HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in bir dakika bile cezaevinde kalmasının büyük bir hukuksuzluk olduğunu söyledi.

 Amed’de 22 Ocak 2018’de gözaltına alınan ve 31 Ocak’ta tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilen Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven, 24 Haziran seçimlerinde Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) Hakkari Milletvekili seçildi. Güven, milletvekili seçilmesinin ardından yargılandığı Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 26 Haziran’da görülen duruşmada tahliyesine karar verildi. Ancak savcılığın tahliye kararına itirazı üzerine Güven cezaevinden tahliye edilmeden Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi yeni bir tutukluluk kararı verdi.

Tutuklu bulunan bir diğer milletvekili CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu hakkında MİT TIR’ları görüntülerini gazeteci Can Dündar’a ilettiği gerekçesiyle verilen 5 yıl 10 ay hapis ceza onaylanmasına rağmen Yargıtay tarafından milletvekilliği boyunca infazının durdurulması ve serbest bırakılması kararı verildi. Leyla Güven’in avukatları da Yargıtay’ın Berberoğlu kararını emsal göstererek, 21 Eylül’de Güven’in tahliyesi edilmesi talebiyle Yargıtay’a başvurdu. Güven’e ilişkin Yargıtay tarafından bir karar verilmediği gibi 9 Ekim’de Amed merkezli yapılan siyasi soykırım operasyonunda evi basılarak arama yapıldı.

Yaşananları değerlendiren HDP Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş, soruşturma kapsamında Güven’in adının bulunmadığını belirterek, “Milletvekilinin evi aranamaz. Güven bu soruşturma kapsamında değil. Devlet organlarının bir milletvekilinin konumunu unuttması ve bu kadar habersiz olması korkunç bir tablo” dedi.

Berberoğlu hükümlüydü

 CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun Yargıtay tarafından alınan karar ardından serbest bırakılması ve kararın Leyla Güven için emsal gösterilmemesine dikkat çeken Beştaş, “Leyla Güven şu anda dokunulmazlığı olan bir milletvekili. Seçilmeden önce tutuklandı, ancak milletvekili seçilerek dokunulmazlık kazandı. Dokunulmazlığı da kaldırılmadı” diye konuştu. Yargıtay’ın Berberoğlu hakkında “Hükümlü olsa bile milletvekili olduğu için infazın durdurulması ve serbest bırakılması” kararı verdiğini hatırlatan Beştaş, Berberoğlu’nun hükümlü olduğunu, ancak Leyla Güven’in hakkında kesinleşmiş karar olmadığını, tahliye kararı verilmesi gerektiğini vurguladı.

Yargıya siyasi müdahale

 Mahkemenin Leyla Güven’in milletvekili seçilmesi ardından tahliye kararıyla hukuka uygun bir karar verdiğini ancak savcılık itirazı üzerine verilen yeni tutuklama kararını hatırlatan Beştaş, şunları söyledi: “Müdahale sonucu büyük bir hukuksuzlukla yeni bir tutuklama kararı verildi. Bu da siyasetin yargıya müdahalesinin bir boyutunu ortaya koyuyor.”

Serbest bırakılması gerekiyor

 Güven’in avukatlarının Yargıtay’ın Berberoğlu hakkında verdiği kararı emsal göstererek, tahliye talebinde bulunduğunu dile getiren Beştaş, Leyla Güven ile ilgili kabul veya ret kararı verilmediğini, mahkemelerin kaygıyla hareket ettiğini söyledi. Mahkemelerin Anayasa’ya uymakta zorlandıklarını hatırlatan Beştaş, “Leyla Güven’in bir dakika bile cezaevinde kalması büyük bir hukuksuzluktur. Derhal salıverilmesi gerekiyor” dedi.

Hukuksuzluk giderek büyüyor 

HDP’li milletvekillerinin seçilmeden önce haklarındaki yargılamaların Anayasa’nın 83. Maddesi’ne rağmen devam etmesine ilişkin de Beştaş, “Aslında yargı bağımsız ve tarafsız değil derken, tam da bunu söylüyoruz. Hukuksuzluk devam ediyor ve gittikçe büyüyor” şeklinde konuştu.