin’e geldi. Askerlerle toplantılar yapan Akar, devlet güçlerine “moral vererek” Nusaybin’den ayrıldı. Akar’ın ilçeden ayrıldığının sonrasındaki gün Hakan Şanay adlı uzman çavuş operasyona çıkacağı sırada zırhlı aracın içerisinde intihar etti. 


Erdoğan ölümleri izliyor

Devletin adeta direniş karşısında savaş politikalarının iflas ettiği ilçede, savaş kararı veren güçler arasında da tartışmalar başladı. Yaşanan tartışmalarla başarısızlığın faturası Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak’a kesilmeye çalışıldı. Hatta bu fatura valinin istifa etmesi yönünde tartışmalara kadar giderken, AKP iktidarı ve savaşın soykırım saldırılarının “başkomutanı” Erdoğan tarafından sessizlikle izlendi. 

Nusaybin’de çöken devletin savaş politikası, diğer direniş alanlarına da yansımaya başladı. Daha önce Sur’da çok sayıda JÖH ve PÖH istifa ederken, şimdi de bini aşkın özel harekatçı istifa etmek için Emniyet Genel Müdürlüğü’ne dilekçe verdi. 


Korucuların istifası

Kürdistan’da soykırım saldırılarına katılmayı reddederek, istifa eden korucular ise Türk medyasına yansımıyor. İki hafta içerisinde sadece Mardin’de 78 korucu istifa dilekçesi verdi. Bir kısım korucu istifa ederken, bir kısımda istifa dilekçelerinin sonucunu bekliyor. 

Daha önce “şehit” cenazelerini gazetelerin ve haberlerin manşetinden veren Türk medyası şimdilerde ise bu kayıpları ve çöküşü gizlemek adına neredeyse orta sayfalarda bile yer ayırmıyor.


GEVER

Her tarafı kuyatılıp yasak ilan edilen ve kısralında da askeri operasyon yapılan Gever’de de direniş 24. gününde. Devlet güçleri önceki gün 3 kez Cumhuriyet ve Güngör mahallesine sızma girişiminde bulunda ama başaramadı. Bunun üzerine İlçe Alay Komutanlığı, Efeler Taburu ve Şemzinan yolu üzerinde konuşlandırılan tanklarla mahallelere yönelik obüs, havan ve top atışları başlatılırken zırhlı araçlardan ise mahallelerinin sokakları tarandı.

İlçe merkezi ve bağlı köyler ile sokağa çıkma yasağının 7. gününde sürdüğü Vezirava (Vezirli) köyü ve Çimenli mezrası semalarında ise yoğun helikopter ve Heron hareketliliği yaşandı. Saat 22.00 itibariyle ise Oremar (Dağlıca), Avaşin, Garê, Zap, Xakurkê ve Bêzelê alanları üzerinde Türk savaş uçağı hareketliliği başladı. 

Önceki gün bir tankın imha edildiği Cumhuriyet Mahallesi’ne obüs, havan ve top atışları dün de yoğunluğunu korudu. 

Özellikle Cumhuriyet ve Güngör’ün birleştiği noktalarda bombardıman sonucu yüzlerce ev yerle bir oldu. 

İlçe merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıktaki Büyükçiftlik (Xirvate) beldesindeki Jandarma Karakolu ise akşam saatlerinde dağlık alanlara 3 adet aydınlatma fişeği attıktan sonra tepeleri ağır silahlarla taradı.

Güngör Mahallesi 929’uncu sokaktaki evlerinde yaşayan 5 kişilik Akdeniz ailesinin evinin bahçesine de Şemdinli (Şemzinan) yol güzergahında konuşlandırılan tanklardan atılan 155 milimetrelik top mermisi düştü. 3 çocuğu bulunan ailenin bahçesine düşen top mermisinin şans eseri patlamaması olası bir da faciayı önledi. 

Hakkari Valiliği, kent merkezi ve ilçelerinde ablukayı genişletti. Valilik, Geliyê Tiyarê (Kazan Vadisi) sınırlarında yer alan ve 1995 yılında boşaltılarak insansızlaştırılan Çukurca (Çelê) ilçesine bağlı Bilêcan- Marûfan bölgesini “Özel Güvenlik Bölgesi” ilan ederek, 6-17 Nisan tarihleri arasında yurttaşların girişine yasakladı.


Karşılık verilince ilerleyemiyor

YPS Genel Koordinasyonu, Gever’de Saray çetelerinin mahallelere girmek için evleri yıkıp yol açmaya çalıştığını belirterek, “Bu girişimlerine yönelik olarak savunma birliklerimiz gereken karşılığı vermektedir, bu nedenle katliamcı güçler ilerleme sağlayamamaktadır” dedi. Miciş, Sinova, Efeler Taburu ve Şemzinan Alayı yoluna tanklar konuşlandırıldığını kaydeden YPS’nin çatışmalarla ilgili virdiği bilgiler şöyle: 

* 3 Nisan günü saat 15.00’te 1 grup JÖH, birliklerimizin diktiği bayrağı indirmeye çalışırken hedef alındı, burada 1 JÖH ve 4 PÖH elemanı öldürüldü. Ayrıca çok sayıda yaralısı ambulanslar tarafından kaldırıldı. 

* 4 Nisan günü saat 11.00 ile 12.00 arası Baro Caddesi’nden Cumhuriyet Mahallesi’ne girmeye çalışan Saray çeteleri hem ferdi silahlarla vuruldu hem de sabotaj eylemi yapıldı. 1 tankın kullanılamaz hale geldiği sabotaj eylemi sonrası çatışmalar bir süre daha sürse de düşman çaresiz kalarak geri çekildi. Bu çatışmada 1 YPS üyesi yaralandı. 


Vekil Akdoğan konuştu

Gever’den ayrılmayan HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, yasağı bütün bölgeyi kapsadığını; hukuk, kanun, insanı normların askıda olduğunu, tam saha terör uygulandığını belirterek, yaşam hakkından sağlık hakkına kadar hepsinin ihlal edildiğini söyledi. Kentin bilinçli olarak yıkılıp yakıldığını; köylerle birlikte Şemdinli’nin de ablukaya alınıp ambargo uygulandığını kaydeden Akdoğan, “Artık işkenceyi saklama gereği duymadan sosyal medya hesapları üzerinden paylaşmaktalar. Bu vahşeti cenazelere uygulayanlar hesap verecektir. Hiçbir zulüm hesapsız kalmamıştır. Bu halk hesabını soracak. Bu halk binlerce bedel verdi ve ayakta kaldı” dedi. 


 HABER MERKEZİ