
Güney Kürdistan'daki karalama ve kirli propagandalara karşı Şubat ayında yaptıkları açıklamayla gerillayı Güney'den çekmeyi gündeme aldıklarını duyuran KCK'ye Güneyli siyasi partilerden STÖ'lere, DAİŞ tehdidi altında bulunan yerleşim merkezindeki halka kadar çok çeşitli kesimlerden destek geldi. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık da, bir ay aradan sonra yaptığı açıklamada, Güney halkının gerillaya desteğine dikkat çekerek, "Görüyoruz ki Başur halkı ve kurumları, gerillanın Başurê Kürdistan’da kalmasını ve halkını savunmasını istiyor. ‘Gerillanın çekilmemesi lazım, gerilla bizi koruyor ve bize hizmet ediyor’ diyorlar. Biz de halkın istemlerine göre gideriz. Başur halkı ve kurumları ne istiyorsa gerillalarımız ona göre hareket edecektir ve halkı sonuna kadar savunacaktır" dedi.
Bayık bu açıklamasını Güney Kürdistanlı din alimlerini kabulü sırasında yaptı. KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Yürütme Konseyi Üyesi Sabri Ok'la birlikte Kandil'de Güney Kürdistanlı din alimlerinden oluşan bir heyeti kabul etti. Görüşmede din alimleri taleplerini içeren bir açıklamayı da KCK yetkililerine sundu.
Din alimleri taleplerini iletti
Güney Kürdistanlı din alimleri adına açıklama yapan Melê Niyaz Çomanî, gerillanın Güney Kürdistan savunmasından çekilmemesini istedi. Çomanî, Güney Kürdistan medyasının da savunma güçlerinin arasına ayrım koymasını eleştirdi. Tüm Kürt partilerinin bir araya gelerek ulusal kongreyi toplaması, Kürt partilerinin kurum ve kuruluşların Kürt Halk Önderi Öcalan'ın özgürlüğü için mücadele etmeleri gibi talepleri de sıralayan Niyaz ardından KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık söz aldı.
DAİŞ saldırıları ardından Güney Kürdistan'ın güvenliğinin tehlikeye girmesi nedeniyle gerillanın çatışma bölgelerine gönderildiğini kaydeden Bayık, "DAİŞ faşist bir saldırı başlatmıştı ve birçok yeri de işgal etmişti. Biz tarihi ve ulusal bir karar alarak gerillayı Şengal, Mexmûr, Kerkük gibi alanlarda konumlandırdık. Êzîdî halkımız katliamla yüz yüze kalmıştı, biz bu duruma sesiz kalamazdık. Gerillalar savaşarak, direnerek Şengal dağlarına vardılar. Gerilla böylesi zamanlarda halkın yanında olmak ve onu korumak için vardır. Eğer DAİŞ amacına ulaşsaydı, Kürdistan’ın hiçbir partisi 'ben Kürt partisiyim ve Kürt varlığı için varım' diyemezdi. Dünyada Kürtlük adına tek kelime söyleme hakkına sahip olamazdı. Kürtlerin şerefi ve gururu ayaklar altına alınırdı” dedi.
Herkes biliyor ki katliamı önledik
Gerillanın böyle bir rol oynamasına rağmen bazı çevrelerin anti proganda yaptığını kaydeden Bayık şöyle konuştu: “Herkes de şunu iyi biliyor ki bizim Başurê Kürdistan’a girmemiz katliamın önünü aldı. Fakat bazı partiler 'PKK, Başurê Kürdistan’ı işgal ediyor' şeklinde anti propagandalar yapmaktalar. Oysa ki Şengal DAİŞ’in saldırısına uğramadan önce biz Başur partilerine öneride bulunduk. 'DAİŞ Başur’a saldıracak; biz gerillayı Şengal, Kerkük ve Mexmûr’a yollamak istiyoruz' dedik. Fakat ne yazık ki, KDP ve YNK bunu kabul etmediler. ‘Size gerek yok’ dediler. Eğer biz öneri yaptığımızda kabul etselerdi Şengal’de böylesi bir katliam gerçekleşmezdi. DAİŞ insanlarımızı kaçıramazdı, katledemezdi. KDP kabul etmediği için gerilla gidemedi ve bunlar yaşandı.”
‘Güney Hükümeti'ne sahip çıktık’
Gerilla’nın Mexmûr ve Kerkük’te de katliamların önüne geçtiğinin altını çizen Cemil Bayık, "Az kalmıştı Hewlêr düşecekti. Hewlêr düşseydi bütün Kürdistan düşecekti.Fakat biz buna izin vermedik. Aynı şekilde Kerkük’e de saldırdılar, fakat gerillalarımız tüm saldırıları geri püskürttü. Yani PKK, Güney Kürdistan’ın halkına, değerlerine ve hükümetine sahip çıktı" ifadesini kullandı. Bu fedakarlığa karşın gerillanın Güney'deki varlığından rahatsız olmanın kabul edilemeyeceğini söyleyen Bayık, Şengal'deki Halk Meclislerinin de yanlış değerlendirildiğini belirtti. Bayık sözlerini şöyle sürdürdü: "PKK’nin Başur Kürdistan’ı işgal ettiğini, böldüğünü ifade ederek Başurê Kürdistan halkını, kurumlarını ve parlamentosunu PKK’ye karşı kışkırtmak istediler. Oysaki PKK, Şengal'i ve Êzîdîleri Başurê Kürdistan’dan koparmayı hiçbir zaman düşünmedi. Bu tür söylemler doğru olmadığı gibi, ortamı kışkırtmaktan başka bir işe yaramaz.
Güney halkı görüşünü söyledi
KDP’nin 'PKK teröristtir, Başurê Kürdistanı işgal etmek istiyor' söylemi ne kadar doğrudur. Eğer öyle bir şey varsa KDP bunları ispatlamalı. Biz her şeyin ispatlanmasını istiyoruz. Bunu herkes de istiyor. Eğer biz Başurê Kürdistan’a zarar veriyorsak, halkına zarar veriyorsak, düşmanlık yapıyor ve korumuyorsak, gerillamızı oradan çekeriz. Biz Başurê Kürdistan halkına zarar vermeye gelmedik, onları korumaya geldik. Özgürlüğünü sağlamaya geldik. Ama eğer halk aksini düşünüyorsa biz gerillayı oradan çekebiliriz. Onun için biz herkesin fikrini aldık. Görüyoruz ki Başur halkı ve kurumları, gerillanın Başurê Kürdistan’da kalmasını ve halkını savunmasını istiyor. ‘Gerillanın çekilmemesi lazım, gerilla bizi koruyor ve bize hizmet ediyor’ diyorlar. Biz de halkın istemlerine göre gideriz. Başur halkı ve kurumları ne istiyorsa gerillalarımız ona göre hareket edecektir ve halkı sonuna kadar savunacaktır. Bizler halkın fedaileriyiz, halkımız için varız. Biz sadece bir parça için ya da iktidar olmak için mücadele etmiyoruz. Bizim öyle bir amacımız da yok. DAİŞ tehdidi olduğu sürece halkımızı koruyacağız."
Kongre ile karar mercii oluşmalı
Yıllardır ulusal bir kongrenin gerçekleşmesi taleplerinin olduğunu ancak bazı Kürt partilerinin buna gelmediğine dikkat çeken Bayık, "Ulusal kongreyle Kürtler daha da güçlenecektir. Bu kongre ile Kürtler adına bir karar mercisi de oluşturulmalıdır. Bu kongre bütün Kürtler adına mücadele etmeli ve buna bağlı olarak Kürtler adına siyaset ve politika üretmelidir. Bununla birlikte bir askeri çatı oluşturulmalı ve bütün partilerin askeri kuvvetleri bu askeri çatı altında mücadele etmeli. Biz bunu başarırsak halkımıza büyük bir hizmet etmiş olacağız" diye konuştu.