Bugün size gazetelerin Pazar yazısı gibi bir yazı yazmak istiyorum. Gazeteler, yani kocaman gazetelerden bahsediyorum. Yurt dışında öğrendikleri bir gelenekle Pazar günü hafif şeyler yazıyorlar ya öyle hafif bir yazı. Düşündüm, iyi de bir önlem çünkü Adana Pozantı Cezaevi gibi bir alçaklığı ortaya çıkartan gazeteci arkadaşlar gibi birden, KCK’ya filan da dahil olabiliyor insan. Bu nedenle size, bugün pazar olmasa bile, hafif bir yazı.
Olay Çin’de geçiyor. Büyük bir kısmı Çin’de en azından ve tabi ki her başarı öyküsünde olduğu gibi bir kısmı da ABD’de. Kahramanın adı Li Yanhong. Bir işçi çocuğu. İşte bu önemli. Bunun mesajı, işçi çocukları, eğer siz de onun gibi davranırsanız onun gibi olabilirsiniz. -Bütün hafif yazıların karakteridir bu.- Pijamayla oturduğunuz koltukta kendinizi o hissedersiniz. Biliyorum, bir kaç kez başarısı az pazar günleri, hafif yazılarının konusu ve birçok kez de pazar yazısı okuru oldum. Her zaman ‘Bak ben de olabilirim belki, bir okuyayım’ demeniz gerekiyor.
10 yıl önce hiç parası yoktu şimdi 9.4 milyar Dolar’a Google’a alıcı oldu. Matematikten anlamayan biri de olsam, hemen bölüyorum. Her yıl yaklaşık 1 milyar Dolar gibi kazanmış olduğunu tespit ediyorum. Ortalama olarak tabi. Çünkü bazen yıl çok iyi geçmeyebilir 600 milyon Dolar kazanırsınız bir daha ki yıl biraz daha çaba gösterir 1.3 milyar Dolar kazanırsınız. Bilirsiniz canım, defalarca hayatta böyle şeyler yaşamışınızdır. Haber de bunun ne kadar bölümünün kredi filan olduğu yazmıyor ama en azından Bay Li Yanhong’a bu kredi tanınıyorsa bu para onun, diyebiliriz. En azından kredi kartıyla ödeme yapacaksa, minimum ödeme yapmak için çekebileceği başka kredi kartları vardır demektir.
Şimdi bütün hafif yazılarda olduğu gibi yazının bir başka önemli kısmına gelmekteyim; ‘Bu parayı nasıl kazandı?’ Öncelikle çalışkan bir öğrenciydi. Kendisine geleceğin mesleğini seçti. ‘Bilişim.’ İsmi bile çarpıcı. Bay Li Yanhong henüz bunu seçerken bile bilmiş. Sonra burs kazanıp Boston Üniversitesi’ne gitti. Orada kep giyip, mezun oldu. Muhtemel kepli fotoğrafını işçi anne, babasına gönderdi. Onlar da komşulara gösterdiler ve evin girildiğinde görülebilecek bir köşesine astılar. Buralara kadar milyonlarca olmasa bile en azından binlerce öğrencinin öyküsü benzeri. Hala sırrı vermedi haber. Sonra iki nokta da sırrı açıklıyor. İkisi de öyle çarpıcı ki hangisini sona bırakacağımı bilemiyorum. Birincisi ‘öğrenci olaylarından uzak durdu.’ Çin’deyken arkadaşları Tienenman meydanlarında gösterilerdeyken, o yoktu. Böylece ‘aman oğlum sen karışma anarşik olaylara’ ana baba sözünü dinledi. Böylece mahpus duvarlarından, yanık mahkum türkülerinden, meydanı basan tankların bombaları ve kurşunlarından yırttı. İkincisi diyor haber, ‘Disiplinli ve sonuç odaklı’ çalıştı. Özellikle bu ‘sonuç odaklı’ kısmına bittim ben. Hemen kendisiyle karşılaştırıyor insan. Ben ikisini de yapmadım. O nedenle bugün cebimde 9.4 milyar dolarım yok. Muhtemel bir çoğunuz da yapmadınız boşuna başka şeylerde kusur aramayın. En azından sonuç odaklı çalışmadınız. Ben bunun ne olduğu sonucuna bile varamadım.
Bir de haberin kenarından, değindiği bir konu var ‘komünist’ egemenlerin ilgisine mazhar olması. Google gibi bir arama motoru, bizim de olsun diye Bay Li Yanhong’u ABD’den getirtip, kurdurdular. Görünür kısmıyla bir kaç milyon dolar ve birde Çin arama motoru tekeli sundular genel anlamda. –sonuç odaklı demek bu ilişkiler mi acaba? Cemaate dahil olmak gibi.- Bununla kalmayıp Yoldaş Li Yanhong’un arama motoru Badiu bazı şeyleri arayamadı. Hükümetin sansürünü her zaman uyguladı. Kimler oraları aramışsa, rapor etti. –İşte bunlar kesin sonuç odaklı.- Bay Li Yanghong’a sorduklarında ise başarısının arkasında karısının olduğunu söylüyormuş. O teşvik etmese hala basit bir mühendis olarak kalırdım diyormuş ve uzun süre de gece-gündüz büroda yatmış. Muhtemelen fazla teşvikten kaçtı.
Zizek’den sermayeye ilişkin bir alıntıyla ve Venezüella’daki Çin ‘komünist’ yatırımı öyküsünü anlatacaktım. Yerim kalmadı. Haftaya artık. Çin’in bu ‘komünist devrimi’ bana göre değil zaten. ‘Ya senin devrimin nasıl bir şey’ diye soran olursa, pazar günü gibi derim. Yani bütün günler en fazla iki saat çalışacaksınız, sonra balık filan tutacaksınız, isterseniz resim yapıp, isterseniz kağıt oynayacaksınız,. Gece gündüz büroda filan yatmayacaksınız. Yani devrimde her gün pazar, yani devrimde her gün bayram.
Hafif yazı