
VEYSEL IŞIK / DORTMUND
Türkiye’de keyfi bir şekilde Avrupa vatandaşlarını sınır dışı etmeye devam ediyor. Düsseldorf’tan İstanbul’a ticaret için giden Bingöllü Erbil hiçbir gerekçe sunulmadan bir günlük gözaltı ardından sınır dışı edildi. Kendisiyle birlikte Güney Kürdistanlı iki Kürdün de Türkiye’ye sokulmadığına dikkat çeken Erbil, "Düsseldorf’ta Alman polisi sadece birkaç gün içinde 18 Kürt’ün benim gibi geri gönderildiğini söyledi" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın bazı ülke vatandaşlarının Amerika’ya girişine yönelik getirmek istediği kısıtlama büyük tepki çekerken, Türkiye ise sessiz sedasız birçok ülke vatandaşına veto uyguluyor. Yurtdışından Türkiye ve Kuzey Kürdistan’a giriş yapmak isteyen Kürtler, Türkiyeli demokratlar ve farklı ülkelerin vatandaşları keyfi gerekçelerle engelleniyor. Gazetemizin bu konuda yaptığı birçok haberden sonra Almanya Dışişleri Bakanı Sözcüsü Martin Schaefer da sınır dışıları doğruladı. "Bize de bazı vakalar intikal etti" diyen Schaefer, konununun gündemlerinde olduğunu ve ilgilendiklerini söyledi.
Tüm Kürtler 'sakıncalı'
'Sakıncalı' gördüğü kişileri Türkiye’ye sokmayan Türk devletinin keyfi uygulaması sadece Kuzeyli değil diğer parçadan Kürtleri de mağdur ediyor. Şubat ayında Almanya’dan Türkiye’ye giden ve güvenlik gerekçesiyle soy isminin yayınlanmasını istemeyen Bingöllü Erbil bu durumun hem mağduru hem de şahidi. Erbil, daha önceki sınır dışı örneklerinde olduğu gibi ‘Kabul Edilemez Yolcu Bilgilendirme Formu’ verilerek Almanya’ya geri gönderildi. Erbil, nasıl sınır dışı edildiğini ve nelere şahit olduğunu gazetemize anlattı.
Ticaret için gitti
Ticaretle uğraşan Kürt işveren Erbil, 15 Şubat’ta Almanya’nın Düsseldorf kentinden İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’na uçtu. Hem 2016 hem de 2017’nin başında Türkiye’ye sorunsuz giriş yapan Erbil’in niyeti, Türkiye’de alışveriş yapmaktı. Havaalanında daha pasaport kontrolüne giriş yapmadan bir sivil polis tarafından yolu kesilen Erbil, maruz kaldığı uygulamaları şöyle anlattı: "Polis, 18-20 yaşları arasındaydı. Gümrüğe girmeden Avrupalı ve Türk vatandaşları ayrı reyonlara geçiyor. Daha sıraya girmeden bana yaklaşan polis 'pasaportunu ver' dedi. Pasaportumun olmadığını Alman kimliğimin olduğunu söyledim ve onu verdim. Polis, kendisiyle gitmemi istedi. Birkaç odanın iç içe olduğu bir yere götürüldüm.
Gözaltına alındı
Bana 'Nereden geldin? Türkiye’ye niye geldin?' gibi sorular sorduktan sonra telefonumu alıp gitti. Bir saat sonra yanıma geldi ve 'Türkiye’ye ait bir belgen var mı' diye sordu. Alman vatandaşı olduğumu, onların verdiği belgeler dışında yanımda bir şey olmadığını söyledim. Yaklaşık yarım saat sonra başka bir polis yanıma gelerek 'Ben senin araştırmanı nasıl yapacam' diye sordu. Ben de kendisine Alman Konsolosluğunu arayıp oradan benim hakkımda bilgi alabileceklerini söyledim.
Kimseyle görüştürülmedi
Uzun bir aradan sonra yine aynı polis geldi yanıma. Kendisine beni dışarıda bekleyen işadamlarının olduğunu, İstanbul’u tanımadığımı, onlara haber verilmesi gerektiğini söyledim. Polis ise gözaltında olduğumu ve kimseyle görüştürülemeyeceğimi, dünyayla irtibatımın kesildiğini ve kimseyi arayamayacağımı söyledi. Ben de 'Alman vatandaşıyım ve Alman Konsolosluğu’yla görüşmek istiyorum' dedi. Ne konsolosluk ne de avukatla görüşmeme izin verildi. Polis, 'Kimse sana yardımcı olamaz' dedi.
'Vize başvurusu yaparsın!'
'Suçum ne, beni niye burada tutuyorsunuz?' diye sordum. Bana 'Seni yarın Almanya’ya geri göndereceğim. Ancak vizeyle buraya giriş yapabilirsin dedi. Daha sonra bir belge imzalamam istendi. Reddedince, eğer imzalamazsam polis eşliğinde sınır dışı edileceğim söylendi. Ben de belgeyi imzaladım. Ertesi gün saat 11:45 uçağa bindirildim. Bana uçakta telefonumu verdiler ancak diğer evraklarımı vermediler. Kimliğim, pasaportum ve diğer evraklarım ise Almanya’ya vardıktan sonra bana teslim edildi.
Evrakları Alman polisine teslim edildi
Ben uçağın arka kısmında oturuyordum. Düsseldorf Havaalanı’na iniş yaptığımızda arka kapıdan inmek istedim, ancak hostes inemeyeceğimi söyledi. Karşıda gördüğüm Alman polislerin benim için geldiğini söyleyip inmeme izin vermedi. Ön kapıdan indim, hostesler evraklarımı polise teslim ettiler.
Sadece Düsseldorf’a 18 Kürt geri gönderildi
Polis kimliğime baktıktan sonra 'Sen Kürt müsün?' diye sordu. Ben de 'Evet, Kürt’üm' dedim. Bunun üzeri Alman polisler, bana ilk kişi olmadığımı, şimdiye kadar özellikle Alman vatandaşı olan onlarca Kürt’ün Türkiye’den sınır dışı edildiğini söyledi. Sadece son birkaç gün içinde 18 Kürt Düsseldorf’a geri gönderildi."
Güneyli Kürtlere de yasak!
Erbil, İstanbul’dan sınır dışı edildiği gün birisi İtalyan birisi de Avusturya vatandaşı olan iki Güney Kürdistanlı Kürt’ün de sınır dışı edildiği bilgisini bizimle paylaştı: "Türkiye üzerinden Güney Kürdistan’a gitmek istiyorlardı. Ancak bunların geçişlerine de izin verilmedi. Ayrıca bu şahıslar Türkçe bilmedikleri için hakaretlere de maruz kaldılar."
Konsolosluk da bilmiyor
Almanya’ya geldikten sonra ise Erbil, Türkiye’nin Düsseldorf Konsolosluğu nezdinde girişimlerde bulundu. Aldığı cevap ise şöyle oldu: "Senin vizeye ihtiyacın yok. Ayrıca senin işlediğin bir suç da yok. Kim ve niye senden vize istemiş, bilmiyoruz. En iyisi sen bir avukat tut, araştırsın. Bakalım seni niye sınır dışı etmişler hem biz hem de sen öğrenmiş olursun."
Yabancılar Bürosu: OHAL’den dolayı bir şey yapamayız
Bunun üzerine İstanbul Emniyeti’nde Yabancılar Bürosu’yla irtibata geçen Erbil, "Onlar da olağanüstü halden dolayı hiçbir şey yapamayacaklarını söylediler. Bir avukat aracılığıyla dosyayı takip etmemi önerdiler" diye konuştu.