Haftada 4 kadın Rosa’ya başvuruyor

Kadın Haberleri —

26 Ocak 2021 Salı - 17:12

  • Rosa Kadın Derneği yöneticisi Ruken Ergüneş, Amed’de haftada şiddet gören en az 4 kadının derneğe başvurduğunu belirterek, “Her başvuru hayati risk taşıyor. Kadınları hayatta tutacak mekanizmalar güçlendirilmelidir” dedi. 

 HABER MERKEZİ

Kadına yönelik şiddet karşısında cezasızlık politikaları, şiddetin boyunu artırıyor. Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması’nın 2020 anket sonuçlarına göre, Türkiye’de kadınların toplum içinde yaşadığı en büyük sorun, yüzde 66 ile ‘şiddet’ oldu. Kadın cinayetlerini ‘cins kırımı’ olarak ele alan kadınlar, uğradıkları şiddet karşısında seslerini yükseltmeye devam ediyor. 
 
Haftada 4 başvuru

Mezopotamya Ajansı’ndan Eylem Akdağ’a konuşan Rosa Kadın Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Ruken Ergüneş, Amed’de haftada şiddet gören en az 4 kadının derneğe başvurduğunu belirterek, kadınların şiddete maruz kaldığı her alanda çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. Ergüneş, kent genelinde derneklerine yılın ilk ayında haftada en az 4 kadının başvuruda bulunduğunu aktardı. 
Kadınların ekonomik, fiziksel, psikolojik ve dijital olmak üzere şiddetin her türlüsüne uğradıklarına dikkat çeken Ergüneş, “Şiddet gören kadınların çoğu genelde evli oldukları erkekler tarafından şiddet görüyor. Bununla beraber çalıştığı iş yerinde iş yeri sahibi veya iş yerinde çalışan erkekler tarafından şiddete maruz kalan kadınlar var. Dijital şiddete maruz kalan kadınlar daha çok genç kadınlar. Kent dışından gelen başvurular da alıyoruz. Acil tedbir kararının alınması gereken başvurular oldu. Çok ciddi can güvenliği taşıyan kadınlardan da başvuru aldık” dedi. 
 
Kadınların yanındayız

Gelen her başvurunun, ‘kadın kırımının’ yaşandığı bir süreçte hayati önem taşıdığı uyarısında bulunan Ergüneş, “Bize gelen kadınların çoğunu sığınma evine yönlendirdik. Aile içi şiddet gören kadınlara hukuki destek sağladık. Şiddet gören kadınlarla dayanışma içerisinde olduk. Velayetle ilgili sorun yaşayan, çocuklarıyla tehdit edilen kadınlar var. Kadının hangi alanda olursa olsun, maruz kaldığı şiddete karşı yanında oluyoruz” ifadelerini kullandı. 
 
Kadın mücadelesine saldırı

Kadına yönelik şiddetin artmasında, belediyelere ait kadın merkezlerinin kapatılması ve sığınakların işlevsiz hale getirmesinin de etkisine dikkat çeken Ergüneş, “Bunca sorun varken, üstüne bir de sivil toplum örgütlerine uygulanan şiddet eklendi. Kadınların ortak mücadele ettiği alanlara saldırı söz konusu. Bu kadar kadının katledildiği bir ortamda, tek tük kalan STÖ’lere saldırmak, kadın mücadelesine saldırmak anlamını taşıyor. Bu saldırılar kadın yaşamına kastetmektir” diye konuştu. 
 
İnadına mücadele

Kadınları hayatta tutacak mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Ergüneş, şunları söyledi: “Hangi alanı daraltırlarsa, o alanda her şeye inat dayanışma duygusuyla birbirimize verdiğimiz güçle yolumuza devam edeceğiz. Kadının şiddete maruz kaldığı her alan bizim çalışma alanımızdır. Bu anlamda cins kırımına, şiddete karşılık farkındalık yaratmak, bilinçlendirme çalışmaları yürütmeli, kadınlarla dayanışma sağlamalıyız.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.