Yerinden yönetim mekanizmasının öncül adımı olan mahalle meclislerinin tamamlanmak üzere olduğu Hakkari’nin Demokratik Özerklik projesinin yaşam bulacağı ilk yer olacağını belirten BDP İl Eşbaşkanı M. Miraz Çallı, artık meclislerin kendini savunabilir pozisyonda olacağını söyledi. 5 bin kadar esnaf ve sanatkar da projenin ekonomi ayağını oluşturacak. Hakkari Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı İrfan Sarı, bölge halkının örgütlü biçimde kendi üretimine geçmesi ile devletin güvenlik politikalarının da devre dışı kalabileceğine işaret etti.

Yerel seçimlere “Öz yönetimle özgür kimliğe” şiarıyla giren BDP, bunun pratiğini adım adım gerçekleştirmeye çalışıyor. Somut adımlarının Hakkari’de atıldığı projeye ilişkin konuşan BDP İl Eşbaşkanı Mustafa Miraz Çallı, sözlerinin ardında durabilmelerinin tek yolunun Demokratik Özerkliği inşa etmek olduğunu, halkın bunun için oy verdiğini ve kendilerinin de seçim çalışmalarını bunun üzeri kurduklarını hatırlattı. “Seçimlerde halkımıza verdiğimiz bir sözümüz vardı, Demokratik Özerkliğin inşası, verilen her oy bunun içindi” diyen Çallı, kendi partilerine oy veren herkesin talebi olan Demokratik Özerkliğin inşasının elzem olduğunu söyledi.

Meclisler yaygınlaşıyor

Çallı, “Demokratik Özerkliğimizin inşası için tüm kesimlerin içerisinde kendisine yer bulabileceği meclis çalışmalarımızı başlatmıştık, şimdi ise yavaş yavaş mahallelerimizde ilanlarını gerçekleştiriyoruz” dedi. Çallı, Rojava’da geliştirilen modelin kendileri için yaşamsal bir örnek oluşturduğunu kaydetti.

Artık savunmasız değil
2011 yılından bu yana ilanı yapılan, fakat Hakkari’de yeni yeni oluşturulan meclisler hakkında konuşan Çallı, “Oluşturmaya çalıştığımız meclislerimiz elbette vardı fakat siyasi soykırım operasyonları nedeniyle inşa çalışmaları kimi zaman durma noktasına gelmiş kimi zaman ise durmuştu” dedi. Meclislerin savunmasız olduğunu anımsatan Çallı, artık kendini savunabilir pozisyonda olacağını kaydetti.

Hakkari hep uzaktı

Hakkari’nin fiziksel ve tarihsel olarak merkezi yönetimlere olan uzaklığı üzerinde de duran Çallı, şunları söyledi: “Meclis çalışmalarımızın gerçek anlamda kendi kaderini tayine doğru ilerlediğini ve ilerlemeye müsait olduğunu göstermek niyetindeyiz. Demokratik Özerkliğin ilk adımlarını elbette Şêx Ubeydullah Nehri’nin torunları kendi meclislerini kurarak mahallesinde, kentinde, köyünde sorunlarını kendi çözebilecek kapasiteye sahip olduğunu göstererek atacaktır. Tarih de bunun böyle olduğunu bize göstermektedir, Colemêrg’in özü buna uygundur.”

Merkezi atamaya ret

Dünya örneklerine de dikkat çekerek öz yönetimlerin gerekliliğine işaret eden Çallı, “Merkezden atanan bir valinin halkın kaderiyle ilgili tüm sorunları, meseleleri çözme yetkisine sahip olduğunu kabul etmiyoruz artık. Dünya böyle yönetilmiyor, Kürt halkı böyle yönetilmek istemiyor” dedi.

Eşbaşkanlık, kent konseyi, meclisler

Diyalog sürecinde merkezi hükümetin yerel yönetimlerin elini güçlendirecek pratik adımları atması gerektiğini belirten Çallı, halkın kendi kendini yöneteceğini kaydetti. “İnşa çalışmalarımızı yaparken tüm yetkileri bir kişide merkezileştiren piramit yönetim şeklini alaşağı etme çabasındayız. Meclis çalışmalarıyla yetkiyi tabana yayacak bir modeli yerleştiriyoruz, halk kendisi bu çalışmaları sahipleniyor” diyen Çallı, önlerini açacak uygulamalardan eşbaşkanlık sistemine, kent konseylerine vurgu yaparak, belediye eşbaşkanlarından, kurum temsilcilerine değin herkesin kent konseylerinde söyleyebilecek sözü olduğuna işaret etti.

Aşiretçiliğin sapması

Toplumsal yaşamda kendisini hissettiren bir olgu olarak “aşiretçiliğe” de değinen Çallı, aşiretçiliğin toplumsal özünden boşaltıldığı için karşılarına olumsuz bir şekilde çıkarıldığını ve bunu özüne kavuşturacaklarına inandıklarını aktardı. “Devletin sürekli kaşıdığı, kullandığı, koruculuk sistemiyle palazladığı aşiretçilik sisteminin bir yerde artık aşılması gerekmektedir” diyen Çallı, federasyon, konfederasyon olarak geçmişte yaşam bulmuş aşiret sisteminin Kürt halkının kendi öz dokusunun bozulmaması için hizmetlerde de bulunduğunu hatırlatırken, günümüzde ise yaşatılan tahribatlar nedeniyle bu halin negatif ilerlediğini ve buna “dur” diyeceklerini vurguladı. Çallı, “Meclis çatılarımızda demokratik ulus paradigmasının yaşam bulmasıyla aşiretsel sorunların da çözüm bulacağına inanıyoruz. Sorunlar aşiretlerin belli saiklerle aldıkları kararlar ile değil, tüm yurttaşların kararları şeklinde olacak” diye konuştu.

Hakkari kimliğinde kalacak

Demokratik Özerklik inşa çalışmalarının kentleri kimliğine ve özüne kavuşturma projesi olduğunu savunan Çallı, “Proje Hakkari’nin öz kimliğine kavuşma projesidir. Doğu Karadeniz’de olduğu gibi hemen hemen Colemêrg’de de coğrafya isimleri en çok değiştirilen illerdendir. Kürdistan’daki çoğu yerin elbette ismi değiştiriliyor. Gerçek isimlerini Arapça, Ermenice, Süryanice’den alan yerler, meclis çatıları altında öz kimlik ve isimlerine kavuşacak, bunları talep eden ise meclisler olacak, valilikler başta olmak üzere kurumlara değiştirilme çalışmalarının hızlandırılması için baskılar yapılacak” dedi.

Esnaf ve sanatkar da yer alacak

Demokratik özerkliğin inşa sürecinin hızla yürütüldüğü Hakkari ve ilçelerinde, 5 bin kadar esnaf ve sanatkar da projenin ekonomi ayağını oluşturacak. Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı İrfan Sarı, Demokratik Özerklik için üzerlerine düşeni yapacaklarını söyledi. Sistemin kuruluşuna öncülük etmenin önemine işaret eden Sarı, yerelde ekonomiyle ilgilenen örgütlerinin halkın alım gücünün yükseltilebilmesi, bağımsız bir ekonomi oluşturabilmesi için önemli rol oynayacağını kaydetti.

Kooperatifçilikle üretime

İnşa sürecinin en güçlü ayağının ekonomi olduğunun altını çizen Sarı, “Mesela Gever için 63 köyün her biri için kooperatif ya da şirket kurularak, üretime geçilebilmesi imkanı var. Bu vesileyle köylerden şehirlere doğru başlatılan bir bağımsız ekonomi mümkün olabilecektir. Örneğin, bir köyde ceviz üretimi yapılabilir, bu ceviz üretiminin hem içi hem de kabuğu ile bir yan sanayi oluşturulabilecektir. Yine bir köyün elma üretimi dersek; elmanın kendi kabuğunun ham olarak tüketilmesi yine buna bağlı olarak meyve suyunun; reçelinin olması bunun yan sanayisinin gelişmesi ve doğal olarak da üreticisinin güçlenmesi ekonomik olarak güçlenmesi tabana doğru bir yayılma, ekonomik olarak bir yayılmanın sağlanabilmesi mümkün olabilir. Böyle bir çalışmanın içine yine yüzde 80’i tüketici konumunda olan Kürt ailelerinin tamamının da üretime katılabilmesinin önü açılabilir” diye konuştu.

Güvenlik politikaları iflas eder

Ekonomik alana yön verebilmeleri halinde, devletle olan göbek bağının da kesileceğini ifade eden Sarı, ithalat ve ihracatın önünün açılması, ürünlerin dış pazara ihracının gündeme gelebileceğini kaydetti. Yerelden, siyasi, ekonomik, eğitim, sağlık alanlarında kendini yönetebilmenin mümkün olduğunun altını çizen Sarı, buna dönük altyapının hazırlanmasının önemine değindi. Kendi üretiminin oluşturulmasının devletin güvenlik politikalarını da devre dışı bırakacağına işaret eden Sarı, “Eğitim, siyasi, sağlık politikalarınızı örnekleyebilirseniz bunu hayata akıtabilir, hayatla buluşturabilirseniz, bireye bu politikalar içindeki rolünü verebilirseniz ve birey oradaki rolünü alabilirse, güvenlikçi politikalar burada iflas edecektir. Her ne kadar dayatmacı da olursa siz kendi içinizde özerkliğinizi ilan ettiğiniz zaman burada gösterecektir ki o söz konusu güvenlikçi politikalar, buradaki güvenlik dayatmaları bertaraf edilmiş olur” değerlendirmesinde bulundu.
Demokratik Özerkliğin model olarak Türkiye arenasında kabul görmesi ve iyi anlatılmasının önemine vurgu yapan Sarı, “Böylece insan haklarını içselleştirmiş, insan haklarına, bireye ve bireyin özgürlüğüne, üretime önem veren, bu model içinde kendisini bulmaya çalışacak ve kendi yerini almaya çalışacaktır. Doğal olarak da iflas etmiş ve kendi yerini terk etmiş olacaktır” diye kaydetti.

Meclisler tamamlanıyor

Hakkari’de bulunan tüm mahallelerde meclis inşa çalışmalarının start aldığını ve çoğunun örgütlenmelerini tamamladığını aktaran Çallı, geriye kalan mahallelerde de çalışmalarının sürdüğünü anlattı. Çallı, köylerde ise “köy komünleri” çalışmaları sürdürdüklerini de sözlerine ekledi.
Geçtiğimiz hafta içinde Biçer, Dağgöl, Sümbül ve Bağlar mahallelerinde de mahalle meclisleri kuruldu. Sümbül Mahallesi’nde Sürme Hanım Kadın Parkı’nda yapılan meclisin ilanı törenine, Belediye Eşbaşkanları Dilek Hatipoğlu ve Nurullah Çiftçi de katıldı. Mahalle meclisi eşbaşkanlığına seçilen Nadide Karaca, “Artık kendi kaderimizi kendimiz tayin edeceğiz. Merkezi yönetim anlayışını da eleştiriyoruz. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana tek partili sistemin kalıntıları devlet yönetimine hakim olmuş. Ülkenin tümünün tek bir merkezden, Ankara’da hatta bir koltukta yönetildiği bu sistem sorun üretmekten başka bir işe yaramamıştır” dedi.

Gever’de de başladı

Hakkari’nin Gever (Yüksekova) İlçesi’nde ilk mahalle meclisleri kuruldu. Güngör ve Cumhuriyet mahallerinde kurulan meclislerin ilk toplantıları da Yüksekova Belediyesi Eşbaşkanı Ruken Yetişkin ve Kent Meclisi Sözcüsü Mehmet Çapraz’ın da katılımı ile yapıldı. Güngör Mahallesi’nin Mahalle Meclisi Toplantısı, Avşin Kültür Parkı’nda yapıldı. Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına durulan saygı duruşunun ardından Meclis Divanı üyesi Şerafettin Dede, mahalle meclislerini sahiplenmek gerektiğini söyledi. Dede, “Gelinen süreçte siyaseti AKP’nin tekeline bırakamayız. Sayın Öcalan’ın elini güçlendirmemiz için ve AKP’nin tekelci siyasetini kırmak için mahalle meclisleri çok büyük önem arz etmektedir. Kürtlerin haklarını ancak Kürtler elde edebilir” dedi.
Dede’nin konuşması ardından mahalle meclisinin eşbaşkanları ve komisyonlar seçildi. Yapılan oylama sonucu Sevda Buldan ve Nurettin Çelik, meclisin eşbaşkanlığına seçildi.
Cumhuriyet Mahallesi’nin ardından Esentepe ve Esenyurt mahallelerinde de meclisler kuruldu. Esentepe ve Esenyurt mahalle meclisleri eşbaşkan ve yönetimlerini belirledi. Daha sonra hukuk, ekonomi, kadın, gençlik ve ihtiyar heyeti komisyonları seçildi.
Yüksekova Kent Meclisi Sözcüsü Mehmet Çapraz, “Mahalle meclisleri ile halk ve idare arasında köprü olacaksınız. Halkın ihtiyaçları, halkın gereksinimlerinde duyarlı olacak, kurumlarla ilişki kurularak gerekli hizmet sunulacaktır. Kürt halkı bugünlerde kendi iradesini ortaya koyarak, kendisini yeniden yapılandırarak, kendi kendini yönetmeyi hedeflemektedir” dedi.

Köy komünlerine tam gaz

Hakkari’nin köylerinde komünlerin henüz oluşturulmadığı köylere yönelik çalışmalar hızlandı. BDP Hakkari İl Örgütü, 30 Mart yerel seçimlerin ardından seçilen İl Genel Meclis üyeleri ile birlikte köy ziyaretlerini sürdürüyor. Ziyaretlere BDP Hakkari İl Eşbaşkanı, Hakkari Belediye Eşbaşkanı, İl Genel Meclis Başkanı ve İl Genel Meclis üyeleri ile MEYADER Şube Başkanı katılıyor. Son olarak Hakkari’ye bağlı Dize (Üzümcü) köyünde yapılan ziyaret sırasında yurttaşlarla köy meydanında toplantı yapıldı.  BDP İl Eşbaşkanı M. Miraz Çallı, köy köy gezerek ihtiyaçlarını ve yurttaşların kendilerinden beklentilerini dinlemek istedikleri için ziyaretleri gerçekleştirdiklerini söyledi. Çallı, kent merkezinde sürdürdükleri meclis çalışmalarına ilişkin bilgilendirmelerde bulunduktan sonra “Eğer bizler kendi sistemimizi öremezsek saldırılar karşısında kendimizi savunabilecek bir pozisyonda olmayız. Kısa zamanda kendi kendimizi yönetebileceğimiz bir sisteme kavuşmamız gerekmekte, öngördüğümüz sistemi ise bizler birlikte oluşturabiliriz” dedi.
“Köylerimizde suyumuz mu yok, yolumuz mu yok? Bunların gelmesini Ankara’dan beklemeyeceğiz, kendi sistemimizi, kent konseylerimizi, köy komünlerimizi kurarak belli merkezlere göbekten bağlı olmaktan kurtulacağız” ifadelerini kullanan Çallı, halkın köy komünleri etrafında bir araya gelmesi noktasında çağrıda bulundu.
İl Genel Meclis Başkanı Lokman Özdemir de, meclis bünyesinde gerçekleştirmeye çalıştıkları projelere ilişkin bilgiler verdi. Üzümcü sakinleri adına konuşan muhtar Sadi Er, köyün fiziki eksikliklerini anlatarak, acil olarak alt yapı sorunlarının çözümlenmesi gerektiğini söyledi.



NİLGÜN YILDIZ/SAMİ YILMAZ/DİHA/HAKKARİ