HPG gerillası Mensur Güzel, Öcalan üzerindeki tecride dikkat çekmek için 11 Kasım 2011 tarihinde İzmit-Karamürsel arasında sefer yapan Kartepe adlı deniz otobüsünü kaçırmıştı. Deniz otobüsüne yapılan baskınla HPG gerillası SAT komandoları tarafından infaz edilerek, Güzel'in üzerinde silah ve patlayıcı olduğu iddialarıyla da infaz meşrulaştırılmaya çalışılmıştı. Anne Sitti Güzel, avukatı Hüseyin Boğatekin aracılığıyla, yetkililer hakkında suç duyurusunda bulundu. Anne Güzel, kamu görevlileri tarafından oğlunun "görev sınırları aşılmak sureti" ile öldürülmesi hakkında İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve operasyona katılan kamu görevlileri hakkında şikayetçi olarak, haklarında adam öldürmek suçundan gerekli yasal işlemlerin yapılmasını istedi.

İnfaz edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu Savcılığı'na verilen dilekçede, olayın 12 saat sürdüğü belirtilerek, İstanbul ve Kocaeli valilerinin çelişkili açıklamalarının Güzel'in "sağ yakalama şansı varken öldürülme şüphesi" yarattığı ifade edilerek, "Yaşam hakkının açıkça ihlali ihtimali azımsanacak boyutları aşmıştır" denildi. Güzel'in üzerinde patlayıcı madde olduğu yönündeki iddialara da yer verilen dilekçede, silahla vurularak öldürüldüğü hatırlatılarak, bu sırada patlayıcının infilak etmemiş oluşunun çelişki olduğuna vurgu yapıldı. Türk polisinin bu tür olaylardaki tavrının da tartışmalı olduğu belirtilen dilekçede, "Olayla ilgili otopsi raporu, feribot içerisindeki varsa kamera görüntüleri, tanık beyanlarının titizlikle incelenmesi" talep edildi.

Günlüğünü istedi

Anne Sitti Güzel, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı ikinci bir başvuruyla da, oğlunun elbiselerini ve özel eşyalarını istedi. Dört yıl görmediği oğlunun kendisi için yazdığı günlüğü de isteyen anne Güzel, günlüğün öldürüldüğünde oğlunun üzerinde olduğunu düşündüğünü belirtti.


GÜLER CAN / DİHA/İSTANBUL