Erdoğan, şimdiki OHAL’in, geçmiş OHAL’e göre “iyi” olduğunu savundu. HDP’ye göre ise şimdiki OHAL geçmiş OHAL’e rahmet okuttu.

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hindistan dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtlarken, sözü Olağanüstü Hal’e (OHAL) getirdi. Erdoğan, daha önceki OHAL’in kötü, şimdiki OHAL’in ise “farklı ve huzuru sağlamaya yönelik” olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulunmuştu: “Türkiye’deki OHAL ne yaptı? Sermayeden bir şey mi götürdü, insanların işleri mi etkilendi? 2002’de iktidara geldiğimizde de OHAL vardı, ama o farklıydı. İnsanlar bizden onu kaldırmamızı istemişlerdi. Nitekim biz de kaldırdık OHAL’i. Bizde şu anki OHAL, 2002’dekinin aksine huzur ortamını sağlamaya yönelik bir karardır. Terörle mücadele konusunda işimizi kolaylaştırıyor.” 

Erdoğan’ın “Bizim OHAL daha iyi” açıklaması üzerinden gözler 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen OHAL’e ve sonuçlarına çevrildi. 1987-2002 yılları arasında 15 yıl kesintisiz bir şekilde Kürt illerinde süren OHAL döneminde yaşanan hak ihlalleri halkı canından bezdirdi. 

‘İyi OHAL’in bilançosu

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İnsanları işinden mi etti?” dediği 20 Temmuz’dan bu yana süren OHAL’in bilançosu ise daha da ağır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 10 Ocak tarihinde açıkladığı verilere göre;

* 135 bin kişi ihraç edildi ve bu sayı şu ana kadar 150 bini aştı; 

* 60 bin kişi tutuklandı, 

* 130 bin kişi hakkında adli işlem yapıldı. 

* 150’den fazla basın kurumu kapatıldı, 

* 168 gazeteci cezaevinde. 

* HDP Eşbaşkanları, milletvekilleri, siyasetçiler, belediye eşbaşkanlarının da aralarında bulunduğu tutuklu ve hükümlü sayısı 210 bini geçti. 

* DBP’li belediyelerin neredeyse tamamına kayyum yoluyla el konularak merkezi yönetime devredildi. 

15 yıla rahmet okuttu

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın OHAL konusundaki açıklamasını değerlendiren ve “OHAL’ler arasında iyilik kıyaslaması yapmanın utanç verici” olduğunu belirten HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, iki kötünün kıyaslanmayacağını belirterek, “Ama kesinlikle şimdiki OHAL, 1987-2002 yılları arasındaki OHAL’e rahmet okutan bir OHAL’dir. İnsanlar işinden aşından oldu, açlıkla terbiye ediliyor. Bugün Sur’da, Yüksekova’da ve Cizre’de kamulaştırmalarla insanların malına el konuluyor. Kar lastikleri ile ilgili bile kararname çıkarıyorlar” diye konuştu. 

AKP milis gücü oluşturuyor

Yıldırım, OHAL ve KHK ile alınmak istenen bekçilere de dikkat çekerek, bunların AKP’ye bağlı “milis yapılanması” olduğunu söyledi. Yıldırım, “7 bin bekçi alınıyor kararnamelerle. Bunlar bize göre AK milislerdir. Bu 7 bin kişinin alımının sınavı yok, kriteri yok. 7 bin kişinin alımıyla ilgili liyakat ölçüsü yok. Mahalleyi tanıyan ve ilgili yerlere bilgi verecek kişiler deniliyor… Bu muhbirler kimdir? Bunlar parti korucusu ve ajanlarıdır. OHAL adı altında AKP kendi ordusunu yaratıyor” dedi. 

Fransa ile kıyaslanamaz

Yıldırım, Erdoğan’ın Türkiye’deki OHAL’i Fransa ile kıyaslamasını da eleştirerek, şunları ekledi: “Hiç öyle siyasi değerlendirme yapmayalım, sıradan bir gözle bakalım. Fransa’daki OHAL’den kaynaklı uluslararası kurumların raporlarına konu bir ihlal yok. Ama Türkiye ile ilgili AGİT raporları ortada, BM raporları ortada, AB raporları var, hiçbirinde Fransa’ya yönelik ihlal tespiti yok. Fransa ile Türkiye’deki OHAL arasında bir bağlantı kurulamaz, kıyaslama yapılamaz.” 


ANKARA