Türk devletinin hala tek millet, tek vatan, tek devlet, tek bayrak zihniyeti ve politikasıyla Kürtler üzerinde yürütülen yüzyıllık kültürel soykırımcı politikaları sonuca ulaştırmak istediğini belirten KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kürdistan halkı Kürt’ü, Arap’ı, Azeri’si, Türkmen’i, Terekeme’si, Süryani’si, Alevi’si, Şii’siyle yüzde 80 HDP’ye oy vermesine rağmen bu halkın iradesi dikkate alınmamaktadır” dedi.

Kürdistan’ın merkezden alınan kararlar ve atanmış vali/kaymakamlarla yönetilerek halkın aleyhine her türlü karar alınıp uygulandığını; güvenlikli bölgeler adı altında köylülerin yaylalarına, ormanlarına, bağlarına ve bahçelerine gidişin yasaklandığını hatırlatan Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, bugün tüm il ve ilçelerde devlet terörü estirdiğini söyledi.

Kürdistan halkının artık böyle despot, keyfi, merkeziyetçi, otoriter bir devlet yönetimi ile yönetilmek istemediğini; nitekim birçok yerde evler bizim, sokak bizim, mahalle bizim, şehir bizim denilerek kendi kendini yönetme adımı atıldığını ifade eden Eşbaşkanlık, “Türk devleti, halkın yerelden geliştirdiği bu yerel demokrasiye tahammül etmemekte ve saldırmaktadır. Bugün Kürdistan’ın birçok yerinde halk güçleriyle devlet arasındaki çatışmalar böyle ortaya çıkmaktadır. Devlet, yerel demokrasiyle halkın kendi kendini yönetmesine, yani özyönetimine saldırmakta, Kürdistan halkı da bu saldırıya karşı öz savunmayla direnmektedir” dedi.

Cizre, Silopi, Nusaybin ya da başka yerlerde Türk devletinin halka saldırarak birçok insanı öldürmesinin böyle bir demokratik kurumlaşmayı ortadan kaldırmak amaçlı gerçekleştiğini ifade eden Eşbaşkanlık, şöyle devam etti: “Silopi, Cizre, Nusaybin ve Şırnak Halk Meclisleri, bundan sonra devlet kurumlarını tanımayacaklarını ve onlarla hiçbir işlerinin olmadığını, kendi işlerini kendilerinin yapacağını; kendi özyönetimlerini kuracaklarını ilan etmişlerdir. Özyönetimlerine saldırıldığı takdirde meşru öz savunma haklarını kullanacaklarını açıklamışlardır. Kürdistan halkı için başka bir seçenek kalmadığından Halk Meclislerinin özyönetim ilanlarını haklı buluyor ve destekliyoruz. Tüm demokrasi güçlerini ve demokrasi ihtiyacı olan tüm toplulukları da halklarımızın bu iradesini anlamaya ve desteklemeye çağırıyoruz.”


BEHDİNAN