
1980’deki askeri darbeyle Kürt dili üzerinde estirilen baskı ve yasaklamalar, birçok Kürt sanatçıyı memleketinden çıkmak zorunda bıraktı. Sürgünde yaşam, Kürt sanatçılar için yıllarca sürdü. Büyüdükleri topraklardan uzak kalan sanatçılar, sesleri ve şarkılarıyla topraklarına, sevenlerine ulaşmayı başardı. Bu sanatçılardan biri de, “Agir Ketiye Dilê Min” ve “Diyarbekir Mala Min e” şarkılarıyla tanınan ve halk arasında Beytocan olarak bilinen Kürt sanatçı Beytullah Güneri. Beytocan, 23 yıl aradan sonra memleketine dönerek yıllarca çektiği hasrete son verdi. Memleketinden uzaklaşmak zorunda kaldığı dönemlere ilişkin acısını, “Agir ketiye dilê min (Ateş düştü yüreğime)” şarkısıyla dile getiren Beytocan, geçtiğimiz günlerde Amed’e geldi.
‘23 yıl boyunca cezaevindeydim’
23 yıl aradan sonra halkına borcunu ödemek için Kürdistan’a döndüğünü dile getiren Beytocan, kendi dilinde şarkılar söylediği için memleketinden uzaklaşmak zorunda kaldığını belirterek, gidişini, “Bir ağaç kökünden koparılarak başka bir yerde ekildiğinde zor yeşerir” sözleriyle ifade etti. Memleketinden uzak olmaktan duyduğu hasret ve yaşadığı acıdan dolayı Avrupa’da yaşayamadığını söyleyen Beytocan, “Avrupa’dayken açık bir cezaevinde yaşar gibiydim. 23 yıl boyunca cezaevindeydim. Bu cezaevi bir gün için dahi olsa bana güzel gelmedi. Rahat bir şekilde yaşamama yetmiyordu. Memleketime döndüğüm için çok sevinçliyim. Memleket aşkım beni halen titretiyor. Bu duygu anlatılmaz. Halen sevinçten ve bu duygularımı tarif edemiyorum. Özgürce istediği yere uçan bir kuş gibiyim. Kürdistansız yaşayamam. Halen yıllarca hasretini çektiğim memleketim Kürdistan’a kavuştuğuma inanamıyorum” diye konuştu.
‘Hiçbir zaman unutmadık’
Geldiğinde Amed’in mücadeleci ruhundan hiçbir şey kaybetmediğini gördüğünü dile getiren Beytocan, halen sürgünde ve memleket hasreti çeken arkadaşlarının da kendisinin çektiği acılardan farksız olduğunu belirterek, “Her ne kadar oralarda kimse aç kalmasa ve zulüm görmese de oranın sistemi seni avucuna almaya çalışıyor. Biz de direndik ve sistemin avucuna düşmeyerek memleketimize duyduğumuz hasreti ve aşkı hiçbir zaman unutmadık. Çünkü kendi memleketini unutan ve ülkesiz kalanlar aynı zamanda kendi şahsiyetlerini de kaybetmeye mahkumdurlar” dedi.
Öcalan’a özgürlük çağrısı
Kürt sorunun çözümüne ilişkin başlatılan diyalog sürecinden dolayı Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a teşekkür eden Beytocan, “Kimsenin ölmesini istemiyoruz. Ben ölümlere karşıyım. Kürt sorununda başlatılan diyalog sürecinin yaratmış olduğu rahatlıktan dolayı memleketim olan Kürdistan’a gelebildim. Kürtlük bilincini bugüne kadar taşıyanlara da teşekkür ederim” dedi. Diyalog süreciyle bağlantılı olarak Öcalan’ın özgürlüğünü isteyen Beytocan, “Aklı dışarda olan birinin bedenini cezaevinde tutsak etsen ne yazar. Bu büyük bir ayıp ve bu ayıptan acilen geri dönülmesi gerekir. Zaten onun aklı dışarda ve özgür. Onun bedenini bir yerde nasıl tutsak edebilirsiniz?” diye sordu.
‘Halkıma borçluyum’
Bundan sonra memleketinde halkına hizmet edeceğini belirten Beytocan, “Ben halkıma borçluyum ve borcumu ödeyeceğim. Ne zaman borcum biter, o zaman gönlüm de rahat edecektir. Kürdistan’da halkımla beraber olmak ve beraber zaman geçirmek istiyorum. Halkım tarafından bana ne görev verilirse halkımın hizmetinde olacağım” diye konuştu.
DİHA/AMED