
Cizre’deki vahşet bodrumlarında katledilenlerin cenazelerinin getirildiği Silopi’deki Habur Sınır Kapısı‘nda kurulan geçici Adli Tıp Kurumu’nda teşhis işlemleri devam ediyor. Ailelerin Habur Sınır Kapısı önündeki bekleyişi devam ederken, teşhis işlemleri dün öğle saatlerinde başladı. Kızı Hülya Uysal için bekleyen Halil Uysal, katliamın bir vahşet olduğunu vurgulayarak, “10 gündür cenazemizi arıyoruz. Mardin’e gittik. Baktığımız cenazeler arasından teşhis edemedik. Buraya geldik burada da hala teşhis işlemleri başlamamış. Nasıl bir vahşettir ki cenazeler teşhis edilemeyecek duruma getirilmiş. Cenazeler teşhis edilemiyorsa bir vahşet olduğu ortadadır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Öte yandan Cizre’den dün çıkarılan 3 cenaze daha Habur’da kurulan geçici ATK’ye getirildi. Getirilen cenazeler ile birlikte Habur’daki cenaze sayısı 53 oldu. Bugüne kadar Habur’daki ATK’de sadece 11 cenaze ailelerine teslim edildi.
MHD’den BM’ye mektup
Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) Eşbaşkanları Gülşen Özbek ve Serhat Eren, Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde başlayan sıkıyönetim uygulamalarında yaşamını yitirenlerin ölümlerinin araştırılması talebiyle Birleşmiş Milletler’e (BM) mektup yazdı. Yazılan mektupta, yaşanan ölümlerin bağımsız ve tarafsız soruşturulması amacıyla BM Genel Sekreterliği’ne çağrıda ve başvuruda bulunuldu.
ŞIRNAK