Güney Kürdistan’da 21 Eylül'de yapılan 4’üncü dönem parlamento seçimlerinde, partilerin hiçbiri tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğu sağlayamadı. Bu durum, yeni bir koalisyon hükümetini zorunlu kıldı, ancak Goran'ın YNK'nin önüne geçmesi, yeni koalisyon yapısı ve sonrasının hesaplarını gündeme getirdi.
Yüksek Seçim Kurulu, henüz resmi ve kesin sonuçları açıklamadı. Seçim sonuçlarına ilişkin partilerin ve gözlemcilerin verdikleri rakamlar farklı olduğundan, hepsinin ortalaması baz alınabilir. Bu durumda ortay açıkan tablo şöyle: Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) 40 ile 42 arasında değişen sayıda koltuk elde ederek birinci sırada görünüyor. KDP’yi, 25 ile 27 arasında değişen sayıda parlamenterle Goran Hareketi izliyor. Üçüncü sırada Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) 15-17 arasında parlamenterle geliyor. Dördüncü sırada 10 veya 12 parlamenterle Yekgurtiye İslami, beşinci sırada da 6 veya 8 parlamenterle Komela İslami geliyor. Bu tablo içinde kesin olan sonuç KDP birinci parti, Goran Hareketi ikinci parti, YNK üçüncü parti, Yekgurtiye İslami dördüncü, Komala İslami de beşinci sırada yer alıyor. Olası koalisyon hükümeti de biraz bu tabloya göre şekillenecek. 


Hükümet görevi KDP'nin
Mevcut durumda hükümeti kurma görevi KDP’ye verilecek. 111 üyeli Güney Kürdistan Parlamentosu'nda hükümet kurmak için de en az 56 koltuğa ihtiyaç var. KDP, tek başına bu sayıya ulaşamıyor. Fakat bir de genel tabloda görünmeyen, ama hükümet kurmada etkili olacak olan bir diğer faktör var. Şöyle ki; Güney Kürdistan Parlamentosu'nda azınlıklara ait 11 koltukluk kota var. Bu koltuklara aday olanların çoğunu KDP destekliyor ve azınlıklar adına seçilecek olanların büyük bir bölümünün de seçildikten sonra KDP’ye destek vereceklerine kesin gözüyle bakılıyor. Bu durum koalisyon hükümeti tartışmalarına da bambaşka bir boyut kazandırıyor. Çünkü KDP’nin parlamenter sayısı 40 değil, 50 civarına ulaşıyor. Buna rağmen KDP, tek başına hükümet kurmak için gerekli çoğunluğa ulaşamıyor. Bu durumun ortaya çıkardığı fark, KDP hangi partiyle koalisyona giderse gitsin gerekli çoğunluğa ulaşabiliyor olmasıdır.

KDP ile Goran mı?

Seçimlerin ortaya çıkardığı matematiksel tablo biraz bu şekilde. Bu tablo üzerinden ihtimaller ve siyasal faktörler değerlendirildiğinde, KDP ve Goran'ın ortak bir koalisyon hükümeti kurmaları muhtemel. Fakat böylesi bir koalisyon Goran için pek kazançlı görünmüyor. Çünkü Goran'ın kurulduğu günden son seçime kadarki temel propaganda söylemi ve sloganı, yolsuzluklara karşı mücadeleydi. Yolsuzluk yaptığını söylediklerinin başına da KDP çevreleri geliyordu. Bu seçimden sonra Goran Hareketi’nin gidip KDP ile koalisyon kurması Goran Hareketi'ni zayıflatır. Goran Harketi, 4’üncü dönemde ana muhalefet rolünü üstlenir ve güçlü bir muhalefet yaparsa bir sonraki seçimde birinci parti olmayı başarması dahi muhtemel. Dolayısıyla Goran Hareketi’nin KDP ile koalisyon hükümetine pek sıcak bakacağını beklememek gerekir.

İslamcı partiler ile olur mu?

YNK’yi atlayıp, Yekgurtiye İslami ve Komala İslami’ye ele alarak devam edelim. KDP bunlardan herhangi biriyle de koalisyon hükümeti oluşturabiliyor. Belki 56 sınırına çok yakın duracaklar ve herhangi bir istifa ya da azınlıklarından herhangi birinin farklı bir eğilimi hükümetin istediği her konuda parlamentondan karar çıkarmasını engelleyecektir. Fakat böylesi bir koalisyonun KDP için tehlike arz eden yönü sadece matematiksel hesaplar değil. Daha önemlisi bu her iki İslami partinin KDP’yle aynı kitleye hitap ediyor olması ve Güney Kürdistan’da da İslami eğilimin her geçen gün biraz daha güçleniyor olması gerçeğidir. KDP için tehlike arz eden bu durumu KDP’nin kalesi gibi duran Dohuk’ta Yekgurtiye İslami’nin ikinci parti olmasında görmek mümkün. İslami hareketlerin KDP’nin etki alanlarında, daha doğrusu 1996’da KDP ve YNK arasında yaşanan savaştan sonra bölgenin partiler arasındaki paylaşımı için belirlenen bir statü dağılımı vardı. Hala devam eden bu statü dağılımına göre YNK (doğalında Goran Hareketi) Süleymaniye’de; Hewlêr ve Dohuk’taysa KDP otoriteyi elinde bulunduruyor. İslami hareketlerin de KDP’nin otorite alanlarında bu şekilde güçleniyor olması KDP’yi tehdit eden bir durumdur. Bundan dolayı da KDP mecbur kalmadıkça bu partiler ile koalisyona gitmeyi tercih etmeyecektir. Onlar ile koalisyona gitmek KDP için son seçenek olarak duracaktır.  

Eski ortak ile devam mı?
Dördüncü dönem hükümet oluşumda en güçlü koalisyon ortaklığı ihtimali yine KDP-YNK koalisyon ortaklığı gibi duruyor. Çünkü seçim döneminde KDP ile YNK arasında geçmişte belirlenen stratejik ittifakın bittiği söylense de taraflardan hiçbiri ittifakın tamamen bittiğini ilan etmedi. Üstelik YNK, özellikle Talabani sonrasında bir yalpalama yaşıyor ki, bu dönemi de biraz daha geçmiş ittifak ve ilişkileri koruyarak aşmaya çalışıyor. Bundan dolayı da KDP’ye karşıtlık yerine yandaşça bir siyaset izlemeye ihtiyaç duyuyor. YNK’nin bu durumu KDP’nin de işine geliyor. Koalisyon hükümeti oluşturulurken de KDP’nin öncelikli tercihinin yine YNK olacak gibi.  



NİHAT KAYA/HEWLÊR