Bu yıl Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği dalında “Mülteci kampında kadınlar bir paket süt için fuhuşa zorlanıyor” haberiyle ödül alan Arjin Dilek Öncel, Gurbetellilerden aldığı cesaretle o kampta yaşananları ve fail erkekleri teşhir ettiğini söyledi.
Riha’da bulunan Telhamut Çadır Kenti’nde kamp çalışanlarının mülteci kadınları zaruri ihtiyaçları karşılığında cinsel ilişkiye zorlanması gerçeğini ortaya çıkaran Mezopotamya Ajansı (MA) muhabiri Arjîn Dilek Öncel, 26. Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri gecesinde Gurbetelli Ersöz Kadın Haberciliği dalında ödül aldı.
Üç yıldır Riha’da sahada çalışan tek kadın gazeteci olan Öncel, aynı zamanda eril zihniyetle mücadele ediyor. İlk kez ödül aldığını ve bunun da Musa Anter ve Gurbetelli Ersöz adına olmasının kendisini çok heyecanlandırdığını ifade eden Öncel, “Gurbetelli Ersöz’ün ve gerçekleri ortaya çıkaran kadın gazetecilerin bize verdiği cesaretle, onların mirasıyla sahalardayız. Yaptığımız işin aslında ne kadar zor olduğunun farkındayız. Üstelik böyle feodal kimliğiyle ön planda olan bir kentte gazetecilik yapmak çok kolay değil” dedi.
‘Erkekler sahada olmamızdan rahatsız’
Öncel, Riha’da kadın gazetecilerin sahada çalışmamasının nedenini, “Eril zihniyetin baskısı nedeniyle kadınlar içeriye kapanıyor. Belki bizden güç alarak sahalara çıkacaklardır. Erkekler bizim dışarıda olmamızdan son derece rahatsız aslında. Sahada görüyoruz; bir kadın onlara haber atlattığında son derece rahatsız oluyorlar” diye konuştu.
‘Yaptığım işin önemini fark ettim’
24 Haziran seçimleri sürecinde Pîrsus’ta eşi ve çocukları AKP çetesi tarafından katledilen Emine Şenyaşar’ın çığlıklarına da tanık olduğunu dile getiren Öncel, şöyle konuştu: “Emine Şenyaşar’ın çığlıklarını hala duyuyoruz. Bu olay herkesin gözü önünde yaşanmıştı. Ben o gün oradayken yaptığım işin bir kez daha önemini fark ettim. Çünkü ailenin esnaf olmadığını, silahlı olduklarını söylüyorlardı. Biz onların orada 25 yıllık esnaf olduğunu ispatladık. Bu hırsla diğer ilçelere yöneldim. Çünkü oralarda da korkunç şeyler yaşanıyor. Mülteci kadınlar ‘ikinci eş‘ olarak evlendiriliyor, fuhuşa zorlanıyor. Çocuklar dilenciliğe itiliyor. Kamplarda yaşanan o korkunç şeylerin farkındaydık. Ancak bunu ortaya çıkarmak kolay değil.”
‘Kadın cesaretiyle hareket ettik’
Kampın kapısına vardıklarında sayısız güvenlikle karşılaştıklarını belirten Öncel, olayı nasıl ortaya çıkardığını anlattı: “Kadınların fuhuşa zorlandığını herkes biliyordu ama bunu ortaya çıkaramıyorlardı. İki görüntüden iki haber yaptım. Görüntülerden biri zaten 2015’te internete düşmüştü ama basın görmek istememişti. Biz bunu tekrar görünür kıldık. Bir kadın cesaretiyle hareket ettik. Gurbetelli Ersöz, Deniz Fıratlardan aldığımız cesaretle o kampta yaşananları ve erkekleri teşhir ettik. Ancak fuhuş pazarlığına dahil olan erkeklerden sadece biri işinden atıldı.”
Öncel, cesaretle sahada olmaya devam edeceğini vurguladı.
JINNEWS/İSTANBUL